Allah eri olabilmek

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

İslam dini bir disiplin ve ciddiyet dinidir. Ferdi ve hissi hareketlere müsaade etmez. İslam’da her görev bir nizam ve usul içerisinde eda edilir. Görevlerin yerine getirilmesinde ümmet halinde olmak, itaat etmek, sadakat göstermek önemli kurallardandır. Ümmetin her bir ferdinin kendilerinden olan emir sahiplerine itaat etmesi cihad ibadetinin temel şartlarındandır. Bu itaat olmadan İslam yaşanamaz ve yaşatılamaz. Rabbimizi dinleyelim, NUR 51-52: “Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resulüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak “İŞİTTİK VE İTAAT ETTİK” demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. Her kim Allah’a ve Resulüne itaat eder, Allah’a saygı duyar ve O’ndan ittika ederse, işte asıl bunlar kazananlardan olurlar.”

Müslümanlık, Allah ve Resulünün emirlerine kayıtsız şartsız uymaktır. NUR 54: “De ki: Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber’in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ ve uyarı görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz ise, size yüklenen (cihat ve Müslümanlık görevlerini yerine getirmeniz)dir. Eğer O Peygambere itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber’e düşen, sadece açık ve net bir şekilde duyurmaktır.” Ebu Zer (r.a) anlatıyor: “Dostum bana, velev ki (emir sahibi) kolları, bacakları kesilmiş bir köle olsa dahi dinleyip itaat etmemi vasiyet etti.” (Müslim)

Ancak emir sahipleri günah olan bir şeyi emrederlerse, o emre itaat yoktur. Peygamberimiz buyuruyor: “Müslüman bir kimse, hoşuna gitsin gitmesin, bütün işlerde günah olmadıkça, idarecinin emirlerini dinlemek ve itaat etmek mecburiyetindedir. Eğer idareci günah olan bir hususu emrederse, o zaman onu dinlemek ve itaat etmek gerekmez.” (Buhari, Müslim)

Günümüzde, İslam’a teslim olmayı kulluğun gereği sayan ve hayatı iman ve cihad olarak gören şuurlu topluluk Milli Görüş topluluğudur. Son zamanlarda bu topluluğu tehdit eden en önemli arızalardan birisi, hiç şüphesiz uydurulmuş hurafelerden ve algılardan etkilenmesidir. Biz, bizi yöneten emir sahiplerini yıpratmaya yönelik, kimi düşmanca muhalif çalışmaların aleti olamayız. Bunu yaparsak İslam’ın düzenine aykırı davranmış olur ve kendimizi küçük düşürürüz. Peygamberimiz buyuruyor:  “Kim yeryüzünde Allah’ın dinini ve davasını temsil eden Müslüman bir idareciyi küçük düşürürse, Allah da o kimseyi küçük düşürür.” (Tirmizi)

MÜMİNLER

İslam’ın hayata hâkim kılınmasını isteyen bizler öncelikle kendi hayatlarımızda İslam’ı yaşamanın gayreti içinde olmak zorundayız. İslam’da olmayan şeyleri İslam’mış gibi algılamak, bizi ilgilendirmeyen konuları gündem yapmak, halk böyle diyor, vatandaş şöyle diyor gibi zanlardan ibaret şeyleri nasların yerine koyup hükümler icra etmek, bizleri görev yapamaz hale getirir. Bu tür hatalı davranışlardan kendimizi arındırmalıyız. Başkalarının yapmasını istediği şeyleri kendisi yapmayanlar inandırıcı olamazlar.  İslam bir iddia değil, ispattır. SAF 2-3: “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.” İslam’ı İslam’ca yaşayabilmek şuurlu Müslümanların işidir. Biz tenkit ve ayıplama hastalığından kurtulup, işimizi yapan bir topluluk olduğumuz zaman, Allah’ın yardımına layık olur ve kazananlardan oluruz. ALİ İMRAN 160: “Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.” Yaptıklarını Allah rızası için yapanlar, işledikleri salih amelleri başkalarına pazarlamazlar. MAİDE 105: “Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.” vesselam.