Algı düzeninde ısrarla hakikati savunmak: Millî Gazete 54 yaşında!

Abone Ol

Türkiye’de medya artık büyük ölçüde gazetecilik yapmıyor. Yapılan şeyin adı çoğu zaman habercilik değil; “meşrulaştırma, parlatma ya da itibarsızlaştırma operasyonudur.”

Medyanın büyük kısmı, siyasetin ya doğrudan aparatı ya da dolaylı müttefiki hâline gelmiş durumda. İktidarlar değiştikçe manşetlerin değiştiği, güç dengeleri kaydıkça yorumların yön değiştirdiği bir medya düzeniyle karşı karşıyayız. Dün sert eleştirenlerin bugün suskunlaştığına, dün övenlerin bugün mesafe koyduğuna sıkça tanıklık ediyoruz.

Manşetler hakikatin değil, talimatın ürünüdür. Ekranlar, soruların değil ezberlerin dolaşıma sokulduğu alanlara dönüşmüştür.

Yeni medya düzeni de bu çürümeyi örtmeye yetmiyor. Aksine daha da derinleştiriyor. Sosyal medya hız kazandırdı ama derinliği yok etti. Haber çoğaldı ama hakikat azaldı. Herkes konuşuyor ama kimse sorumluluk almıyor. Yanlış bilgi saniyeler içinde yayılıyor, düzeltme ise hiçbir zaman aynı hızla dolaşıma girmiyor.

İşte Millî Gazete’nin farkı tam da burada ortaya çıkıyor.

Millî Gazete, 54 yıldır bu çarkın parçası olmayı reddeden bir yayın organıdır. Ne iktidar değiştikçe manşet değiştirmiştir ne de güç merkezlerine yakın durmanın konforunu tercih etmiştir. Siyasetin karşısında kör bir muhalefet de yapmamış; yanında koşulsuz bir destek de sunmamıştır. Yanlışa yanlış, doğruya doğru demenin bedelini göze almıştır.

Bugün medyada “tarafsızlık” iddiası, çoğu zaman ilkesizliğin kılıfı haline gelmiştir. Zulüm karşısında susup bunu denge olarak sunan bir medya düzeni vardır. Millî Gazete ise tarafını gizlememiştir: Adaletin tarafı, mazlumun tarafı, hakikatin tarafı.

54 yıl boyunca Millî Gazete; baskılara, ambargolara, yok sayılmalara maruz kalmıştır. Ama kalemini eğmemiştir. Bugün bazı medya kuruluşlarının bir gecede nasıl yön değiştirdiğini, dün söylediklerini bugün inkâr ettiğini gördükçe; Millî Gazete’nin istikrarı daha da anlam kazanmaktadır.

Medya bugün büyük ölçüde hafızasını kaybetmiştir. Dün attığı manşeti bugün arşivden silmeye çalışan, geçmişi yük olarak gören bir anlayış hâkimdir. Millî Gazete ise “unutmayan” bir gazetedir. Darbeleri unutmamıştır, vesayeti unutmamıştır, yanlışları unutmamıştır. Çünkü hatırlamak, iktidarların değil; halkın lehinedir.

Millî Gazete, okurunu oyalamaz. Algı üretmez. Popüler olmanın değil, doğru kalmanın peşindedir. Bu yüzden belki kalabalıkların değil ama düşünenlerin, sorgulayanların, teslim olmayanların gazetesidir.

Bugün 54 yaşında olan Millî Gazete, medyanın içine düştüğü bu tablo karşısında şunu hatırlatmaktadır:

“Gazetecilik hâlâ mümkündür.

Ama bedelsiz değildir.”

Algı makinesine dönüşmüş bir medya düzeninde, 54 yıldır aynı yerden konuşabilmek bir başarı değil, bir direniştir.

Nice yıllara Millî Gazete…