Al birini vur ötekine

Abone Ol

Bu kadar başarısızlık, olumsuzluk, kötü gidişat hiçbir dönemde olmadığı kadar var iken, bir iktidar nasıl olur da 22 sene iktidarda kalır? Lafı dolandırmaya hiç gerek yok. Bunun başlıca müsebbibi ana muhalefettir. Bunu söylememizin sebebi çok açık ve net. Herkes de hemen hemen biliyordur ama bugünlerde yine aynı tiyatroların oynamasını gözlemlediğimizden bunları yazmak zorunda kalıyoruz.

Her ne zamanki iktidar toplum nezdinde gözden düşüyor, irtifa kaybediyor. İşte o zaman ana muhalefet can simidi gibi imdadına yetişiyor. Nasıl mı? Hiç yoktan laiklik tartışması gibi suni gündemler oluşturularak ana muhalefetin bazı cahil kafaları İslam’a ve toplumun manevi değerlerine saldırmaya başlıyor. Bu da inanç noktasında hassasiyet gösteren milletin tepkisine yol açarak bir karşı duruş sergilemesine yol açıyor. Hâlbuki gösterişte, söylemde inançlı olan iktidar bu kesimi maniple ederek kendi tarafında tutmayı başarıyor maalesef. Bu iktidar ve muhalefetin oluşturduğu kitle partileri ülke yönetiminde esastan bakıldığında birbirlerinin aynı. Söylemleri farklı olsa da bunların her ikisi de Batıcı, faizci, kapitalist ekonomik sistemi ülkemize getiren ve uygulayan, birinin diğerinden farkı olmayan sistem partileridir. Belediyelerde olup bitenler yani yolsuzluk, israf, yandaş kayırma gibi haksızlıklar bunlarda fazlasıyla mevcut. Kültür etkinlikleri programlarında birtakım imtiyazlı şarkıcılara bol keseden dağıtılırken esas bu milletin kadim kültürü olan âşıklık geleneğini sürdüren halk ozanlarına bunun binde biri dahi verilmiyor. Bu tutumlarıyla da gerek iktidar gerek de ana muhalefet burada da kimin yanında olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Yani bize göre al birini vur ötekine... Zaten demez miydi merhum Erbakan Hoca, “Türkiye’de iki parti var. Biz ve diğerleri” diye... Ruhu şad olsun. Ne kadar isabetli, günümüze ışık tutan, yolumuzu aydınlatan bir söylem. Devamında şunu da söylerdi: “Biz particilik yapmıyoruz. Hak ve batıl mücadelesi yapıyoruz. ‘Hak gelecek batıl zail olacak.’ Onun için de gece gündüz durmadan çok çalışmalıyız.” Der ve cihadın önemini anlatırdı. Çünkü kurtuluş Milli Görüş’tedir ve adil düzendedir. Yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünyayı kurmak için Milli Görüş’ün ipine sarılmaktan başka çare yok. Çünkü bu düzen partilerinin millete verdikleri ızdıraptan başka hiçbir şey kalmadı. Temennimiz odur ki en yakın zamanda adil düzene kavuşulur. Milletin ızdırabı da sıkıntısı da biter vesselam...