Amaç mı araç mı?

Abone Ol

Günlük yaşantımızda kendimize ilk olarak bunu sorarsak

nasıl bir hayat sürdüğümüzü şıp diye anlayıveririz. Ben okula gidiyorum ama

okul benim için bir amaç mı yoksa araç mı Daha keskin bir soruyu düşünelim,

parayı. Para bizim için amaç mı araç mı Şu kadar yıl sonra maaşım olmalı yoksa

ölür giderim Ya da para zihnimden hiç geçmiyor, bu işi sevdiğim için yapıyorum

emeğimin bir karşılığı olduğunu anlamamı sağlıyor para. Parayı alınca diyorum

ki ben bir emek vermişim karşılığı olduğuna göre demek ki bir emek vermişim.

Hayatta nihai amaçlarımız olmalı. Ama araçları amaç

hâline getirdiğimiz gün bizim için tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

Bir şiir yazıp ardından ünlü olmayı ummak, bir şarkı sözü yazıp dünyaca duyulan

güfte yazarı olmak, matematikte yeni bir teorem bulup bu teoremle dünyaca ünlü

hâle gelmek ya da ödül alma amacıyla yapmak Bu sıraladıklarımız araçları amaç

hâline dönüştürmeye birer örnektir. Evliliği çocuğum olsun diye isteyip hiç

sevmediği birisi ile evlenmek de böyle. Sırf düzgün bir hayat kurmak için kimse

kendi menfaatini başkasının sevgisi üzerine geçirmemeli.

Bir şeyi yapıyorsak sevdiğimiz için yapalım. Eşimize

baktığımızda aklımıza onun maaşı, otomobiller, evler, geleceğin teminatı

gelmesin. Şefkat, huzur sevgi gelsin. O sabah işe giderken bugün yeni bir şey

keşfedeceğim diyerek uyanmanın keyfini düşünün. Öğretmensek bugün mini mini

öğrencilerime ders anlatacağım, hepsi de meraklı meraklı sorular yöneltecekler.

Dertlerini dinleyip yol göstereceğim. Bir doktorsak, bugün birçok dertten

muzdarip insanlar gelecek, onların elinden tutacağım, hastalıkları için daha

iyi bir ilaç önereceğim, tedavide şu yolları deneyeceğim. Bir matematikçiysek,

bugün yepyeni teoremler keşfedeceğim, falanca kuralın filanca için de geçerli

olup olmadığını inceleyeceğim, belki bunu ilk defa ben yapıp insanlığa

kazandıracağım, mühendisler bu teoremle bir sürü yeni şey keşfedecek. Şiir ya

da öykü yazıyorsak, bugün öyle şeyler yazacağım ki okuyanların tüyleri

ürperecek, yazıp boşluğa koyulamayacak, tesiri olacak, belki bu şiir bir gence

şiiri sevdirecek.

Bu listeyi uzatmamız mümkün. Her işimiz için bu canlılığı

yakalayabiliriz. Olumlu düşünce dinamiklerini kendimiz dizmezsek kimse bizim

için dizmez. Kendi kendimize yetmek, kendimizi gerçekleştirmeye büyük bir adım

olur. Canlı dinamik enerjik bir nesil ancak böyle mümkündür.

Bazı güzel gruplar var, işlerini aşkla yaptıkları öyle

belli oluyor ki, para talebinde bulunmuyor kendi ceplerinden isteyerek

harcıyorlar. Gençlerin ilgisini çekecek güzel şeyler tasarlıyor ve duaları bu

güzelliklerin içine saklıyorlar. Asıl olan budur. Bizi bir aşka şevke inandıran

budur. Karşılık beklemeden fedakârlıkla yola koyulmak. Böyle güzel gençlerimize

yol açıklığı diliyorum. Allah emekleri zayi etmez. Zaferi mükâfatı illa ki

verir. Belki bu dünyada belki ahrette kat kat fazlasıyla. İstemez misin ya

Ömer, dünya onların ahiret bizim olsun diyen Efendimizin s.a.v. ferahlığıyla.

Yürü kardeşim ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin