Altı El

Abone Ol

Oturduğum apartmanın hemen dibinden… Birdenbire takır takır ses geldi. Gece saat dokuz buçuk sıralarında… Altı el ateş edildi. Ateş edilir edilmez motor sesi geldi. Demek ki motoru boşa aldılar, ateş edecekleri yere gelip altı el ‘sıktıktan’ sonra çalıştırıp kaçtılar. Olay yeri kalabalıklaştı ve hemen polis arandı. Polis geldi, mermi kovanlarını bir bir topladı. Yerleri işaretledi. Bir otomobilin tekerlerine ateş açılmış, lastikler kullanılamaz durumda. Olay yeri şeridi çekildi, polisler inceleme yaptı, kalabalıkla konuştu. Gece saat oniki buçukta polisler gitti. Polislerin beklemesi gerekiyordu ama beklemedi. Çünkü biraz sonra aynı kişi ya da kişiler yine gelebilirdi. Ki öyle de oldu. Gece saat iki buçukta motor sesi geldi, aradan onbeş dakika geçti geçmedi ses kesildi, yine aynı yere ateş açıldı. Yine motor sesi… Önceki otomobilin lastikleri kullanılamaz olduğundan kaldırılmış yerine ticari araç konmuştu, bu sefer de o aracın lastikleri kullanılamaz halde. Olay dağ başında olmadı; olay İstanbul’un ortasında gerçekleşti! Ülkemizde bu kadar güvendeyiz! Devletimiz bu kadar yanımızda! Bu olayı neden anlattım?

Ülkemizde güvenlik zafiyeti had safhada! Gördüğünüz gibi dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul’da, adam kafasına göre istediği yere istediği zamanda ateş açabiliyor! Bu olayda, ateş açılanlarla ateş açanlar arasında ‘iş ilişkileri mevzusu’ olması nedeniyle gözdağı verme amaçlı saldırı yapılmış. Gözdağı amaçlı değil de öldürme nedeniyle ateş açılsa suçlular yine ‘başarılı’ olacaktı. Birinci saldırı sonrasında olay yerinde polisin beklememesi ikinci saldırıya neden oldu. Eğer polis olay yerinde bekleseydi ikinci saldırı muhtemelen gerçekleşmeyecekti. Bu da, polisin güvenlik zafiyeti göstermesidir. (İkinci saldırıdan sonra diğer gün öğleye kadar olay yerinde bekledi polisler.) Fakat polise de bir sözümüz olamaz çünkü polis günde sekiz saat değil de oniki saat mesai yaparsa güvenlik bu kadar sağlanabilir! Polisimize dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan mesai süresi uygulanıyor. Polislerin normal memurlar gibi hafta sonu iki gün tatili yok. Dinlenmeden görev yapıyorlar. Hükümetin buna çözüm bulması lazım.

Hükümetten güvenlik zafiyetine çözüm bekliyoruz ya biz bekleyeduralım MHP uyuşturucu baronları için af yasası hazırlıyor! MHP’nin af yasası, uyuşturucudan içeride olanları kapsıyor. Uyuşturucu baronlarını hapisten çıkarmayı amaçlayan bir af nasıl olabilir. Yani MHP şunu mu demeye çalışıyor; uyuşturucu zararsızdır; kullandıkça açılıyor insan! Uyuşturucu kullanmayanlar da uyuşturucu kullansınlar! Uyuşturucu kullanma yaşı ortaokul öğrencilerine kadar indi bu yetmez ilkokul öğrencilerine kadar insin! Sokaklar uyuşturucu satıcılarından (torbacılardan) biraz arındı böyle temiz sokaklar bizi rahatsız ediyor! Torbacı olmayan sokak mı olur torbacılar sokaklara dolsun! Okul önleri başta olmak üzere her yerde uyuşturucu satılsın! Uyuşturucu patronlarını hapisten çıkarmak demek bunları demektir. Adam uyuşturucudan zengin olsun sonra hapse düşsün ‘vah kader mahkûmu’ deyip çıkarılsın! Uyuşturucu satarak hayatlarını kararttığı insanlara ne olacak peki! MHP, uyuşturucu patronlarını hapisten çıkaran yasa değil uyuşturucu patronlarını idam etme yasası teklif etmelidir. Sokaklardan, okul önlerinden torbacı denilen uyuşturucu satıcılarını temizleme yasası hazırlamalıdır. Uyuşturucu patronlarını ortadan kaldırmadan torbacıları tutup götürmek bir işe yaramaz! İş kökten halledilmelidir.

Şehrin ortasında altı el ateş etme cesaretini nereden alıyorlar? Elbette yasalardan ve ülkemizi yönetenlerden alıyorlar. Devlet devletliğini göstermezse şehrin ortasında ateş de edilir uyuşturucu da satılır her halt olur. Normalde yasa güvenliği sağlarken bizimkiler güvenliği ortadan kaldırmak için yasa çıkarıyorlar.

Altı el ateş edilince aklıma ilk Suriye geldi neden acaba sayın yetkililer!