AKP'ye sormalı ve hatırlatmalıyız

Abone Ol

İki çeşit insan vardır.

Birinci tip insan, anlatılanları duyacak ve anlayacak durumda değildir. Yaratılışı, potansiyeli, altyapısı ve bilgisi, anlatılanları duyacak ve anlayacak seviyede değildir. O seviyedeki bir insan mazurdur, suçlu değildir. Bir insan kör ise ona göstermeyeceksin, sağır ise söylemeyeceksin. Köre farklı şekillerde göstererek anlatacaksın, sağıra da farklı şekillerde anlatarak duyuracaksın. Bu sebepledir ki yalnız yapmak yetmez, yapılanları açıklayacaksınız. O zaman körler de görmüş olacaklardır. Anlatılanları bizzat yapacaksın, o zaman sağırlar da görerek anlayacaklardır.

İkinci tip insan ise öylesine güzel görmekte ve öylesine iyi anlamaktadır ki, sen sadece söyleyecek ve yapabildiğin kadarını göstererek tebliğ yapacaksın; hepsi o kadar. Onlar anlatılanı anlar ve gereğini yapar. Dalalette olanlar, açıkça ve bile bile dalalette olanlar ise görmezler ve duymazlar, yapılması gerekeni de vaktinde yapmazlar. İnsanlar daima iki yoldan birisini seçeceklerine ve yapacaklarına karar verme durumundadır.

Bu tesbitlerden sonra, AKP ye sormalıyız: 

- Ülkenin çelişkili anayasası, çelişkili kanunları, çelişkili kurumları var mıdır Halk bu sebeple ne yapacağını bilmediği için zulme uğramıyor mu Senin bu kanunları değiştirecek gücün yok mudur Yeterince gücün ve oyun varken, neden onları değiştirmedin de; sadece AB den gönderilen okumadığın ve anlamadığın kanunları Türkçeye aktarmak ve meclisten geçirmekle meşgul oldun !. 

- Zalimlerin baskısı altında senin memurların kanunları bilmeden ve anlamadan, zulümle hükmetmiyorlar mı, zulümle muamele etmiyorlar mı Bunları bilmiyor musun Neden bunlara çare aramadın Kanunlara uymayan görevlileri neden kanun uygulamalarına çekecek adil bir düzeni getirmedin Emperyalistler ve onların işbirlikçileri, Türkiye yi yıkma emelleri içinde iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorken ne yaptın  

- Ülkemizde yargılama onlarca sene sürmüyor ve en sonunda esastan değil, usulden karara bağlanmıyor mu Yani, borçlu ve alacaklı konumundaki davalı ve davacı taraflar ölüyor ama mahkeme hâlâ bitmemiş olarak senelerce devam ediyor. Anayasa ekseriyetini aldın, bu durumu neden düzeltmedin Yargılamaları ve adalet tevziini hızlandıracak hakemlik sistemini neden getirmedin

- Ülkede kayıtsız ekonomi, kayıt dışı ekonomi yok mudur, bunu bilmiyor musun Halk çareyi kayıtlı ekonomiden kaçmakta ve kayıt dışına kaymakta bulmuyor mu Bütün bunlara sebep olan da ülkedeki düzensizliktir. Kanunların ağır vergiler koyması, bürokratların halkı ezmesi karşısında esnaf ve halk perişandır. Bir muhasebeci olarak hesap tutamazsınız. Çünkü siz doğru dürüst adamsanız, vergi kaçırmaz ve olmayan hayali kayıtlar tutmazsınız. O zaman da hiç kimse size hesap yaptırmaz, şirket defterlerini tutturmaz.

Dürüst avukatsan, kimse sana dava getirmez... Dürüst mühendissen, kimse sana proje yaptırmaz... Çünkü sen hile yapmazsın, yalan söylemez yalan yazmazsın, rüşvet vermezsin...

Sana yeterince oy veren halkı ve namuslu insanları aç bırakmaya ne hakkın var

Bütün bunları bilmiyor musun ..

Hiç bilmez olur mu

Halkın arasında halkla birlikte olduklarında, kendileri bu yolsuzlukları göre göre, bu zulümleri bizzat yaşaya yaşaya o günlere geldiler. Buna rağmen beş-altı yıldan beri yapılması gerekenleri zamanında yapmadılar. Anayasa çoğunluğu güçlerini vaktinde kullanmadılar. Yapılması gerekenler zamanında yapılmayınca, şimdi hiç beklenmedik bir yerden darbe geldi.

Zararın neresinden dönülürse kârdır. Kaybedecek bir günümüz bile yoktur. Sözün bittiği bir yer vardır. O noktaya gelmiş bulunuyoruz. Artık yapılması gerekenler bir an önce yapılmaya başlanmalıdır. Vesselâm