Şeker sektörünün can damarı olan, bulundukları bölgelerdeki ekonomiyi ayakta tutan, Anadolu’nun en kıymetli ekonomik varlıkları sayılan şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepkiler giderek büyüyor. Her geçen gün özelleştirmenin yanlışlığına dair yeni görüşler ve “vahim bilgiler” ortaya çıkmasına rağmen, siyasi iktidar inadını sürdürüyor. Türkiye, adeta bile isteye “şeker koması”na giriyor!

HALKTAN KAÇIRILIYOR MU!

Özelleştirme İdaresi, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde yol haritasını belirlemek için ciddi paralar vererek hazırlattığı “strateji raporlarını” kamuoyundan gizliyor. 2004’te 600 bin liraya hazırlattırılan strateji raporunda “varlık satışına” karşı çıkılarak “halk modelinin” önerilmesine rağmen, Özelleştirme İdaresi’nin bugün “varlık satışında” ısrar etmesi, “Şeker fabrikaları halktan mı kaçırılıyor?” sorusunu gündeme getirdi. Özelleştirme İdaresi 2016 yılında Ak Yatırım’a hazırlattığı “strateji raporunu” da kamuoyundan sır gibi saklıyor.

Şeker fabrikalarının bir an önce özelleştirme kapsamından çıkarılarak dünya örneklerinde olduğu gibi yeniden yapılandırılması gerekirken, ‘zarar ediyor’ gerekçesiyle satışa çıkarılması dikkat çekiyor. Yapılacak özelleştirmede fabrikaların özel sektör elinde üretimlerini devam ettiremeyeceği net bir şekilde ortada dururken, yanlış özelleştirme politikasında ısrar edilmesi “Şeker fabrikalarına kumpas mı kuruluyor?” iddialarını gündeme getirdi.

STRATEJİ RAPORUNDA KARŞI ÇIKILIYOR AMA…

Özelleştirme İdaresi, kamuya ait şeker fabrikalarını halktan kaçırıyor. Özelleştirme İdaresi, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde izlenecek yolu belirlemek için hazırlattığı ‘strateji raporlarını’ siyasilerden ve kamuoyundan saklıyor. Özelleştirme İdaresi’nin şeker fabrikalarının satışıyla ilgili yol haritasını belirlemek için para vererek hazırlattığı strateji raporlarını kamuoyundan ve siyasilerden kaçırması şeker fabrikalarına kumpas iddialarını kuvvetlendiriyor.

Oyak Yatırım Menkul Değerler AŞ, Rabo International Advisory Services BV ve ED&F MAN Sugar Limited şirketlerinin 2004 yılında Özelleştirme İdaresi ile imzaladıkları danışmanlık sözleşmesi çerçevesinde hazırladıkları “Strateji Raporu”nda, açıkça “varlık satışı” modeline karşı çıkılırken şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde dünya örneklerinde olduğu gibi “halk modeli” önerilmişti. Ancak Özelleştirme İdaresi, 2009 ve 2011 özelleştirmelerinde “varlık satışı önerilmemesine” rağmen şeker fabrikalarını bu modelle özelleştirmek istemişti.

SKANDAL RAPORU MİLLÎ GAZETE ORTAYA ÇIKARMIŞTI

Özelleştirme İdaresi’nin 2004 yılında 600 bin lira para vererek hazırlattığı strateji raporunu kendisinin dikkate almaması kamuoyunda büyük tepkiye neden olmuştu. Kamuoyundan ve siyasilerden gizlenen “Çok Gizli ve Özel” ibareli “Strateji Raporu”nu 2012 yılında Millî Gazete ortaya çıkarmıştı. Raporun ortaya çıkması Özelleştirme İdaresi’nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı niyetini de gözler önüne sermişti. Özelleştirme İdaresi, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için 2016 yılında yeni bir strateji raporu daha hazırlattı. 2016 yılında Ak Yatırım’a hazırlattırılan “strateji raporu” da 2004 yılında hazırlatırılan rapor gibi kamuoyundan saklanıyor.

HALK MODELİ DETAYLI BİR ŞEKİLDE ANLATILIYOR

2004 yılında Oyak Yatırım Menkul Değerler AŞ, Rabo International Advisory Services BV ve ED&F MAN Sugar Limited şirketlerinin ortaklaşa hazırladığı “strateji raporu”nda şeker fabrikalarının “halk modeli” olarak tabir edilen kooperatif seçeneğinde pancar üretiminin devamlılığının garanti altına alındığına dikkat çekiliyor. Bu konuda dünya uygulamalarından örnekler verilirken, “kooperatif modelinin” de nasıl kurulması gerektiği detaylı bir şekilde anlatılıyor. Türkiye’de mevcut kooperatif modelinin birçok eksikliği bulunurken, bu konuda kooperatif modelinin olması gereken şekli anlatılıyor.