Allah ile aramıza çekilen perde: Günah

Abone Ol

Kur ân ve sünnette Müslümanlar günah işlemekten men edilmişlerdir. Günah: Allah ın emirlerine aykırı olarak görülen iş mânâsınadır.

Her günahta küfre giden bir yol vardır. Bu yolu tıkamak kuvvetli imanı gerektirir; Çünkü sağlam imanlı insan günahtan kaçınır.

Sefahat aleminde insanın ruhu kendi vücudundan iğrenir. Bunu sezdirecek olan kuvvetli imandır. Bir insanın imanı zayıfsa o insan işlediği günahlardan zevklendiğini zanneder. Şeytan ona böyle telkinlerde bulunur. Şeytan insanın dostu değil ki, nasihatlarına itibar edilsin. O hep sapıklığı telkin eder. Günah olan şeyleri fısıldar. Bazıları bu fısıltıları zevk zanneder. Allah korusun kahrolur gider. Onun için Allah (c.c.): "Şeytan sizin en büyük düşmanınızdır" (Yâsin Suresi: 60) buyurmuştur. Şeytanı düşman bilen kolay kolay günah işleyemez. Bundan dolayı sefahat âleminde insanın ruhu kendi vücudundan iğrenir. Günahları zevk vermez o insana. Bu, günahtan kurtuluşun bir yoludur.

Muhterem Müslümanlar!

Bütün günahlar şeytana kulluktan ve Allah tan gayrısını dost edinmekten kaynaklanır;

Kur ân-ı Kerim de yer alan uyarıların büyük bir bölümü çıplaklık, şeytanı dost edinmek, şeytana tabiiyyet ve şeytanın saptırması gibi "şeytana kulluk" mânâsına gelen konuları içerir.

Şu hususu dikkate alalım: Günahlar Allah ile kul arasına çekilen bir perdedir; Allah ın rıza ve sevgisinin önüne geçen bir engeldir. Kısacası, Allah ın gazabına mucib en büyük felâkettir. Bu felâkete düşmek akıllı kişilerin yapamayacağı bir davranış bozukluğudur. Bundan dolayı günahkâr bir kimse helâ kuyusuna düşmüş kimse gibidir. Böyle bir kişinin yapacağı ilk iş temizlenmektir. Çünkü bu hâliyle kimsenin yanına çıkamaz. Bunun gibi, günahkâr insan tevbe etmedikçe temizlenemez; temizlenmezse Allah ın huzuruna nasıl çıkacak

Muhterem Müslümanlar!

Allah ın hidayet verdiği kişiler yeryüzünde işlenen bütün suçların mesulüdürler. Ellerinden gelen çalışmayı yapmakla bu suçlardan arınmış olurlar. Bu husus Bakara Suresi nin son âyetinde çok net ifade edilmektedir. Ancak, Müslümanlar bu hususta maalesef çok kusurludurlar. Nereden biliyoruz Şu husus hepimize neden kusurlu olduğumuzu ifade ediyor: Ülkemizde ibadetler gizli, kabahatlere açık bir durum var. Müslüman bir toplumda bunun tam tersi olur. Yani, kabahat gizli ibadet açık. Bu Müslümanların kusurudur.

Kalbler kararmaya yüz tutmuştur. Ebu Turâbi Nahşebî hazretleri der ki:

Kalbin günahlarla kararmasının üç alâmeti vardır:

1- Günah işlemekten korkmamak.

2. İbadetlerde gevşeklik.

3- Vaaz ve nasihatlerin tesir etmemesi.

İnsan bu duruma düşünce, günahları güle güle işler. Peygamberimiz (s.a.v.) "Güle güle günah işleyen kişiler, cehenneme ağlaya ağlaya gireceklerdir." (Camiu s Sağır, c/2, sf: 138) buyurmuştur.

Şuarâ Suresi nin 30 uncu ayetinin mealine dikkatinizi çekiyorum:

"Başınıza gelen bir musibet, kendi ellerinizle zimmetlendiğiniz günahlar yüzündendir. Allah, işlediğiniz günahların çoğunu da affeder."