Allah ın insanlar için, yaratılışlarına en uygun olarak seçtiği din, İslâm dinidir. Allah dinini insanların yaşayabilmesi için çok kolay kılmıştır. Din, insanların üzerindeki tüm külfeti, kısıtlayıcı ve sınırlayıcı, insanlara zorluk getiren ağırlıkları kaldırır. İnsanın sadece sonsuz merhametli, şefkatli, bağışlayıcı, salih kulları için herşeyi hayırla yaratan, tüm gücün sahibi olan Allah ın kendisi için belirlediği kadere teslim olmasını, herşeyde sadece O nun rızasını arayarak O na yönelmesini bildirir.
Evrendeki her varlığın ve gerçekleşen her olayın sahibi olan Allah a güvenip dayanmak ve O nu dost edinmek, bir insanın hayatındaki tüm korkuların, endişelerin, sıkıntıların ve zorlukların da sonu demektir. Dini yaşayan bir insan için dinin getirdiği en önemli kolaylık ve güzelliklerden biri budur. Bunun dışında Allah, tüm emir ve hükümlerini insanların fıtratlarına en uygun şekilde bildirmiştir ve hiçbirinde bir zorluk bulunmamaktadır. Allah, Kur an da dininin kolay olduğunu, dinine tabi olanların işlerini kolaylaştıracağını şöyle bildirir:
"Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız." (A la Suresi, 8)
" O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim in dininde olduğu gibi..." (Hac Suresi, 78)
Peygamberimiz de, bu ayetler doğrultusunda "Din kolaylıktır." (Buhari, İman: 29; Nesai, İman: 28; Müsned, 5:69) diye buyurarak, insanları dini yaşamaya davet etmiştir.
Allah ın merhametinin bir tecellisi olarak, güç yetiremeyecek olanlara diğer insanlara yükletilen sorumluluklar yüklenmemiştir. Allah bunu bir ayetinde şöyle bildirir:
Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah a ve Resûlü ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azab ile azablandırır. (Fetih Suresi, 17)
Allah sakatlığı olan insanların ibadet sorumluluklarını kaldırırken rahmetini ve sonsuz şefkatinin bir kanıtını daha insanlara göstermektedir. Bir ayette Allah ın insanlara güçlük çıkarmadığı ve bunun O nun şefkatinin ve merhametinin bir göstergesi olduğu şöyle ifade edilmektedir:
Eğer Allah dileseydi size güçlük çıkarırdı. Şüphesiz Allah güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (Bakara Suresi, 220)
İnsanların birçoğunun din hakkındaki bilgileri, küçüklüklerinden itibaren çevrelerinden edindikleri kulaktan dolma bilgilere dayalıdır. Dini, gerçek kaynağından yani Kur an dan öğrenmedikleri için de, sakatlığı olan insanlar için dini yaşamanın zor olduğunu sanırlar. Allah evrendeki herşey gibi insanı da yoktan var etmiştir. İnsanı en iyi tanıyan, ona şah damarından daha yakın olan Allah, dini de bedeni olarak güçlü veya güçsüz tüm insanın yaratılışına uygun yaratmıştır.
İnsan elbette sağlıklı olmayı Allah tan talep eder, ancak dünya da bir imtihan yeridir. Müslümanların asıl yurdu ahirettir. Sonsuz ahiret yaşamına karşın, imtihan dünyasında geçirilecek ömür çok kısadır. Allah bir ayetinde bu konuyu şöyle bildirir:
Onu gördükleri gün, sanki, bir akşam veya bir kuşluk-vaktinden başkasını yaşamamış gibidirler. (Naziat Suresi, 46)