Akrep bile yılana yem yapılmazken

Abone Ol

Suçlu kabul edilen bazı insanların sürgüne gönderilmedeki

hedef, işlediği suçu işlemek için çevre desteğinden mahrum etmek.

Suç işlediği kişilerden uzak tutmak.

Sürgünde süründürerek yaptığının cezasını çektirmek.

İslam hukukçuları da, Maide Suresi nin 33 üncü ayetini,

Haşr Suresi nin 3 üncü ayetini esas alarak sürgün cezasını kabul etmişler ama

yurt dışına çıkarmayı, Müslüman ı yabancıların eline teslim etmeyi kabul

etmemişler.

İmam Ebu Hanife ise sürgün yerine pişman oluncaya kadar

hapsi kabul eder.

Yurt dışına sürgün, çok ağır bir cezadır.

Suçlu insanımızı yabancıların eline teslim etmektir.

Yabancının biri ona az paraya tetikçilik yapmayı teklif

edecek, can pazarının taciri olacak.

Bir diğeri ucuz işçi gözüyle bakacak ve karın tokluğuna

çalıştıracak.

Bir başkası profesyonel paralı asker olarak kullanmaya

çalışacak.

Bazıları da ona kilisede çan çalacak zangoçluk görevi

teklif edecek.

Beş-on yıldır adam öldürme eğitimi almış birine kimse

canını ve malını teslim etmez.

Sürgünde sürünmesi istenenin daha kinli olarak sürgün

edenin üzerine sürülmesi de muhtemel.

Hiç birine, Çekerim başımı alır giderim dedirtmezler.

Kendi başına bırakmazlar.

Kurtulmayı başaranlar, işini kuranlara da yalnızlığı

rahatlık vermez.

Sürgüne gül koklatsan burnunun direği sızlar.

Sürgüne bal yedirsen ağzına biber çalar.

Sürgünde güneş ısıtmaz, buz soğutmaz, yabani yüzleri göz

ısırmaz.

Suçu sırtından hiç düşmez.

Rüyalarında arkasından bir kurşun sesi gelir.

Önünde kan ırmağı seni boğmaya akar.

Aldığı canların feryadı gönül koridorlarında hep

yankılanır durur.

Bastığı topraklar yabancı.

Pazara sürülmüş kurbanlık gibi.

Kim alacak, kim kesecek, kim yiyecek o belli değil.

Günler geçmez, dakikalar bitmez.

Kan akar yüreğinden.

Kendi kanımı, akıttığı kanlar mı o belli değil.

Ölen her kuş, solan her çiçek aldığı canları hatırlatır.

Ana hasreti yakarken yüreğini, yad ellerde çürütürler

ömrünü.

Yanacak yâri var, yanında değil.

Dağlar dumanlı, yollar mayınlı.

Dost düşmana karışmış.

Kuş sütü sunsa eller, engerek zehri sanılır.

Gördüğü her ana ona ana hasretine petrol püskürtür.

Dostu yok düşmanı çok.

Umut ışığı sönmüş.

Karamsarlık sarmış her yeri.

Akrep bile yılana yem yapılmazken.

Ya bu sürgünler neden

Ana kucağına, baba ocağına dönmesine izin verilseydi.

Kucağında silah değil sevdiği olarak uyusaydı.

Anasının elinden sıcak bir çorba içirilseydi.

Kardeşleri gelip o yatarken üzerine atılarak

uyandırılsaydı.

Aileye katkıda bulunacak kadar iş bulunsaydı.

Amerikan silahlarına yatırılan paraların onda biri

bunlara yatırım olarak döndürülseydi daha iyi olmaz mıydı

Akrep bile yılana yem yapılmazken.

Ya bu sürgünler neden