Allah'ım! Sen'den başka kimsemiz yok..!

Abone Ol

İsrail cumhurbaşkanı Simon Peres, Ülkesinin Mısır

darbesine verdiği açık desteği ve başarısızlık halinde en büyük bedeli

kendilerinin ödeyeceklerini söyledi. Bilindiği üzere İsrail Başbakanı

Netanyahu cuntaya Askeri, siyasi, mali destek sağlamaktadır. Darbecilerin

yapmış olduğu katliam Simon Peres in bu sözlerinde gizlidir. Mısır da yapılan

askeri darbeye hür dünyadan tepki gelmemesi, darbecileri cesaretlendirdi.

Müslüman kardeşlerin şahadeti göze alıp, sessiz direnişe devam etmesi

darbecilerin psikolojisini bozdu. Aslında darbeleri; askerler başkaları adına

yaparlar. İç ve dış destekçileri vardır. Ordu sadece araçtır. Bundan dolayıdır

Burada kaybeden sadece Sisi olmayacaktır. Mursi taraftarlarının bu şekilde sessiz direnişe devam etmesi, orduda

çatlak oluşmasına neden olabilirdi. Ordunun bu katliamı yapmasının ardından,

darbe sonrasında göreve getirilen Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed

Baradai, görevinden istifa etti. Baskı sonucu istifasını geri almazsa

istifaların devam edeceğini düşünüyorum. Darbenin başarısız olması demek,

darbeyi yapanlarla darbeyi finans eden iç ve dış destekçilerin hesap vermesi

demektir. Arap dünyasında demokratik yollarla iş başına gelenlerin kabul

edilmeyeceğini, Filistin de 2006 yılında yapılan seçimlerde kazanan Hamas ın

Türkiye ve birkaç ülke dışında kabul görmemesinden belliydi. Evet, hemen o

anda, Amerikan emperyalizmi, bu seçim sonuçlarının kabul edilemeyeceğini

açıklayıverdi. Çünkü HAMAS, onlara göre bir terör örgütüydü. Hamas ı bütün

dünya onaylasaydı, bugün Mısır bu katliamı yaşamayacaktı. Batı İslam dünyasının

demokratikleşmesini istemediği gibi Krallar ve şeyhlerde istememektedir.

Demokrat bir Mısır İslam dünyasında krallıkların şeyh yönetimlerinin sonu

demektir.

Bugün Mısır da yapılan darbeyi meşru göstermek için sivil

direnişi şiddete yönlendirip, terörist ilan edeceklerdi. Böylece darbecilerin

işi daha bir kolaylaşacaktı. Bu oyuna gelmeyen Mursi taraftarlarının

kararlılığını kırmak için ordu halka ateş açmıştır. Demokrasiyi kurtarmak adına

darbe yapan ordu otoriter baskıcı hükümeti aratır durumdadır. Bu katliamları

görmezden gelenler bu cinayetlere ortak olmaktadırlar. O masum çocukların

kanlarında boğulup gideceklerdir. Susmak onaylamaktır. Hatta teşvik etmektir.

Demokrasi batı içindir. Hıristiyan dünyasına hizmet etmek için vardır.

Müslümanlar Hıristiyan dünyası için insan olarak görülmemektedir. Batının İslam

ülkelerini işgal ettiği dönemlerde yapmış olduğu uygulamalarda bariz

örneklerine rastlayabilirsiniz. Batı Müslümanlar için insani değildir. Er geç

bir gün bir Musa çıkar bu zulmün hesabını sorar

21 sene öncesinin Cezayir ini hatırlıyor muyuz Kendi

ülkelerinde, kendi inançlarına, kendi doğrularına ve kendi irade ve arzularına

göre bir dünya inşa etmek için, Abbas Medeni liderliğinde ve İslami Selamet

Cephesi isimli teşkilat tarafından bir araya gelen Cezayir Müslümanlarının bu

harekete, yapılan hür ve bağımsız seçimlerde yüzde 85 i bulan bir destek

verdiği ortaya çıkar çıkmaz, Emperyalist güçlerin istediği şekilde

şekillendirilmiş yerli generaller, seçim sonuçlarını kanun dışı ilan edip,

kanlı bir askeri darbeyi, hem de demokrasiyi korumak adına yapmamışlar mıydı

Hilafetin 1924 te kaldırılması, Arap dünyasını, kültür birliğini destekleyen

dini ve siyasi yapıdan mahrum bıraktı. Bundan sonraki yarım asırda Arap dünyası

birçok arayışa girdi. Ancak hepsi hezimetle sonuçlandı. 1967 Arap-İsrail

Savaşı ndaki mağlubiyet Arap milliyetçiliği fikrini bitirdi ve 1991 yılındaki

Körfez savaşı da Arap dünyasının rejimlerine olan güvenini tamamen tüketti.

Körfez savaşıyla, Arap dünyası her zamankinden çok parçalara bölündü. Yalnız

Arap Birliği ikiye bölünmekle kalmadı, her Arap bireyi de kendi içinde bölündü.

İşte Mısır şu an bu bölünmenin sıkıntısını bire bir yaşamaktadır. Ordu halkın

içerisinde eşi, dostu, akrabası olmasına rağmen ateş etmesi bunun bir

kanıtıdır. İşgalciler bu toprakları terk ettiklerinde yerlerine bıraktıklarını

ne dünya sorguladı nede kendi halkları. Çünkü ellerinde ya petrol gücü vardı ya

da askeri güç. Bugün Mısır da darbe yapan askeri güç geçici gibi gözükse de;

darbeci hükümetin yol haritasına baktığımızda geçici olmadığı anlaşılmaktadır.

Buna en bariz örneği atamış olduğu 18 valinin asker kökenli olmasını

gösterebiliriz.

Mısır halkının haftalardır süren kutlu direnişi takdire

şayandır. Ramazan!da o sıcak altında hem oruç tutan hem de namaz kılan Mısır

halkı dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Şahadete inanmış bir halk mutlaka

demokrasi haklarını kazanacaktır. Mısır düşündükleri gibi olmayacaksa o zaman

insanlar ölsün bitsin düşüncesine sahip bir başka diktatördür Susi. Bu darbe

İslam birliğinin kurulmasında öncü olabilir. Acil olarak Türkiye nin

başkanlığında İslam dünyası toplanmalı ve ilk adımı atmalıdır. Dünyanın bu

darbeye darbe dememesi ve yapılan katliamı görmemesi İslam dünyasının ne

kadar acınacak durumda olduğunu göstermektedir. Batı yüzyıllarca sömürmüştür,

bırakıp giderken de diktatörlere bırakmış, diktatörler eliyle sömürüye devam

etmiştir. Osmanlı nın yıkılması arkasından hilafetin kaldırılması İslam

dünyasının dağılmasına neden olmuştur. Bugün susanlar dilsiz şeytanlardır. Bu

dilsiz şeytanlara, darbecilerin katlettiği Esma nın paylaştığı şiirle seslenmek

istiyorum. Huzaa Kabilesinin lideri Amr bin Salim in Beni Bekr kabilesinin

barış anlaşmasını ihlal ederek, Cahiliye dönemindeki bir kan davası uğruna

Huzaa kabilesine saldırması üzerine Hazret-i Muhammed den yardım istediği şiir.

Onlar bizi Vetir de namaz kılarken buldular

Kimimizi rükûda, kimimizi secdede vurdular

Onlar hem güçsüzdü hem az sayıca Allah ın kullarını çağır

da gelsinler yardıma

Köpüklü deniz dalgalarını andıran ordularla.