AKP’li dostlarımızdan sık sık aldığımız bir eleştiri var.
Diyorlar ki: Hep bizi eleştiriyorsun ama ana muhalefet partisi hakkında bir şey yazmıyorsun!
AKP’li dostlarımızın bu eleştirisine kısmen hak veriyoruz.
Doğrudur, hep kendilerini eleştiriyoruz.
Ama onların da buna hazır olmaları gerekmiyor mu?
Mademki iktidardalar, ilk eleştirilecek olan kendileridir.
İktidarda olanlar yani icraat makamında olanlar AKP’liler!
Şimdi iktidarı bırakıp ana muhalefeti eleştirmeye başlasak bu doğru olur mu? Hem muhalefetin nesini eleştirelim?
Onları döviz kurlarındaki oynaklıktan mı sorumlu tutalım, yoksa enflasyonun alıp başını gitmesinden mi?
AKP’li dostlarımızın böyle bir taleplerinin olmayacağını biliyoruz.
Kendileri ana muhalefeti bugünkü konumundan dolayı değil de geçmişte imza attıkları zulümlerden dolayı eleştirmemizi, daha doğrusu bu zulümlerle ilgili olayları sürekli canlı tutmamızı bekliyorlar.
Vakti zamanında bu zulümleri bir hayli dile getirmiş biri olarak şimdi tekrar tekrar aynı konuları gündeme getirmeyi sağlıklı bir yaklaşım olarak görmüyoruz.
Vakti zamanında gerekenler yazıldı ve halk bu konuda kararını vererek onları ana muhalefete mahkûm etti! Uzun yıllardır bellerini doğrultamıyorlar ve iktidar yüzü göremiyorlar!
İçlerinde bu durumun farkına vararak kendilerine bir çekidüzen vermek isteyenler var. Bunu başarabilecekler mi bilemiyoruz.
Ama içinde yaşadığımız günlerin ana muhalefetin geçmişteki hatalarını tekrarlayıp durma yerine iktidarın yanlışlarını gündeme getirme ve onların hatadan dönmelerine yardımcı olmak olduğunu düşünüyoruz.
Bize göre “ana muhalefetin geçmişteki hatalarını sürekli canlı tutun ama bizim hatalarımızı görmezden gelin” şeklindeki bir yaklaşım sağlıklı bir yaklaşım değil.
AKP’li dostlarımız, bu konuda bizi eleştirme yerine teşekkür etseler daha doğru bir iş yapmış olurlar.
Zira “bizim hatalarımızı görmezden gelin ama ana muhalefetin yıllar önce yaptığı yanlışlıkları sürekli hatıralarda canlı tutun” çağrısı, iktidarın içine düştüğü durumu gözden uzak tutma gayretinden başka bir şey değil.