Bir hanım kardeşim telefonla aradı ve ilk ifadesi şu
oldu: Beni sadece dinleyin yeter, başka bir şey istemiyorum. Halimi kimseye
anlatamıyorum. Sonra devam etti: Bir yıldır eşimde büyük değişimler oldu.
Artık eve geç geliyor, giysilerinde daha önce hiç tercih etmediği renkleri
tercih ediyor, kendine özel bakım yaptırıyor, bizimle iletişim kurmuyor,
yemeğini yedikten sonra odasına çekilip internette takılıyor. Sorduğumuz
sorulara geçişli cevaplar veriyor, kendisindeki değişimin sebebini sorduğumuzda
öfkeleniyor, bizi evi terk etmekle tehdit ediyor. Hayattaki en değerli servetim
dediği çocuklarının yüzüne dahi bakmıyor, beni kendime bakmamakla, kültürsüz
olmakla suçluyor. Bizimle arasına mesafe koyuyor, on beş yıllık eşim gitti
yerine bambaşka biri geldi. Onun için neler yapabilirim diye düşünürken neyse
ki biricik eşimdeki değişimin nedenini öğrenmiş oldum. Bir yıldır bir bayanla
çıkıyor ve vaktin çoğunu birlikte geçiriyorlarmış. İlk öğrendiğimde üzerimden
kaynar sular döküldü, yapmaz benim eşim asla yapmaz dedim. Ama bu duygularımın
sesiydi aklım öyle demiyordu. Güvendiğim, inandığım ve umutlarımı bağladığım
eşim ne yazık ki beni aldatmıştı, artık bundan sonra hayatıma yeniden yön
vermek zorundaydım. Her şey değişmişti, huzur bulduğum evimde artık sıkılır
olmuştum, çocuklarım soru sorduklarında onlara cevap ermekten kaçınıyordum.
İhanetin faturası bana çıkmıştı ve ben tek başıma bu yükün altından kalkmak
zorundaydım.
Eşinizin yaşam düzeninde bazı değişiklikler yapması her
zaman kötü bir şeyin alameti olmayabilir. Bazen kişi yaşamında küçük
değişiklikler yaparak, enerjisini yükseltmek isteyebilir. Fakat hanım
kardeşimizin de belirttiği gibi aldatan kimselerin çoğu daha önce hiç
yapmadıkları şeyleri yapmaya ve kendilerine daha fazla itina göstermeye
başlıyorlar. Öz bakım merkezi bir şey oluyor ve kişi vaktinin çoğunu öz
bakımına harcıyor. Karşı tarafın dikkatini çekebilmek için tarzını
değiştiriyor. Diğer taraftan, eve ve eşine olan ilgisi gittikçe azalıyor. Kişi
evine yabancılaşıyor, bütün ilgisini karşı tarafa yoğunlaştırıyor. Evdeki
sorunlar artıyor, çocuklar isyan etmeye başlıyorlar, aile yakınları soruna
kendilerince çözüm aramaya çalışıyorlar.
İhanet eden eş, yaşadığı duygusal yoğunluğun fark
edilmesi ya da olayın duyulması neticesinde ya savunmaya geçiyor ya da sessiz
kalıp özür dilemeye ve sorunu telafi etmeye çalışıyor. Yıkılan gönüllerin,
örselenen duyguların farkına varamıyor. İpini koparmış bir uçurtma gibi öylece
gitmeye devam ediyor. İhanetin faturasını ise sadece aldatılan eş değil ailenin
bütün fertleri ödemek zorunda kalıyor.