Ama harbiden çok heyecanlandık be abi!

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, geçtiğimiz hafta sonu Konya’daydı.

Başkent’e dönüşünde muhteşem bir konvoyla karşılandı Temel Bey; 1.000’i aşkın “Saadet aracı”nın oluşturduğu konvoyda aşk vardı, heyecan vardı, coşku vardı…

Radyo-TV programcısı Şevket Uzun, Konya’da ve ardından da o konvoydaydı. Anbean gelişmeleri yaşadı. Şevket’ten o anki duygularını anlatmasını, o fotoğrafı yorumlamasını rica ettim. Şunları anlattı: 

“Selamünaleyküm ağabey.

Konya’da ‘Bilge Başkan’ı dinlerken gururlanarak ağlayan da vardı, heyecanlanan da, yerinde duramayan da... Gözüken o ki, artık hedefe giden ok yayından çıktı.

Bence Konya programının heyecanlandıran ve birçok şeyi özetleyen durumu; salonun büyük bir bölümünü dolduran gençlerin Genel Başkanımız için Plevne Marşı’ndan uyarlayarak salonda seslendirdikleri “Şanı büyük Temel Başkan, adaletten şaşmam diyor!” sözlerinde saklı.

O marşı duyduğumda çok duygulandım; yalnız bir adamın hakikat yolculuğu için çağrı yapıp yola koyulduğunu düşündüm. Bakalım bu yürüyecek kervana hangi yolcular eşlik edecek, kime nasip olacak diye düşündüm.

Programların ardından Ankara’ya yola çıktık. Ankara İl Teşkilatımız başkanımıza bir sürpriz hazırlığı içerisindeydi, başkanımızın haberi yoktu.

Merak ediyorduk, acaba nasıl olacaktı? Biz yolda iken konvoy için Ankara girişi Bala kavşağında millet de toparlanmaya başlamış, genel merkez önünde de konvoyun finalinde yapılacak konuşma için hazırlıklar tamamlanmıştı. Kutlu yolun yolcusu ile Başkent’te kendisini karşılayacak yol arkadaşlarının buluşma vakti yaklaşmıştı.

Telefonumuza orada bulunan arkadaşlarımızdan durumla alakalı fotoğraflar da gelmeye başlamıştı, oluşan tablo gözüken kadarı ile gayet güzeldi.

Slogan atanlar, bayrak sallayanlar da artıyor, oluşan heyecanı herkes birileri ile paylaşıyordu. Biz de artık oraya ulaşmak için sabırsızlanıyorduk.

Ve kibirsiz, riyasız, hesapsız, plansız, kavgasız, yalansız, aldatmasız, hak ve hakikat mücadelesi veren, artık millet vicdanında da hakikat, adalet, merhamet, kaliteli siyaset denilince akıllara gelen, teşkilatların da partinin de yükseliş ateşini körükleyen Bilge Başkan’ı taşıyan araba konvoy başlangıcına yaklaştığında bir umman gibi gözüken konvoydan âdete selamlarcasına dalganan bayraklar bir çiçek bahçesi gibi gözüküyordu. Araç öne doğru ilerliyor ama bir türlü sonu gelmiyordu. Temel Bey konvoydakilere el sallıyor, yürekten karşılık alıyordu.

“Refahlı günler geri geldi be!”, “Efsane geri döndü!”, “Bu kervan durmaz!”, “Kim susturabilir bizim türkümüzü?”, “Saadet devri başladı!” diyen de vardı; ellerini açıp dua eden de, gözyaşı dökenler de...

Ama ben de Konya’da düşündüğüm, yola düşen bu hakikat yolcusunun, asla yalnız kalmayacağını ve akın akın, fevç fevç yürüyüşün büyüyeceğini bir kez daha görmenin büyük mutluluğunu yaşadım.

Bir yandan da trol zihniyetlilerin bu büyük fedakârca sürprize, “Saadetçiler yabancı motorlu ve modelli araçlarla devletin yolunu kapattı” deme ihtimallerini de göz önünde bulundurmadım değil!..

Derken Saadet Partisi Genel Merkezi’nin önüne gelindi. Bu muazzam konvoy yolculuğun finalinde, genel merkez eğitim merkezinde eğitim kampında bulunan 200 genç hanımefendinin de katılımı ile miting havasında büyük bir katılımla Genel Başkanımızı karşıladı, başkanımız orada kalabalığa aynı heyecanla hitap etti.

Bilge Başkan, burada da; “Bu iş heyecanla olur, heyecanınızı gözlerinizden okuyorum, bu gözlerinizden yansıyan ışıkla, heyecanınızla dağları bile deleriz. Asla hak ve hakikatten vazgeçmeyeceğiz. Zafer yakındır.” dedi.

Artık Milli Görüşçülerin gözüne bakınca “Bu iş tamamdır” mesajını alabiliyorsunuz.

Bundan sonra  muhtemeldir ki, Türkiye genelinde yapılacak programlarda heyecan ve coşkunun, hak ve hakikat mücadelesine verilecek desteğin yayılarak büyüdüğüne şahitlik edeceğiz.

Çünkü hakkın tesir gücü vardır.

Ve inanmak, başarmaktır.

Umarım hissettiklerimi aktarabilmişimdir.

Ama harbiden çok heyecanlandık be abi.”

***

Bence bu duygu ve düşüncelerin her satırında ayrı bir içtenlik, ayrı bir ihlas, ayrı bir samimiyet var.

Ama Şevket Uzun’un beni en çok etkileyen cümlesi, “Ama harbiden çok heyecanlandık be abi!” oldu. “Bıçkın, karşı konulamaz” bir his uyandırdı bende nedense…

Eline, yüreğine sağlık Şevket kardeşim. Teşekkürler…

KONVOY BANA NELERİ HATIRLATTI?

* Konvoyu izlediğimde, 1990’lı yıllara gittim.

* Konvoyu izlediğimde, merhum Ali Soylu’yu hatırladım.

* Konvoyu izlediğimde, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın her miting öncesi, “Bu mahşeri kalabalık…” cümlesi geldi aklıma.

* Konvoyu izlediğimde, Refah Partisi (RP) mitinglerine giderken araçlardaki o sıcak koyu, kavi muhabbeti anımsadım.

* Konvoyu izlerken, seçim meydanlarındaki coşku ve heyecanı, karşılıksız yardımlaşma, kucaklaşma ve dayanışmayı hatırladım.

* Konvoyu izlerken, Türkiye’nin geleceğine bir tuğla daha koymanın özlemini çeken ışıltılı gözler müşahede ettim.

MESAJ PANOSU

Adnan abi, cami şadırvanlarının yapımından kimler sorumlu, acaba? Diyanet mi, müftülükler mi, yoksa cami dernekleri mi? Şunun için soruyorum; abdest alınan yere düşen küçük hayvanlar ölüyor. Derin ve çıkışı olmayan giderler olduğu için… Acaba demirden ya da betondan bu kanallardan bir çıkış yapılamaz mı? İlgililere bir duyuruverirseniz memnun oluruz. (MAHMUT KAN)