Amerika bizi yönetmiyor diyenlerin aklına şaşarım

Abone Ol

Türk siyasal tarihinin bu anlamda sabıkası büyük. Kim ne derse desin, Türkiye de olan darbelerin hemen hepsinin arkasında abede var. Hiçbir darbe masum değildir ama en masumu sayılan 11 Mart darbesi bile abede nin dahliyle olmuştur. Nihat Erim Cehepe milletvekili iken partiden istifa ediyor ve bir zaman sonra Başbakan olarak atanıyor. Nasıl mı 1971 tarihinin geriliminde yaşanan olaylara bakılırsa nasıl bir merkezden yönetildiğimiz anlaşılacak.

"2 Mart 1971

Dün gece ben de Amerikan Büyükelçiliği nden Drapen, Gren, Lincoln yemekte idiler. Benim başbakan olmam lazım geldiğini yarı şaka söylediler.

İnönü ye anlattım bunları.

İnönü, Rusların Boğazlar meselesini gene ortaya atmaları ihtimalinden bahsetti. "Amerikalılara karşı aleyhtarlık tezahürlerinden usanıp bizi bırakırlar diye korkuyorum" dedi. Ben de "Siz bunu partinize anlatın önce" dedim. "Sosyal Demokrat Eylem adlı bir dergi çıkarttırıyorlar, tam bağımsız olmak için Nato dan çıkalım diyorlar" dedim.

"10 Mart 1971

8 akşamı Amerika Büyükelçisi Handley e yemekte davetli idik. Saat 23.25 te 4 Amerikalı kaçırılmış askerin serbest bırakıldığını telefonla Amerikan kulübünden büyükelçiye haber verdiler. Millet Meclisi [Başkanı] Sabit Osman Avcı şerefine idi yemek. Ona dedim ki: "Haydi şimdi gidelim, elçi onlarla meşgul olsun" ve çıktık."

( )

Dün gece Kemal Satır ile Vehbi Koç bana geldiler. Koç ne olup bittiğini anlamak istiyor. "İstanbul da iş âlemi perişan, panik halinde herkes yarının nasıl olacağını merak peşinde."

"17 Mart 1971

Dün Sovyet Büyükelçiliği nde kokteyl vardı. Orada AP milletvekillerinden Mehmet Yardımcı ve Ertuğrul Akça bana, "Başbakanlık için iki aday varmış, biri sen, diğeri de Cihat Alpan Paşa dediler. Gene orada Şevket Süreyya Aydemir, CHP den istifa edersen en münasibi Nihat Erim dir dediğini söyledi."

18 Mart 1971

Cihat Alpan Paşa telefon etti. Görüşmek istedi. Onun köşküne gittim. Hükümet kurmak üzere görevlendirilecek isimler üzerinde durulduğunu, Cumhurbaşkanı nın kendisini benimle görüşmekle görevlendirdiğini, eğer kabul edersem, bağımsız olmak için CHP den çekilmemi de zaruri gördüklerini söyledi."1

Dönemin ve konunun yeterince aydınlanması için biraz fazla alıntı yapmak zorunda kaldık. Burada ortaya çıkan tablo oldukça belirgin. Nihat Erim, Amerikan büyük elçisinin kendisine olan teklifini şaka olarak niteliyor, fakat ilerleyen zaman içinde bu işin nasıl kotarıldığı görülüyor.

Türkiye de darbeler ve demokrasi böyle bir düzlemde yürüyor maalesef. Özellikle günümüzde Amerika nın eli iyice ceplerimizde, bizi öylesine çekip çeviriyor ki, ne olduğunun farkında olunmuyor gibi görünüyor.

Türkiye bu haliyle Abede nin bir eyaleti konumunda. Adamlar, Güneş harekatı sırasında kendileri istihbarat bilgilerini verdi, biz de ona göre tatbikat yaptık. İşin ilginç yanı harekat sonrasındaki tablo çok daha vahim. Abedeli gazetecilerin çektiği fotoğraflarla ne olup bittiğinin farkına varıyoruz. Üstelik, harekat sırasında abedeli gazeteciler orada.

Yukarıdaki tarihi bilgiler aslında bize çok şey anlatıyor, fakat bunu yığınlar anlamıyor, ya da anlamak istemiyor.

1 Günlükler, Nihat Erim, -1925-1979, II. Cilt, Yapı Kredi Yayınları, yayıma hazırlayan Ahmet Demirel, İstanbul 2004.