Her Amerikan vatandaşı İngiltere ye ve Avrupa Birliği
üyesi ülkelere vizesiz girebilir.
Bunu hepimiz biliriz ama bir istinası var:
Amerikan ordusunda görev yaparken Amerika nın Küba dan
çaldığı toprak üstünde kurduğu Guantanamo hapishanesinde Amerika ya karşı
direnen Müslümanları terörist damgasıyla damgaladıktan sonra hapsettiği
insanları görünce Müslüman olan Guantanamo işkencecilerinden biri olan Terry
Holdbrooks, Müslüman olduğu ve Mustafa Abdullah ismini aldığı için ordudan
atıldıktan sonra Londra da vereceği bir konferans için uçakla Londra ya indiğinde
hava alanında uzun bir sorgulamadan sonra geriye gönderilir.
Müslüman olmanın dışında hiç bir olaya katılmamış.
Müslüman olmadan önce Cat Stevens olarak elinde gitarıyla
Amerika ya geldiğinde havaalanında on binlerce hayranı tarafından karşılanan
aynı adam, Müslüman olup Yusuf İslam adını aldıktan sonra elinde Kur an ıyla
Amerika ya geldiğinde kabul edilmemiş ve geri gönderilmiştir.
Ilımlısı ılımsızı, hiç birimiz birbirimizi
kandırmadığımız gibi kendimizi de kandırmayalım.
Bosna savaşı başladıktan sonra Türkiye ye ailesiyle
beraber hicret eden ve benim de evimde Misafir etme şerefine erdiğim değerli
bir Profesör, Bu harp, Müslümanların dirilişini sağlayacak. Düne kadar Sırp
Hıristiyanlarla birlikte şarap içip domuz eti yiyen Müslümanlara da acımadıklarını
gördüler.
Adın Müslümansa düşmansın dediler ve saldırdılar.
Demişti.
Adın Müslümansa sen, Kâbe yi bombalamak üzere giden
Amerikalı ve İsrailli pilotlara yerden av tüfeğiyle ateş eden Müslümanı
tutuklasan bile o senin müttefik bildiğin düşman, önce senin sırtını kasap gibi
sıvazlar ve sonra keser.
Dünya genelinde Müslüman avı başlattılar.
Binlerce yıldır adam öldürmek şöyle dursun tavuk kesmeyen
Budist rahiplerini, propaganda ile Myanmar da Müslüman kasabı haline
getirdiler.
Dün Türkiye de omuz omuza İslami hizmet verenleri, düşman
haline dönüştürdüler.
İki taraf, beş taraf on taraf olanlar!
Kabahati karşınızda olanlara bulmayınız.
Sizi arkadan destekler gibi görünen ve kavganın içine
itiverenleri düşman görünüz.
Günümüzde hatasız kul kabul etmem.
Ama BDP li, CHP li, MHPli,AKP li Saadetli ve burada
saymadığım adlarını bile bilmediğim ama Müslüman kabul ettiğim hiç bir insan
hakkında kafirin verdiği dosya üzerinden düşmanlık yapmamaya dikkat edelim.
Müslümanın verdiği dosyayı da, önce hata yapanla görüşelim.
Müslümanları önce isimlendiren sonra bir kısmını
Terörist ilan eden ve diğer Müslümanlar gözünde düşüren, onlara yardım
yollarını kapattırarak kolay sömürü yapanların oyununa gelmeyelim.
Şahıs veya kurumlar önemli değil.
Adamlar, İslam Dininin düşmanı.
Sünni olmuşsun, Şii olmuşsun hiç önemli değil.
Bundan yüzyıl sonra biz olmayacağız. Kendimizi olmazsam
olmaz veya ölümsüz gibi görmeyelim.
Biz ölüp gittikten sonra da kafirliğin karanlığında
büyüyenlerin İslam düşmanlığı devam edecek.
Irak ta kiralık savaş tacirleri, çalıştırdıkları
işçilerden birini Şii camisine baklava paketiyle gönderirken işçinin Sünni
olmasına dikkat ediyor, Sünni camiine gönderirken işçinin Şii olmasına dikkat
ediyor ve paketler patladığında iki tarafta da Sünni ve Şii Müslümanlar ölüyor.
Türkiye de ise Müslümanın üzerine gönüllü Müslümanı
gönderiyor ve kira parası da ödemiyor.
Yanlışın boyutu her ne olursa olsun, hiç bir Müslüman,
dünyanın hiç bir yerinde, hiç bir Müslümana hiç bir yorumla düşmanlık yapmasın.
Düşmanlık yapmıyorum ki, yanlışını düzeltiyorum..
dersen,
O da senin yanlışını senin metodunla düzeltmeye kalkınca
önce kavga sonra düşmanlık olur.
Kur an a göre yanlışın en büyüğü kafirliktir.
Lokman süresini oku ve Şirkin en büyük zulüm olduğunu
gör.
Ve büyük şeytanla yap savaşını.
Tetikçi, dönek, ılımlı, yalaka, şebelek, Selefi, Vahhabi,
İhvan, Şii, Şafii, Hanefi, Maliki, Hanbeli, tarikatçı, şeriatçı, radikal,
fundamentalist... diye bizi adlandırarak ayıranların hiç birine itibar etmeden,
hiç birini yanlışsız kabul etmeden, bunlardan hiç birinin aleyhine söz
söylemeden, hayırlı işlerini engellemeden bütün gücümüzü dinimiz İslam a
düşmanlık yapanlara yöneltelim.
Allah için yapalım bunu.