Alevi Çalıştayları sonucunda alınan kararlar doğrultusunda bu eğitim-öğretim yılından itibaren ilköğretim 4. sınıftan lise son sınıfa kadar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarında Alevilik konusu işlenecek.
Alevi Çalıştayları‘nı yürüten dönemin Devlet Bakanı, şimdiki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 60. hükümet döneminde ‘‘Hükümet olarak Milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek adına, toplumsal bazı sorunları, demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler zemininde yeniden ele alıp değerlendirme amacı taşıyan bir dizi girişim başlattık‘‘ diye konuştu.
Bu girişimlerden birinin de Alevi vatandaşların sorunlarına çözüm bulmak amacıyla başlatılan çalıştaylar olduğuna dikkati çeken Çelik, ‘‘Alevilerin sorunlarını tam bir açık yüreklilikle dile getirdikleri bu çalıştaylarla ilk kez devletle Aleviler arasında doğrudan bir iletişim ve buna bağlı bir diyalog zemini oluşturulmuştur‘‘ dedi.
Çalıştaylar sayesinde Alevilerin sorunlarının hiçbir dönemde olmadığı kadar toplumda ele alınır olduğunu vurgulayan Çelik, böylece Aleviliği tanımayan, bilmeyen veya yanlış bilen çevrelerin Aleviliği doğru kaynaklardan, doğru bir şekilde öğrenme ihtiyacı duymaya başladığını belirtti.
2009‘un haziran ayında başlayan çalıştaylar süreci ile karşılıklı önyargıların azalmaya başladığını ifade eden Çelik, devletin Alevilik ile ilgili hafızasının güncellendiğini de söyledi.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri müfredatının bu çalıştaylarda gündeme geldiğini belirten Çelik, çalıştaylar sonunda varılan mutabakat gereğince, müfredatta gerekli düzenlemeleri yapmak üzere Alevi vatandaşlardan oluşan bir komisyon kurulduğunu ifade etti.
Bakan Çelik, komisyonun 3 ay gibi kısa bir sürede çalışmalarını tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne sunduğunu söyledi. Çelik, genel müdürlüğün değerlendirmesinin ardından çalışmanın 2010 yılının Aralık ayında Alevi vatandaşların temsilcileriyle paylaşıldığını kaydetti.
Çelik, ‘‘AİHM‘in, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi müfredatına ilişkin 2007 yılında verdiği kararda belirttiği nesnellik ve çoğulculuk ilkeleri ışığında hazırlanan yeni müfredat, Talim ve Terbiye Kurulu tarafından da onaylanmıştır. Böylece Alevilik ilköğretim 4. sınıftan, lise son sınıfa kadar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarına girdi‘‘ diye konuştu.
Yeni müfredatın Nusayri ve Caferi vatandaşların taleplerini de karşıladığını vurgulayan Çelik, basımı tamamlanan ders kitaplarının 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında öğrencilere okutulacağını söyledi.
-İLKÖĞRETİM DERS KİTAPLARINDA ALEVİLİK KONUSU-
Düzenlenen yeni müfredata göre, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretim programlarında yer verilen Alevilik, Bektaşilik, Caferilik ve Nusayrilik konuları özetle şöyle:
İlköğretim 4. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabının ‘‘Din ve Ahlak Hakkında Neler Biliyorum‘‘ ünitesinde, ‘‘Güzel Söz Söyleyelim, Güzel Davranışlarda Bulunalım‘‘ konuları, Hz. Ali‘nin ‘‘Allah‘ın yarattığı en güzel ve en çirkin şey sözdür. Söz var ki söyleyenin yüzünü ak eder; söz var ki söyleyenin yüzünü kara eder‘‘ ifadeleri örnek verilerek işleniyor.
‘‘Temiz Olalım‘‘ ünitesinin ‘‘Sözünde Durmak, Dürüst, Güvenilir Olmak ve Temizlik‘‘ konusu işlenirken, Hacı Bektaş Veli‘nin temizlik ile ilgili ‘‘Bir şişenin içine pis bir şey konulup ağzı kapatılsa, dışı ne kadar temizlenirse temizlensin içi kirli kalmış olur‘‘ sözünün öğrenciler tarafından manevi ve maddi temizlik açısından değerlendirilmesi isteniyor.
Kitapta Kevser Suresi‘nin anlamına da yer veriliyor. ‘‘Kevser‘‘in bolluk ve bereket anlamına geldiği belirtilerek, ‘‘Allah, Hz. Peygamber‘e vahiy ve peygamberlik gibi pek çok nimet vermiştir. Bu nimetlerden biri de Hz. Peygamber‘in neslinin devam etmesidir. Nitekim Hz. Fatıma‘nın Hz. Ali‘yle evliliğinden olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile Peygamberimiz‘in nesli devam etmiştir. Sure bu nimetlerden bahsettiği için ‘Kevser‘ adını almıştır‘‘ ifadesi yer alıyor.
Kitapta ‘‘... başta Kur‘an‘ı en iyi bilenlerden biri olan Hz. Ali olmak üzere sahabelerin de katkılarıyla Kur‘an-ı Kerim tek bir nüsha olarak kitap haline getirildi‘‘ ifadeleri kullanılarak, Hz. Ali‘nin Kur‘an‘a hizmetlerine ve katkılarına yer veriliyor.
Ayrıca bu ders kitabında, ‘‘Aile ve Din‘‘ ünitesinin ‘‘Ailemizde Birbirimize Saygı Gösterir, Yardım Ederiz‘‘ konusu işlenirken ise Hz. Ali ve Cafer-i Sadık‘ın sözleri kullanılıyor.
İlköğretim 5. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında da ‘‘İbadet Konusunda Bilgilenelim‘‘ ünitesinde yer alan ‘‘Dua İbadetin Özüdür‘‘ ve ‘‘Niçin ve Nasıl Dua Edilir‘‘ konuları anlatılırken Cafer-i Sadık‘ın ‘‘Belaya uğramaktan korkan kişi Allah‘a dua etsin‘‘ sözüne yer verilerek ve öğrencilerden bu sözü, duanın önemi açısından yorumlamaları isteniyor.
‘‘Kültürümüzden Dua Örnekleri‘‘ konusunda ise Alevi ve Bektaşilik‘teki dua örnekleri sıralanıyor. Kitapta, ‘‘Hz. Muhammed ve Aile Hayatı‘‘ ünitesi anlatıldıktan sonra, öğrencilerin okuması için ‘‘Hz. Peygamber‘in Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Sevgisi‘‘ adlı okuma metninde, Hz. Muhammed‘in torunlarına duyduğu sevgiye değiniliyor.
‘‘Sevinç ve Üzüntülerimizi Paylaşalım‘‘ ünitesine ‘‘Nevruz ve Hıdırellez‘‘ konusu eklenerek, şu ifadeler kullanılıyor:
‘‘Halk inanışlarına göre nevruz, çeşitli tarihi şahsiyetler ve olaylarla ilişkilendirilmektedir. Alevilere göre Hz. Ali, 21 Mart günü doğmuş ve bu günde Hz. Fatıma ile evlenmiştir. Bu nedenle 21 Mart nevruz şenlikleri gerek Asya Türk boylarında gerekse Selçuklu ve Osmanlı Türklerinde çoğu zaman kutlanmıştır.‘‘