ESKADER (Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları
Derneği) 4 Mart 2008 tarihinde kuruldu.
Türk edebiyatını, dilini, sanatını, kültürünü araştırmak,
bu konuda yapılacak çalışmaları teşvik etmek amacıyla kuruldu.
Medeniyetimizi, geleceğe taşımak her düşünürün aslı
görevidir.
Bu görev, fert bazında değil de bir kurum çatısı altında
yapıldığında daha etkili olacağı muhakkak.
Nitekim ESKADER de bunu yapmaya çalışıyor.
Beş yıldan beri yaz-kış demeden faaliyetlerini büyük bir
coşkuyla sürdürüyor.
Her hafta Cağaloğlu/ Timaş kitap kahvede, Babıâli
sohbetleri aralıksız devam ediyor.
Tarih, şiir, mizah, tasavvuf, kültür, edebiyat, sanat,
medeniyet, basın, yayın dünyası ve daha birçok konu işleniyor.
Bu sıcak ortamda her hafta bir beyin fırtınası esiyor.
Yaşayan kültür çınarları konuşturuluyor.
Anma programları yapılıyor.
Törenler yapılıyor.
Her sene edebiyat, sanat ve kültür alanlarında ödüller
veriliyor.
***
Esas burada vurgulamak istediğim, kültür alanında hizmet
edenlere gösterilen vefa dır.
Bizde yazar- çizere pek değer verilmez.
Bir yazar, kısık imkânlarıyla birikimlerini toplumla paylaşmaya
çalışır.
Ortaya eserler koyar ama karşılığını göremediği gibi
önemsenmez de
Bu dünyadan göç ettikten sonra, arkasından övgüler
yağdırılır.
Daha sonra da unutulur gider.
Bana göre ESKADER, bu vefasızlığı ortadan kaldırmaya
çalışıyor.
Tarih, şiir, mizah, tasavvuf, kültür, edebiyat, sanat,
müzik, sinema, medeniyet, basın, yayın dünyası ve daha birçok konularla
ilgilenen insanlara değer veriyor ve onları önemsiyor.
Bu önemseme insana değer verme açısından ayrı bir özellik
taşıyor.
İnsanın en çok ihtiyaç duyduğu duygulardan biri de
önemsenmesi ve kendine değer verilmesidir.
Yüce Yaratan da en değerli varlık olarak insan olduğunu
söylüyor.
Tin suresinin 4. ayetinde: Biz insanı en güzel biçimde
yarattık buyuruyor.
İnsanın içinde var olan bu duygunun, başkaları
tarafından takdir edilmesi, insanın fıtratından geliyor.
***
ESKADER, 5 yıllık sure içerisinde her hafta, Timaş kitap kahvede, Babıâli sohbetleri adı
altında konuşmacıları misafir ediyor.
Geçmişte ki Ali Fuad Başgil, Fethi Gemuhluoğlu, İlhan
Ayverdi, Münevver Ayaşlı, Sâmiha Ayverdi, Bahtiyar Vahapzâde, Durmuş Hocaoğlu,
Oktay Aslanapa, Turan Yazgan, Vehip Sinan dan tutun da günümüze kadar herkesi
ağırlıyor ve tanıtıyorlar.
Dahası, topluca mezarı başına gidip anıyorlar.
Sanatın, edebiyatın, kültürün ve dilin sıradanlaşmaya
başladığı bir döneme doğru gidiyoruz.
Bu dönemde böylesine önemli bir görevi sürdürmek ise,
başlı başına bir gönül ve sevgi işidir.
İnsanı seven ve insana değer veren bunu isteyerek yapar
ve bundan da manevi haz duyar.
Bu görevler parayla, mevkile, hatır-gönülle olmaz.
***
ESKADER den bahsetmişken, bu işin öncüsü olan değerli
Mehmet Nuri Yardım dan bahsetmemek olmaz.
Bu kurumu, ekibiyle aktif hale getiren bizzat kendisidir.
Gayretleriyle birlikte yüreğini de ortaya koyuyor.
Sade burada değil, kubbe altında ki kurslarıyla, birkaç
Web sayfalarının tasarımlarıyla, yazıları ve kitap çalışmalarıyla yoğun bir
halde, bu etkinlikleri sürdürüyor.
Bu enerji, bu aktiflik, ancak ve ancak sevgiyle olur.
Böyle bir duyguya sahip olan insanların tek bir isteği
olur.
O da, manevi tatmin isteğidir.
Bu durum, günümüz insanına garip gelebilir.
Çünkü günümüz insanının genel beklentisi maddi
tatmin dir.
Manevi tatminin nasıl bir duygu olduğu çağımız insanına
tattırılmadığından her şeyi maddi tatminde arıyor.
Bu açıdan değerli Mehmet Nuri Bey i en kalbi
duygularımla kutluyor ve başarıların devamını diliyorum.