Alkol yasağı getirilecek olsa doğrusunu söylemek
gerekirse itirazım olmaz. Hatta demokratik bir hakkımı kullanarak destek de
veririm. Ancak en iyi sistem olarak neredeyse putlaştırdığımız demokrasilerde
böyle bir yasak söz konusu olamaz. Bu bakımdan iktidarın getirmeye çalıştığı
düzenlemede alkol yasağı söz konusu değil. Yapılmak istenen şey sigarada olduğu
gibi reklamının yasaklanması, 18 yaşından küçüklere sigarada olduğu gibi
alkollü içecek satılmaması, alkollü lokantaların eğitim kurumlarına belli
mesafeden daha yakın olamayacak gibi hükümler söz konusu. Kısacası yapılmak
istenen bir yasaklama değil, caydırıcı nitelikte. Bir başka ifade ile alkolün
teşvikini önleyici bazı sınırlandırmalar söz konusu.
Peki, böyle bir sınırlandırma, demokratik hak ve
özürlüklerin kullanılmasını engellemek olarak nitelendirilebilir mi
Özgürlükler sınırsız mıdır İnsan ve toplum sağlığı söz konusu olduğunda bazı
sınırlandırmaların getirilmesi, yöneticiler için bir görev değil midir
Soruları daha da çoğaltmak mümkün. Önceki günkü ana haber
bülteninde muhabirin mikrofon uzattığı bazı kişiler böyle bir düzenlemeye
destek verip, geç kalınmış bir adım olduğunu söylerken bazıları da
sınırlandırmayı demokratik haklarının kullanılmasının sınırlandırılması olarak
yorumladılar ve düzenlemeye karşı çıktılar. Özellikle bir genç kızımızın,
Babam izin verirse kimse alkol kullanmamı engelleyemez gibi bir laf etti ki
şaşırdım kaldım. Yapılması düşünülen düzenlemede kimsenin evinin içine
karışıldığı, baba-kız ya da baba oğul içki içmesine engel getirildiği de yok.
Ancak, görünen o ki, toplumda bir kesim içki içmeyi özgürlüğün bir gereği
olarak görüyor ve savunuyor. Zaten bazı internet sitelerinde bazı gençlerin
babaları ile kadeh tokuşturmalarının fotoğraflarına yer vermeleri yeni bir olay
değil. Elbette içki içmek bir inancın dışa vurumu da olabilir. Ancak, içki
içmemek de İslam ın bir emridir. Şunu demeye çalışıyorum; birileri içki içmeyi
anlayışlarının bir ifadesi olarak savunuyor olabilirler ama benim gibi inanan
insanlarında içkinin yasaklanmasını inancı gereği isteme hakkı olmaz mı Benim
bu hakkımı kullanmaya kalkışmam karşısında çılgına dönenlerin kendi
anlayışlarını dayatma hakları nasıl olabilir
Demek istediğim o ki, sigara içmenin kapalı mekânlarda
yasaklanması ilk gündeme geldiğinde de benzer itirazlar söz konusu olmuştu.
Hatta şehirlerarası yolculuklarda otobüse biner binmez sigara yakmayı
alışkanlık haline getirmiş olanlar, Böyle yasak olmaz diye sitemde
bulundular. Yolculuğun bitmeyeceğini, sigarasız bir hayatın düşünülemeyeceğini
ileri sürdüler. Ama geçen zaman içinde kapalı mekanlarda sigara içilmemesi
giderek yaygınlaştı. Şimdi pek çok insan kendi evinde bile sigara içmiyor,
içmek istediğinde balkona çıkıyor. Bu bakımdan alkollü içkilerin reklamının
yasaklanması, hatta şişelerinin üzerine içkinin zararlarını belirten resim ve
yazıların yerleştirilmesi içkiyi yasaklamak değil, teşhir ve teşvikini
önlenmeye çalışmaktan ibarettir. Bu arada sigara ve alkolün sağlık açsından
zararlarını saymaya bile gerek yok. En azından hastalıkların önlenmesi
açısından bu yönde adımlar atılması
devletin bir görevi değil midir Demokrasi ve özgürlük başı boşluk, ben ne istersem
onu yaparım demek midir Özellikle alkol alışkanlığının pek çok yuvayı yıktığı,
bir takım sosyal sorunlara yol açtığı da istatistiklerin ortaya koyduğu bir gerçektir. Genç kızımızın Babam izin
verirse içki içmeme kimse karışamaz sözü ilk bakışta bir hakkın savunulması
gibi görülebilir ama unutulmamalı ki alkol bağımlığının sonu da aynen
uyuşturucu bağımlılığı gibidir. Hak ve özgürlükler insan ve toplumsal yapıya zarar verici
nitelikte olamaz. Eğer, ben istersem içerim denebilirse, uyuşturucu bağımlısı
olanlarda aynı şeyi ileri sürebilirler. Özgürlük sınırlandırmasın diye, bir
toplumu alkolikler ve uyuşturucu bağımlıların oluşturmasına izin verilebilir
mi