Ana kucağı Beyrut

Abone Ol

Yoğun ve sıkıcı geçen seçim atmosferine biraz ara verip, gezi notlarımıza bir göz atalım. Bu kez durağımız komşu ülke Lübnan.

Ortadoğu’nun incisi Lübnan’ın başkenti Beyrut’u atmosferi gibi sisli havasından gönül dolusu selamla başlayalım.

***

İstanbul’dan bir buçuk saatlik uçuşla ulaşılan Beyrut’a THY uçak seferlerini hayli artırmış.

Birkaç saatle aralıklarla peş peşe İstanbul’dan uçak kalkıyor.

Bu Lübnan’la ilişkilerimizin çok geliştiği, sıkı fıkı olduğu, ticaret ya da turizmimizi artırdığımız anlamına gelmiyor.

Suriye’de yaşanan savaş nedeniyle, batılı havayollarının “güvenlik” pardon, “doluluk” oranını gerekçe göstererek uçuşları askıya almasından doğan bir durum.

Şu anda kelimenin tam anlamıyla Suriye’den kaçış ve ülkeyi tahliye süreci yaşanıyor.

Bu durumda Beşşar Eset taraftarları rejimin kontrolündeki noktalardan;  muhalifler ise, Özgür Suriye Ordusunun kontrolündeki yerleşim yerlerinde bulabildiği herhangi bir noktadan ülkeden kaçıyor.

Kısa bir süre öncesine kadar, Şam’la Beyrut arasında otostop çekerek ulaşılabilen, Suriye’yi Lübnan’a bağlayan Masnaa sınır kapısı, Suriye rejiminin kontrolünde olsa bile, başkent Beyrut; kendisine ulaşabilen herkese kucak açıyor.

Amman ve Hatay gibi Beyrut da, böyle bir sığınma yeri olma süreci yaşıyor.

Ayrıca Suriye hükümetinin dış dünyaya en kolay ulaşım yerinin Beyrut olması ve küresel siyasi, sosyal ve ekonomik aktörlerin geçiş güzergâhı oluşu gibi nedenler dolayısıyla çok işlevli aktif bir aktarma istasyonu.

Uçuş seferlerinde çoğunlukla gidişlerin boş, dönüşlerin dolu olduğu da göze çarpıyor.

***

Bir tarafı ormanla ve dağ, diğer tarafı da masmavi deniz olan Beyrut’ta insan olarak da, mimari yapı tarzı olarak da her çeşit tipleme görmek mümkün.

Dünyanın en karma ve kozmopolit ülkelerinden biri olarak Lübnan’ı zıtlıklar ülkesi şeklinde tanımlamak mümkün. Her an her şeyi en karşıtıyla görebilirsiniz.

Caddelerde kendine özgü kıyafetleriyle her meşrep, mezhep, memleket, kültür ve dinden insan görmek mümkün.

Giyim kuşam özgürlüğü o kadar göze çarpıyor ki, tüm dinlerin din adamları kıyafetleriyle sokakta dolaşıyor.

Beyrut sokaklarında dolaşırken, her kesimden Lübnanlıların gönüllerine taht kuran ünlü şarkıcı Feyruz’un yanık sesli Beyrut şarkısı kulaklarınızda çınlıyor.

Şarkı 2006 yılındaki Filistin Lübnan savaşında zirveye oturmuştu. Bu gün de aynı popülaritesini koruyor.

Arap dünyasının çılgın eğlence merkezi olarak bilinen Beyrut, Ortadoğu’nun Paris’i olarak da adlandırılmakta.

Kültür, sanat, müzik, moda, estetik, restoran, cafe gibi cafcaflı kelimelerin sıkça karşınıza çıktığı Beyrut’ta, yabancı marka lüks otomobillerin değişik modelleri caddelerde bulunuyor.

Sosyal hayata ilişkin notlarımızı da haftaya Perşembeye aktaralım inşallah.