Annesini savaşta kaybeden Iraklı bir çocuğun zemine çizdiği o resim hayallerimden hiç gitmiyor. Küçük kız zemine çizdiği annenin kucağına yatarak kendini güvende hissediyor. Bu resim, annenin çocuğun yaşamındaki hayati önemi özetliyor. Çevrenizde “her şeye sahibim ama anneden mahrum büyüdüm bu boşluğu hiçbir şeyle dolduramıyorum” diyen erişkin insanlar görürsünüz. Kırklı yaşlara gelmiş bir kişinin anne arayışını sanırım hiç birimiz yadırgamayız. Zira anne kavramı hepimizde aynı çağırışımı yapan bir kavramdır. Sevgi ve şefkat. Hemen hepimiz sevgi ihtiyacımızın yüzde seksenini anneden karşılarız. O yüzden yaşı ya da bulunduğu konum ne olursa olsun bir kişinin anne arayışını anlamakta güçlük çekmeyiz. Bir hanım, “sorunlarımla başa çıkamıyorum ama annemle konuştuğumda her şey bitiyor, bana güven veriyor” demişti. Sevgi ve güven deyince hepimizin aklına annelerimiz gelir. Anneleri yaşantımızda anlamlı kılan en temel etken ise karşılıksız sevmeleridir Öyle değil mi Eğer bu kadar sevmeselerdi katlanırlar mıydı yaramazlıklarımıza Affederler miydi hatalarımızı Örterler miydi kusurlarımızı Beklerler miydi başımızda geceler boyunca Kendilerini feda ederler miydi bize Hayatlarını harcarlar mıydı bizim için Ağladığımızda ağlayıp neşelendiğimizde neşelenirler miydi Eğer bu kadar sevmeselerdi her duada yer verirler miydi bize İyiliklerimizi takdir edip, hatalarımızı örterler miydi Eğer bu kadar sevmeselerdi, sevgide bu kadar cömert olabilirler miydi Anne ile çocuk arasında gizil bir dil vardır. Anne bu gizil dili çocuğu daha bebekken çözer ve onunla arasında özel bir bağ geliştirir. Bu bağı dinamik tutan şey yine annenin sevgisidir. Anne bebeğine verdikçe sevgisi daha da artar. Anne ile çocuk arasında gelişen sevgi bütün aileyi kuşatır ve bu ortamda halledilmeyecek bir sorun kalmaz. Anneler çocukları için göğsümde uyuttum derler. Ananın göğsü çocuk için çok önemlidir. Zira sevginin kabı kalp buradadır, sevgi burada üretilmektedir. Iraklı çocuğun çizdiği resim beni bu yönden de çok etkiledi. Anneye hasret kalan çocuk çizdiği anne resminin göğsüne yatarak kendini güvende hissediyor. Bu tabili gerçek annenin yerini hiçbir zaman tutmayacaktır. Fakat bu ne savaşı tezgâhlayan zihniyetlerin ne de savaşa göz yumanların umurunda değil. Oysa bir anneyi çocuktan ayırmak ona yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ve bir asırdır nice çocuklar yetim nice analar evlatsız kalmıştır. Ama kimsenin kılını dahi kıpırdattığı yok.