Amerika müslümanlara nasıl bakıyor?

Abone Ol

1700’lerin ortasında, köle edilerek Amerika’da çalışmaya zorlanan Müslüman topluluklar… Afrikalı Müslümanlar… Efendilerinin yanında hür ve şahsiyetli yaşadıkları halde, onların bu mutluluğundan habersiz beyazların dayattığı ırkçı yaklaşımlar…

Amerika’ya İslam, Afrikalı kölelerle geldi.

Bilalli Muhammed bir Gineli. l770’de, ucuz emek, keyfi yönetim sonucu, Amerika’ya taşınan Afrikalılardan… Lakin yüce Allah’ın takdiridir ki, o efendilere kul olmak yerine, Amerikalılara, özgürlüğün, hürriyetin Allah’a kullukta olduğunu haykırabilmeyi başarmış, bulunduğu muhitte cami açarak, insanları hidayete davet etmiş birisi…

Malcom X… Belki, tanınma ve bilme açısından en önde gelen Müslümanlardan… Onun mücadelesi, elbet ırkçılığa karşıydı… O bir Bilal idi. Derisinin farklı olmasından ötürü ayrımcılığa tabi tutulan, insanlık dışı uygulamalar gören milyonlarca insandan biri…

Siyah ve beyazların bindiği otobüslerin ayrı olduğunu düşünün bir… Ve sırf derisinin renginden ötürü insan görülmeyen milyonları aklınıza getirin…

Amerika hâlâ bu ayıpla hayata devam ederken, Müslümanlara nasıl bakıyor? diye düşündüğünüzde, önünüze önyargılarla örülü, kin ve nefretle donanmış bir yol çıkıyor.

Amerika aklı ve kafası Müslümanları dost görmüyor.

Kendi istikballeri ve güvenlikleri için… Kendi menfaatleri için Müslümanları… Daha doğrusu İslam’ı tehlikeli olarak isimlendirmiş çoktan.

Hele, mücadeleye çağıran… Her türlü sömürüyü, baskıyı, şiddeti ve esareti reddeden İslam’ın sedasını duymak dahi istemiyorlar.

Mücadele... Yani cihat sözünden irkiliyorlar.

Niye? Keyfi tutumlarının… Kabadayı duruşlarının ve sömürü düzenlerinin devam etmesini… Bu uğurda kimsenin önlerine çıkmasını, ses yükseltmemesini istemekteler.

İslam, özgürlüğü, hürriyeti, Allah’a kullukta ararken… Hiçbir insanın, başka bir insana kul olmasını, köle olmasını, körü körüne bağlanmasını... Sömürülmesini istemez.

Kim ki, insanı insanlığından çıkaracak hallere başvurur, İslam onu kerih ve kötü görür… Bu eylemi yasaklar.

Amerika, kötülüklerle, adaletsizliklerle mücadele eden Müslümanları hiç sevmedi, sevmez.

Feto’nun el bebek gül bebek orada tutulması, Amerika topraklarında keyif sürmesinin temel nedeni, reform edilmiş, mücadeleci ruhu çalınmış yeni bir İslam’ın icadıdır.

Bunca ülkede, bunca okulun Amerika eliyle inşası, elbet boşuna değildir… Amerika’nın reform edilmiş İslam projesi, 15 Temmuz’dan sonra daha bir görünür hale gelmiştir.

Peki, bunu ne zaman anladın diye bir soru sorduğunuzda, birkaç yıl diyebilirim.

İnsansınız… Ve iyi niyetle, iyi kalple olup bitene isim koyuyorsunuz… Bazen de, iyi insanlara bakarak, kötülükleri konduramıyorsunuz.

Bütün bunların ötesinde, Amerika’nın, Müslümanları, kendi geleceği için tehlike gördüğünü, Müslümanları dost olarak kabul etmeyeceğini herkesin bilmesi gerekiyor.

Müslüman ülkeleri zayıf düşürme planları… Reform adı altında, kimi ülkeleri yerle bir etmeleri… İstikrarsızlığa sürüklemeleri bu yüzdendir.

Güneşi hapseden bir çadır daha icat edilmedi… İslam bir nurdur ve bu nuru, Amerika da hapsedemeyecektir.

Korkunun ecele faydası var mı?