*Cahil bedevi toplumlar bir sıkıntı, felaket zulüm baskı gelince ağlarlar feryat ederler, ah vah derler… Sıkıntılar geçince her şeyi unuturlar sıcağı görmüş ekmek hamuru gibi yayılırlar yan gelip yatarlar. Gereken tedbirleri almazlar… Ne zamana kadar? Yeni bir felaket, kriz ve sıkıntı gelinceye kadar…

*İslam medenî bir dindir. İslami hizmetler ve faaliyetler bedevilerin eline geçince toplum sarsılır dinî uygulama geriler, sonunda büyük yıkım olur.

*Endülüs İslam devleti, yükseliş devrinde Avrupa’nın en medeni en ileri en üstün devletiydi.

*Cahillerin en kötüleri, kendilerini âlim ve kültürlü sananlardır.

*Antik çağın en büyük bilgesi, “Ben bir şey biliyorum, o da hiçbir şey bilmediğimdir” diyen Sokrates’tir.

*Şuna bakın: Zeyd ile Amr’ın kavgasını okuyor ve kendini âlim sanıyor.

*İlmiyle gurur ve kibre kapılan, böbürlenen, caka satan kişi gerçek ve büyük âlim değildir.

*Din ilimleri şahsi menfaate, zenginleşmeye, üne, alkışa, riyazete, dünyaya alet edilemez. Alet etmeyenler aziz olur, edenler zelil ve rezil olur.

*Sadece ilimle yetinilmez yanında yeterli miktarda irfan da lazımdır.

*Gerçek bir din âlimine en yakışmayan şey ilmiyle büyüklenmek ve böbürlenmektir.

*İmana İslam’a, Kur’an’a Sünnete Şeriata, Ümmete hizmet edecek gerçek din âlimleri gerçek fakihler gerçek meşayıh yetiştirmeyen bir İslam toplumu intihar etmiş olur.

*Usulüne göre verilmiş ve alınmış icazete sahip olmayanlar âlim fakih şeyh olamaz.

*Dıştan hizmet eder gibi görünerek din istismarı istihdamı sömürüsü yapanlar, gerçek hizmetkâr değildir.

*Din âlimliği ve müfessirlik icazeti olmayanlar Kur’an tercümesi, meali tefsiri yapamaz.

*Okuryazar bir Müslüman’a on ayrı Kur’an tefsiri, meali, tercümesi; onların yanında on bin hadîs tercümesi verseniz, bunları iki sene okusa iki rekât namaz kılmasını öğrenemez. Halk=avamm dinini ilmihal kitaplarından öğrenir.

*Oxford üniversitesinden mezun olmuş ama ilmihalini bilmiyor; o çok cahil bir Müslüman’dır.

*Müslüman olmayan bir insana yapılabilecek en büyük hizmet onun hidayetine (iman edip Müslüman olmasına) vesile olmaktır.

*Peygamber efendimiz (Salât ve selam olsun ona) şöyle buyurmuştur: “Birinin hidayetine vesile olman, senin için üzerine güneşin doğduğu ve battığı her şeye sahip olmaktan hayırlıdır.”

*İman etmiş bir Müslüman’a yapılacak büyük hizmet, inanç konusunda yanlışları varsa onları tashih etmek, sahih bir iman sahibi olmasına vesile olmaktır.

*Nakşiliğe, Kadiriliğe şu veya bu tarikata Nurculuğa hizmet edilmez; şu altı şeye hizmet edilir: İman, İslam, Kur’an, Sünnet, Şeriat, Ümmet.

*Müslümanlar tek bir ümmet olamazlarsa zillete, esarete, yenilgiye, ezilmeye, rezilliğe, rüsvaylığa mahkûmdurlar.

*Hadisi Şerif: “Cemaat (birlik) rahmettir, tefrika (parçalanmışlık bölünmüşlük) azaptır.”

*Bu devirde, dünya kültüründe Müslümanlar kâfirlerden ve münafıklardan üstün olmazlarsa çok korkunç sıkıntılar çekmeye mahkûm olurlar.

*Karşımızda biri Nakşi ötekisi Kadiri üçüncüsü Risale-i Nur talebesi, dördüncüsü Halveti, geriye kalanlar şu veya bu gruptan on Müslüman var. Bunların hangisi Allah katında üstündür. Bu soruya, “En takvalısı” cevabını veremezsek imtihanı kaybederiz.

*Dikkat et… Bir mümin için “o bizden değildir” deme, ille de bizden değildir diyeceksen bari “bizim tarikattan veya cemaatten değildir” de ki ayağın kaymasın.

*Bu zaman gülecek eğlenecek zaman değildir, çok ağlanacak çok üzülecek zamandır. Efendi!.. Sen kendini Hazret-i Ömer yahut Kanunî Süleyman zamanında mı sanıyorsun?

*Şeyhini uçuran birine: Şeyhin taş olsun da başına düşsün emi!

*Gururlu kibirli kendini beğenmiş ‘ucb batağına batmış ne oldum delisi türedi sonradan görmüş o herifin yanından, bir cüzzamlıdan veya vebalıdan kaçar gibi kaçınız.