Alınması Gereken Kararlar

Abone Ol

Filistin meselesini en başından düşünmek için gelinen nokta bir fırsat sunuyor. Mademki inceldiği yerden kopacak raddeye geldi iş, halkı Müslüman ülkelerin yöneticileri aynı anda bir karar almalıdır. Çünkü artık Gazze’de bıçak kemiğe dayandı. İki emperyalist güç ABD ve Rusya aralarında anlaştı; anlaşmaya göre Ukrayna’nın yarısı Rusya’nın olacak buna karşılık Gazze de ABD’nin. İslam ülkeleri mi, onlar hiç hesaba katılmıyor. İki emperyalist güç kendi aralarında dünyayı paylaşıyorlar. Bu anlaşma gerçeğe dönüşür mü? Bugüne kadar (anlaşmaları) büyük oranda dönüşmüş. Gazze meselesinde son viraja girilmiş görünüyor. Ya İslam ülkeleri yani halkı Müslüman ülkelerin yöneticileri kendi aralarında anlaşıp bir karar alır uygular ya da Gazze gider, gitmekle kalmaz sonucu Müslümanlar için ağır olacak olan bir sürece girilir. İsrail/ABD Gazze’yi ele geçirmekle kalmayacaktır. Onun için İslam ülkeleri yöneticileri acilen aralarında anlaşıp fiili olarak uygulayabilecekleri kararlar almalıdır. Bunlar nasıl kararlar olabilir?

En önemli karar, askeri kararlardır elbette. Ama hem askeri güç hem de askeri teknolojik güç yok deniliyorsa yani bütün İslam ülkelerinin askeri gücünü ve askeri teknolojik gücünü toplasanız bir İsrail etmez deniliyorsa işe en başa dönerek başlanmalıdır. İslam ülkeleri aynı anda İsrail’i bir devlet olarak tanımayı feshetmelidir. Hepsi aynı anda İsrail’i tanımama kararı almalı. Bu karar sonrası İsrail toprakları diye bilinen topraklar dâhil bütün Filistin topraklarının tümünü Filistin devleti olarak tanımalıdır. İslam ülkeleri, Filistin devletini başkenti Kudüs olarak tanımalı ve bütün uluslararası muameleyi buna göre düzenlemelidir her devlet ayrı ayrı şekilde. Bütün İslam ülkelerindeki İsrail büyükelçilikleri, konsoloslukları ve misyonları o ülkelerden aynı anda feshedilip çalışanları sınır dışı edilmelidir. Nasıl ki İsrail Gazze soykırımında hiçbir uluslararası anlaşmaya uymadı, uluslararası kanunları yok saydı ise bütün İslam ülkeleri de İsrail’e karşı uluslararası anlaşmaları ve kanunları yok saymalıdır. Zaten uluslararası hukuk kim güçlü ise onun dediklerinin olduğu bir hukuktur. Uluslararası anlaşmalar ve kanunlar da kim güçlü ise onun istekleri doğrultusunda yapılmıştır. Dünya var oldu olalı bu böyle. Anlaşmaları, kanunları ve topyekûn hukuku kaldırdıktan sonra bu anlaşmalar sonucu oluşmuş olan meseleye gelinmeli.

İslam ülkeleri aynı anda karar alıp İsrail ile ticareti kesmelidir. Sadece politik değil fiili olarak ticareti kesmeli. Başka ülkelere sattıkları mal eğer İsrail’e gidecekse o ülkelerle anlaşmaları yenileyerek kendi sattıklarının İsrail’e satılmaması konusunda taahhüde varılmalı. Ya da o ülkelerle de ticaret kesilmelidir. İsrail ile ticareti kestim deyip ABD’ye mal satmaya devam edildiğinde o malların İsrail’e gittiği bilinen gerçektir. Bu da engellenmeli. ABD ile de ticaret kesilmelidir. Siyonistler kendi tanrılarından çok paraya tapan bir topluluktur. Parayı kestiğinizde soykırım yapamazlar. Siyonistler paraya taptıkları için paraya tapanları paraya boğarak kendilerine çalıştırmayı başarıyorlar. ABD Başkanı’yla ABD’li milyarderin başkanlık makamında ‘çocuklu görüntülerde’ kendi iradeleri ile hareket etmeyip bir emri yerine getirdikleri anlaşılıyor. Kendilerinin de içinde bulunduğu Siyonist topluluğun almış olduğu emri yerine getiriyorlar. Para Siyonistlerde başkan da onların emrinde milyarder de. Her ikisi de soykırım için aynı yerde duruyor. İki milyon Gazzeliyi sürmekle eğer gitmezlerse öldürmekle tehdit ediyorlar. Hiçbir uluslararası anlaşma, kanun, hukuk onlara geçmiyor. İslam ülkelerine niye geçsin. Ticareti de kestikten sonra bir şey kalıyor.

Son vuruş. İslam ülkeleri, Türkiye liderliğinde İslam ülkeleri askerlerinden oluşan İslam ordusu kurup İsrail’i ortadan kaldırmalıdır. Bunu yaparken ABD gıkını çıkaramayacaktır. İslam ülkeleri yöneticileri yeter ki paraya tapmayı reddetsin. Siyonistlerin tuzak tekliflerine gelmesin. Bunu başaracaklardır. O zaman Müslümanlar felaha kavuşur.

Tarihe geçenler dünyalığı reddedenlerdir!