AKP hangi yüzle tek başına iktidar istiyor?

Abone Ol

13 yıldan beri tek başına iktidar olar Adalet ve Kalkınma Partisi bazı iyi işler yapmadı demiyoruz. Mesela Düzce’mizde bazı köy yolları hariç transit (otoban) yollar ve bazı tüneller ve hastaneler konusunda başarılı olmuştur. Ancak ekonomide ve Milli Eğitim konusunda başarılı olamamıştır. Okullarımızda hâlâ insanın maymundan yaratıldığı teorisi çürütülmeden okutulmaktadır. Halbuki bu Darvin teorisi çoktan çürütülmüştür. L980 darbesinden sonra kapatılan kız liseleri hâlâ açılmamış, kızlarımız kız-oğlan karışık okumaya mecbur bırakılmıştır. 28 Şubat ürünü olarak kapatılan Başbakanlığa bağlı yoksul zeki Anadolu çocuklarının barındığı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlâ kapalı tutulmaktadır. Tarımda büyük gerileme olmuş, birçok arazı bu yüzden ekilemez olmuştur. Üstelik zararlı olan Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) ithalinde ABD’nin kotası artırılmıştır. Ülkemiz dışarıdan saman ithal edecek duruma düşürülmüştür. Bu başarısızlıklar burada anlatılamayacak kadar çoktur. Ahlaki noktada ise hiçbir partinin yapmadığı kötülük AKP tarafından yapılmış, Zina serbest edilirken, domuz eti kasaplık et haline getirmiş, şiddet kanunu ile kötü niyetli kadınların kocalarını evden uzaklaştırarak evde fuhuş yapmalarının önü açılmıştır. Bu yüzden aile için cinayetler artmış, aile yuvaları yıkılmıştır. Dış siyasette ise dibe vurulmuştur. Şöyle ki:

Komşumuz Irak’a demokrasi getireceğiz diyen ABD’ye üslerimiz ve limanlarımız açılmış. Buralardan Irak bombalanarak yerle bir edilmiş, iki milyon Iraklı öldürülmüş, bir o kadar Iraklı kadına tecavüz edilmiştir. Mısır’da Müslüman Kardeşler (İhvan-ı müslimin) seçimle işbaşına geldiğinde zamanın Başbakanı R. Tayip Erdoğan oraya giderek laikliğe geçmelerini istemiş ve böylece Müslüman kardeşlerin tepkisi çekilmekten öte şimdiki darbeci Sisi ve taraftarlarına yeşil ışık yakılmış, darbeden sonra lafla karşı koymaktan başka bir tutum sergilenmemiştir. Böylece Mısır halkı darıltılmıştır.  Kıbrıs harekâtında bize en büyük desteği veren Libya NATO ile birlikte bombardıman edilerek Kaddafi öldürülerek bu ülke parçalara bölünmüş, Türk işçilerinin oradan kovulmasına sebep olunmuş ve Bu kardeş ülke Fransa, İngiltere ve İtalya’nın esaretine bırakılmıştır. Ayrıca buradan kaçmak zorunda kalanların birçoğu Akdeniz sularında boğulmuş ve perişan olmuştur. Suriye Müslüman Kardeşler Teşkilatı zamanın Başbakanı R.T. Erdoğan ve yine zamanın Dışişleri Bakanı A. Davutoğlu tarafından Esed’in kısa zamanda devrileceği telkiniyle ayaklandırılmıştır. Ama değil üç ay ve üç haftada Eset düşürülememiş, aksine beş yıldır bu ülkenin özellikle Sünni Müslümanlardan öldürülenler yüzbinleri bulmuştur. Bu arada 2,5 milyonu ülkemize üç milyonu Ürdün’e sığınırken birçoğu da Avrupa’ya kaçarken denizlerde boğulmuş, Aylan Kürdi gibi 2,5 yaşındaki yavruların cesetleri sahillerimize vurmuştur. Bütün bunlara sebep olan AKP iktidarı cezalandırılması gerekirken bir de tek başına iktidar olmak için oy istemeleri hangi vicdan iledir bilemiyoruz.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuracağı hükümetler yıkılma ve parçalanmalarına sebep oldukları bu müslüman ülkelerle dostluk kuramazlar. Yani AKP’nin tek başına iktidar olması halinde çevremizde dost bulamayacaklardır. Şu anda Meclis’te bulunan partilerin de bu ülkelerle dost olmaları çok zordur; çünkü onlar da AKP’nin o politikalarına karşı gereken tepkiyi göstermemiş veya gösterememişlerdir. Öyleyse tek çare Saadet Partisi’nin Meclis’e girmesi ve kurulacak koalisyonlarda hayra motor, şerre fren olmasıdır. Bu nedenle milletimiz Saadet Partisi’ne oylarıyla destek vermelidir.