BU başlığı attığım için Brugge takımından korktuğumu
sananlar olabilir. Sporun hangi branşı olursa olsun, hiçbir zaman bir rakip
küçümsenemez, hiçbir zaman bir rakip çantada keklik görülemez. Hatta öylesine
ki, futbol tarihimizin son dönemlerinde artık öyle ağır farklı büyük firma galibiyetler
bile hemen hemen ortadan kalkmıştır. Arada bir olabilmektedir.
Bir kere buradan bakınca Brugge yi en azından bir Belçika
takımı olarak küçük görmek yanlış olur. Çünkü Belçika, son Dünya Kupası öncesi
sürpriz yapabilecek takımlar arasında gösterilmiş, hatta şampiyonluk için,
büyük olmasa da, bazı oranlarla favoriler arasına katılmıştır. Rakip, bu
ülkenin takımıdır.
Bir kupa oyununda ilk maçı deplasmanda 2-1 kaybetmek,
şayet kayıp düşünülmüşse en iyi sonuçtur. Çünkü rövanşta kendi sahanızda öyle
veya böyle bir gol atıp hiç yemeden maçı tamamlarsanız tur atlarsınız.
Bunları ayrı ayrı paragraflar halinde neden yazdım. Çünkü
Beşiktaş maçın stratejisini çizerken etap etap düşünmelidir. Eldeki kadroda
Atiba nın sakatlığı yukarıdaki faktörleri ele aldığınızda çok önemli olarak
durmaktadır. Serdar ın sakatlığında sağ arkada oynayacak oyuncu acaba
geldiğinden beri solda oynayan Opare mi olacaktır Yok, Motta iyiydi deyip
Opare sağ kanada mı yerleşecektir Ya da her türlü aksaklıkta joker görevi
yapan Necip için bölge papatya falı mı açılmaktadır. Atiba nın yeri de dâhil...
Ama hepsinin başında Biliç in, son lig maçındaki Pektepek-Demba Ba çift
santrfor uygulamasını tekrarlamasından açıkça korkmaktayım. Şayet Atiba
oynamazsa, Beşiktaş ın asla ve asla Veli-Necip (başka yerde oynamayacaksa) ve
Tolgay formülünden en azından oyunun başında vazgeçmemesi gerekmektedir.
Sosa nın yokluğu en başta büyük açık olarak gözükmektedir. Ancak ne var ki bu
oyuncunun Avrupa maçlarında bizim ligdeki kadar diri kalabildiğine şahit olan
var mıdır
Özetle Beşiktaş, dik durmalı ve macera peşinde
koşmamalıdır. Tabii atılmış tek golün ardına sığınmak gibi bir riske de
girilmez. Burada orta alanda görev alacak oyuncuların oyunu çok iyi kontrol
etmeleri ve önlerindeki hücum ekibine zamanında top ulaştırmaları da çok
önemlidir.
Arkadaşlar hep sorar; sence ideal tertip hangisidir
diye... İşte benim kadrom: Cenk- Opare, Franco, Ersan, Motta- Veli, Atiba
(Necip)- Tolgay- Gökhan, Demba Ba, Olcay...
Haydi Kartal! Tek sen kaldın, umarım sonuna kadar da
kalırsın!