Aman dikkat!

Abone Ol

BU başlığı attığım için Brugge takımından korktuğumu

sananlar olabilir. Sporun hangi branşı olursa olsun, hiçbir zaman bir rakip

küçümsenemez, hiçbir zaman bir rakip çantada keklik görülemez. Hatta öylesine

ki, futbol tarihimizin son dönemlerinde artık öyle ağır farklı büyük firma galibiyetler

bile hemen hemen ortadan kalkmıştır. Arada bir olabilmektedir.

Bir kere buradan bakınca Brugge yi en azından bir Belçika

takımı olarak küçük görmek yanlış olur. Çünkü Belçika, son Dünya Kupası öncesi

sürpriz yapabilecek takımlar arasında gösterilmiş, hatta şampiyonluk için,

büyük olmasa da, bazı oranlarla favoriler arasına katılmıştır. Rakip, bu

ülkenin takımıdır.

Bir kupa oyununda ilk maçı deplasmanda 2-1 kaybetmek,

şayet kayıp düşünülmüşse en iyi sonuçtur. Çünkü rövanşta kendi sahanızda öyle

veya böyle bir gol atıp hiç yemeden maçı tamamlarsanız tur atlarsınız.

Bunları ayrı ayrı paragraflar halinde neden yazdım. Çünkü

Beşiktaş maçın stratejisini çizerken etap etap düşünmelidir. Eldeki kadroda

Atiba nın sakatlığı yukarıdaki faktörleri ele aldığınızda çok önemli olarak

durmaktadır. Serdar ın sakatlığında sağ arkada oynayacak oyuncu acaba

geldiğinden beri solda oynayan Opare mi olacaktır Yok, Motta iyiydi deyip

Opare sağ kanada mı yerleşecektir Ya da her türlü aksaklıkta joker görevi

yapan Necip için bölge papatya falı mı açılmaktadır. Atiba nın yeri de dâhil...

Ama hepsinin başında Biliç in, son lig maçındaki Pektepek-Demba Ba çift

santrfor uygulamasını tekrarlamasından açıkça korkmaktayım. Şayet Atiba

oynamazsa, Beşiktaş ın asla ve asla Veli-Necip (başka yerde oynamayacaksa) ve

Tolgay formülünden en azından oyunun başında vazgeçmemesi gerekmektedir.

Sosa nın yokluğu en başta büyük açık olarak gözükmektedir. Ancak ne var ki bu

oyuncunun Avrupa maçlarında bizim ligdeki kadar diri kalabildiğine şahit olan

var mıdır

Özetle Beşiktaş, dik durmalı ve macera peşinde

koşmamalıdır. Tabii atılmış tek golün ardına sığınmak gibi bir riske de

girilmez. Burada orta alanda görev alacak oyuncuların oyunu çok iyi kontrol

etmeleri ve önlerindeki hücum ekibine zamanında top ulaştırmaları da çok

önemlidir.

Arkadaşlar hep sorar; sence ideal tertip hangisidir

diye... İşte benim kadrom: Cenk- Opare, Franco, Ersan, Motta- Veli, Atiba

(Necip)- Tolgay- Gökhan, Demba Ba, Olcay...

Haydi Kartal! Tek sen kaldın, umarım sonuna kadar da

kalırsın!