Dünyanın en kötü zamanında değiliz.
Kur an-ı Kerim, haksız yere peygamber öldüren Yahudi çetelerden haber verir. (Bakara Sûresi - 62)
Günümüz çeteleri camiye girerken veya kiliseye girerken elini göğsüne koyarda girer. Ama Kur an da bahsedilen çeteler, peygamber öldürmüşler, kilise, havra yıkmışlar. Fil süresinde haber verildiği gibi Ka be yi yıkmaya gelmişler ve kendi tuzaklarına kendileri yakalanmışlar.
Çağımızdaki bütün banka soyguncularının, hortumcuların, uyuşturucu tacirlerinin, fuhuş tacirlerinin Amerika ya kaçırdığı paraları toplasanız Karun un hazinelerine denk olmaz. Karun da malıyla malamat olup helak olanlar arasına katıldı.
Onun için dünyanın servetini elinde tutanlar ile onlara koruma görevini yerine getiren katiller ordusuna bakarak ümitsizliğe düşmeyelim.
Dünyanın en güçlü devlet başkanı Firavun, en zengini Karun ve ilim hareketlerinin başkanı Haman, Hz. Musa karşısında yıkılıp yok olup gitmişler ve Hz. Musa hayırlarla, dualarla anılmaya devam ediyor ve dünyamızda yüz binlerce insanımızın adı Musa dır.
Lübnan da Hızbullah karşısında kavgayı kaybeden Amerika ve İsrail, BM askerlerini çağırarak olmayan namuslarını kurtarmaya çalışıyorlar.
Cephede başarılı olamayanlar, cephe gerisinde Müslümanları birbirine düşürmeye çalışıyorlar.
Halkı Müslüman ülkelerin hemen hepsinde parçalama hareketine giriştiler. Bazı safdillerimiz bu oyuna geliyorlar.
Hani mahallenin zırzop serserisi küçük çocukları kavga ettirip eğlenmek için "Bu sana geçen sene sövmüştü, sen de ona söv" diyerek kapıştırdığı gibi bizim birbirimiz hakkında zamanla söylediğimiz sözleri gündeme getirerek, "Bunlar sizi arkadan vurmuştu" diyerek bizi parçalamaya çalışıyorlar.
Hiç birimiz hatasız değiliz. Ama Müslüman ın hatası amelde, kâfirin hatası temelde.
Müslümanlığı yok etmek için bütün gücünü harcayan kâfire karşı kullanmamız gereken gücümüzü amelde hatası olan kardeşlerimize karşı kullanmayalım.
Hata olarak gördüğümüz bazı söz ve davranışlar var ki, bizim yorumumuz sonunda hatadır. Onun yorumuna göre yaptığı ve söylediği şey hata değildir. Buna da dikkat etmemiz gerekir.
Kâfir ise bizim yorumladığımız Kur an ve sünnete iman etmediği gibi en amansız düşmanlığı yapmaktadır.
Dinime düşman olanların, günümüzde hizmet veren insanların doğrudan dinine saldıramadığından o zatın şahsiyetini sıfırlamak için iftira atan yazılar yazıyor ve Müslümanlar da "Vay bee, iyi dediğimiz adam bakın nasıl çıktı. Kimseye güvenmeyeceksin" gibi laflar ediyorlar. Hâlbuki Hucurat süresinde Fasıkın getirdiği haberi araştırmadan inanmamamız gerektiğini Rabbimiz bize bildirir.
Birde şuna dikkat edelim, bir Müslüman ın aleyhinde bir adam karalama yazısı yazıyor, bastığı kitap sayısı veya dergi sayısı kadar insana bu iftira ulaşıyor. Karalanan Müslüman "Benim hakkımda filan adam şöyle demiş" diyerek duymayanlara da duyuruveriyor.
Sevgili Peygamberimiz, kendisine karşı müşriklerin yaptığı ve söylediği kötülükleri kimseye söylememiştir.
Biz, "dedim dedi" laflarıyla vakit öldürmeden işimize bakacağız.
Okullar açılıyor. Her şehirde en büyük imkan bizim elimizde. Şehirlerimize göre onlarca, yüzlerce, binlerce camiye sahibiz.
İmamlarımız, ikindi namazlarından sonra yatsıya kadar kendisinin ve öğrencilerin durumuna uygun olacak vakitte camilerde İslami eğitime ağırlık versinler. Cumartesi ve Pazar günü tatillerini eğitim açısında çok iyi değerlendirsinler.