Amerika?nın Gerçek Yüzü: Trump

Abone Ol

Kasım ayında Amerika da seçim var. Obama kendisinin

topal ördek olduğunu çoktan anladı. Amerika ile ilgili herkesin kabul ettiği

genel bir kanaat var. İki dönem Demokratlar, iki dönem Cumhuriyetçiler iş

başına gelir veya getirilir. Şimdi sıra Cumhuriyetçilerde. Öne çıkan isim ise

medya patronu ve gayrimenkul zengini bir işadamı; Donald Trump. Önseçimler

Trump ın çıkışlarıyla tamamen bir şova dönüşmüş durumda. Diplomasi, ekonomi,

iletişim, siyaset, üslup, dil kısacası her şey bir filin züccaciye dükkânına girmesi

gibi toz duman oldu.

Müslümanların ABD ye girişi geçici olarak engellenmeli

açıklaması bütün İslam dünyasında şimşekleri üzerine çekmeye yetti. Öylesine

söylemleri var ki, olayları sıradan bir şekilde yorumlayan insanlar bile bu

kadar da olmaz diyor. Ancak o içeriye verdiği mesajlarla seçmen nezdindeki

popülaritesini her geçen gün arttırmaya devam ediyor.

Trump Camiler takip altında tutulmalı diyor. Yani bir

anlamda camileri terör yuvaları olarak takdim ediyor. Ayrıştırıcı ve

ötekileştirici bir yaklaşımla nefret duygusu üzerinden oy devşirmek istiyor.

Korku zaten Amerikalıların hayatının merkezinde. İşte bu yüzden sorunu

kökünden çözmek için Trump a sıcak bakıyorlar. 11 Eylül le beraber pompalanan

İslamofobinin, Trump la zirve yaptığını özellikle bu seçim kampanyasında çok

daha rahat bir şekilde müşahede ediyoruz.

Trump Tutuklulara işkence yapılması gerektiğini

söylüyor. Guantanamo, Ebu Gureyb gibi merkezler daha aktif olarak kullanılmalı

diyor. Yani zaten olanı, yapılanı, gizleneni ifşa ediyor ve bunun resmi bir

çatı altına alınması gerektiğini savunuyor.

Hatırlayacağınız gibi 2014 yılında CIA nin işkence raporu

açıklanmış ve yer yerinden oynamıştı. Raporda CIA nin, cinsel tehditlerden

matkaplı işkenceye kadar birçok yöntemi kullandığı yazıyordu. Rapora ilk

tepkiyi verenlerden birisi Demokrat Obama ydı ve CIA nin ABD nin küresel

duruşuna zarar verdiğini söylüyordu. Yani kendisinin de sorumluluğu olduğu

halde, raporu sadece basit bir serzenişle geçiştiriyor ve imaj sorunu olarak

takdim ediyordu. Oysa Cumhuriyetçi Trump işkenceyi açık ve net bir şekilde

savunuyor. Yani olay şu; Demokratlar ameliyatlarında narkoz kullanıyor,

Cumhuriyetçiler ise buna ihtiyaç duymuyor. Her iki durumda da sonuç değişmiyor.

Trump Meksika sınırına duvar çekilmeli diyor.

Meksika dan ABD ye geçenlerin büyük oranda suçlular olduğunu iddia ediyor.

Ülkemize uyuşturucu sokuyorlar, suçu getiriyorlar... Onlar tecavüzcü diyerek

bir anlamda Berlin Duvarı nı andıran bir bariyer ile göçün engellenmesi

gerektiğini söylüyor. Amerikalıların zaviyesinden bakıldığında Meksikalılar

istismarcı. Ancak Meksikalılara sorarsanız hiç de öyle değil. ABD nin istihdam

için ihtiyaç duyduğu tarım, inşaat gibi alanlarda bizler kullanılıyoruz. Duvar

örülürse, ABD, Meksika ve Kanada arasındaki serbest ticaret anlaşmasından

dolayı ABD nin malları ülkemize rahatlıkla girecek ama ABD bize kapılarını

kapatmış olacak diyorlar. Yani bizi bu hale getiren zaten sizsiniz, şimdi

tamamen yok mu etmek istiyorsunuz demek istiyorlar.

Trump sadece Meksikalıların değil, 11 milyon kayıtsız

göçmenin de sınırdışı edilmesi gerektiğini söylüyor. Yani nereden bakarsanız

bakın, popülist, temelsiz bir söylemle kampanya yürütüyor ve karşılık buluyor.

Tek derdi algıları kontrol altına alıp, korkuları diri tutarak seçimden zaferle

çıkmak.

Trump IŞİD i iflahını kesene kadar bombalamak istiyor.

Yani bu şu demek oluyor; vekâlet verdikleri IŞİD bahanesiyle Ortadoğu nun

iflahı kesilecek ve BOP için son merhale tamamlanmış olacak. Dünyaya jandarma

olduktan sonra, ha Demokrat olmuşsun ha Cumhuriyetçi fark etmiyor. Trump

Amerika nın makyajsız yüzünü temsil ediyor. Ne diyelim, Trump la Amerika nın

renkli! dünyasına hoş geldiniz.