Sağ gözümüzün sağ gözümüzden daha değerli olduğunu hiç aklımızdan geçirmedik.

Sol kulağımızın sağ kulağımızdan daha üstün olduğunu da hatırımızdan hayal etmedik.

Sağ ayak mı sol ayak mı tartışması yapmadık basın yoluyla.

Hâlbuki denemek için ekranlara çok sık çıkıp her konuda tartışan iki kadın ve iki erkek davet edilip, “Sağ ayak mı yoksa sol ayak mı daha değerlidir” diye deneme tartışması yaptırılsa, dört saat yetmez olur ve ellerindeki belgeleri de açıklayamadan yeni bir programda tartışma sözü vererek programı bitirebilirler.

Biz Müslümanlara, kadın veya erkek, kim olursa, nasıl olursa, nerede ve hangi ırktan olursa olsun Kur’an’ın tarif ettiği, Peygamberimizin anlattığı ve ashabının kabul ettiği şekilde Müslüman olanların en değerli olanının kim olduğunu Rabbimiz bildiriyor:

“Ey insanlar, biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Tanışasınız diye sizi milletler ve kabileler halinde kıldık. Şüphesiz Allah katında en değerli olanınız, takvada en ileri olanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır” (Hucurat Suresi, ayet: 49/13).

Takva da, Rabbimizin Kur’an’da bildirdiği kurallara Sevgili Peygamberimizi örnek alarak uymaktan ibarettir.

Rabbin bu kurallarını kim daha iyi yerine getirirse değerli olan da odur.

Kimsenin alnında bu “en takvalı adamdır” yazısı olmadığından biz, kimin en değerli olduğunu tartışmakla vakit geçirmeden yarışa devam edeceğiz.

Uzun koşularda koşuculardan bazıları kimin nasıl birinci olacağını tartışanlar yol alamazlar.

Rabbimiz, kadın erkek bütün Müslümanları bitiş noktası Rabbin rızası ve cennet olmak üzere bize bir koşunun emrini veriyor:

“Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği gök ile yer genişliği gibi olan, Allah’a ve peygamberlerine iman edenlere hazırlanan, cennete doğru yarış yapınız. Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bir lütufdur. Allah büyük lütuf sahibidir” (Hadid Suresi, ayet: 57/21, Al-i İmran Suresi, ayet 3/133).

Evlenen eşlerden biri yetmiş kilo altın, diğeri yetmiş kilo pırlanta değerinde gibi tartışmalar anlamsızdır.

Altın madenlerinin, elmas madenlerinin, liraların dolarların, euroların, ormanların denizlerin ve içindekilerin tamamının insan için yaratıldığını haber verir Rabbimiz:

“O Allah ki, yeryüzünde olanların tamamını sizin için yaratandır…” (Bakara Suresi, ayet: 2/29).

Erkeğin veya kadının zülfünün teli, terazinin bir kefesine konulsa, öbür kefesine de dünyanın tamamı konulsa zülfünün telinin karşılığı olamaz.