Sorular çok, belirsizlik yüksek. Bir kişi var ki, neler yaşayacağımızı asıl onun kafasındakiler belirleyecek: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Acaba neler düşünür, nasıl bir strateji izler. Numan Kurtulmuş‘la görüştüm, "Tanıdığım Recep Tayyip Erdoğan" diyerek söze girdi ve can alıcı gündeme ilişkin analizlerini anlattı.
İşte, geçenlerde hükümetin ekonomi politikasını eleştirdiğinde Başbakan Erdoğan‘ın "Numan kardeşim" diye hitap edip yanıtladığı Saadet Partisi lideri Numan Kurtulmuş‘un bakış açısıyla yeni dönemin yol haritası.. "Aslında sistemle uzlaşıyor; ama kavga ederek."
Önce, referandum tartışmaları...
"Başbakan Erdoğan‘ın bugün gündeme getirdiği Anayasa değişikliği reformu aslında onun sistemle uzlaşmasıdır. Pakete bakın, bunu görürsünüz. Ama o ne yapıyor, kavga ederek sistemle uzlaşıyor. Bu da onun tarzı. İlla referandum görünüyor. Bunu ekonomideki kötü gidişin AKP‘ye etkilerini azaltmak için yapıyor. Normal koşullarda referandumdan ‘evet‘ çıkar. Bu Türkiye sosyolojisi ile alakalı. ‘Evet‘ kelimesi sihirlidir. ‘Bana yaptırmıyorlar‘ diye sistemi eleştirererek millete başvurursanız o size yetki verir. Ama bir ihtimal daha var, hiç beklemediği bir sonuç çıkabilir. Yüzde 49‘da kalırsa AKP biter, Erdoğan‘ın bütün planları suya düşer."
O halde "Erdoğan bu riski neden üstleniyor, nasıl bir siyasal hesap yapıyor?" İşte Kurtulmuş‘un çok ilginç ve tartışma yaratacak değerlendirmesi: "Asıl mesele Cumhurbaşkanlığı seçimi. Tayyip Bey, Cumhurbaşkanı olmak istiyor. Abdullah Bey de devam etmek niyetinde. Bugün yaşanan beş yıl mı yedi yıl mı kavgası gerçekte Erdoğan mı Gül mü kavgasıdır. Ama unutulmasın; bu AKP‘de iç gerilim yaratır; ciddi rekabet yaşanır, ama en son noktada uzlaşırlar. Çünkü ikisi de bir yerde uzlaşma olmazsa beraber tasfiye olacaklarını bilir."
Kurtulmuş, AKP‘nin yüzde 28-32 sınırına çekildiği inancında. Dışarıdan müdahale olmazsa oylarda daha da düşüş bekliyor. Ge rekçesini ekonomide ve işsizlikte görüyor. Bu trendi tersine çevirecek tek ihtimalin 27 Nisan e-muhtırası gibi müdahaleler olacağını söylüyor. İktidar kanadında böyle bir beklenti olduğu kanaatinde. "Bıraksınlar sandıkta millet hesabını görsün. Kapatma davası açılırsa, ya da referandum süreci Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulursa fazladan 10 puan kadar oy alırlar. Aynen 367 olayında olduğu gibi, bu onları tekrar diriltir" diye anlatıyor.
Elinde raporlar, uzman yorumları, kafasında kendi gözlemleri... Numan Kurtulmuş, hükümeti genellikle can evinden vuran söylemler geliştiriyor. Doğruya "destek" veriyor, yanlışa "dur" diyor. İktidarla aynı dili konuşması da avantajı. Bir iddiası var: "Gerilim politikası bilinçli. AKP‘nin stratejisi bu. Gerilim düşse AKP balonu patlar. Benim yaptığımı CHP yapsa AKP yüzde 10‘lara kadar geriler. Ama yapmıyorlar, yapamıyorlar. CHP‘nin yerine olsam, ‘getirin reform paketini‘ derim, kendi isteklerimi koydururum, itiraz ettiklerini ayıklatırım referandumda ‘evet‘ kampanyası açarım. AKP‘yi böyle bir muhalefet politikası eritir. Sahte reformcu kimlik ve maskeler böyle düşer."





