1994 lü yıllar...
Tansu Çiller DYP Genel Başkanı ve Başbakan...
AKP Genel Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ınkine
benzer bir şekilde o zaman da Çiller in yakın çalışma arkadaşlarından bazıları
alevi kökenli..
Uzun yıllardır gündemde olan Alevilerin durumu, Diyanet
İşleri Başkanlığı nda bir şekilde temsilleri Çiller in Başbakanlığı döneminde
de ağırlıklı olarak gündeme geldi..
Tam bu sırada, Başbakan Çiller e bir dosya ulaşır..
Çiller in Başbakanlığı döneminde çoğu işlere el attığı
hatta Bakan atamalarında etkili olduğu sık sık iddia edilen eşi Özer Çiller
vasıtasıyla...
Bu kapsamlı bir Alevi dosyasıdır...
İtina ile hazırlandığı her halinden belli olmaktadır...
İlk kapak açıldığında dosyanın kimin tarafından
hazırlandığı da anlaşılmıştır;
Fethullah Gülen...
Peki, Gülen in dosyasında neler vardı
Fethullah Gülen, 1994 lü yıllarda, eşi Özer Çiller
vasıtasıyla Başbakan a gönderdiği kapsamlı dosyada, ağırlıklı olarak dış
güçlerin sürekli kaşıdığı Alevilikle ilgili somut önerilerini iletti...
Dosyanın ana konusunu Cemevleri yapılması yönündeki
çağrı oluşturuyordu..
Fethullah Gülen in Alevi dosyasında şunlar vardı
Alevilik, bu topraklarda ayrı bir zenginlik kaynağı...
Sünnilik mülâhazası ile bu kültür kaldırılıp bir kenara atılmamalıdır.
Millet olmanın gereğini yerine getirerek Aleviler ve
Sünniler birbirini zenginleştirecek kardeşliği tesis etmelidirler.
Hoşgörü ve diyalog, elbette Türkiye de farklı kesimler
arasında hayatî bazı şeyler vaat etmektedir; fakat Alevilerle Sünniler
arasındaki buzların değil, aysberglerin eritilmesi adına çok daha yararlı bir
gelecek hazırlayacaktır.
İşte tam bu noktada Cemevlerinin açılması büyük önem
taşımaktadır. Zira Alevilik vicahî (ağızdan ağza aktarılan, sözlü) kültüre dayanmaktadır. Bunun
kitabîleşmesi, ilmî bir yapı ve kimliğe
kavuşması, Aleviliğin öz kaynaklarının yeni nesillerle buluşması gerekmektedir.
Kentleşme sürecinde tam da bu sebeplerle Alevilik,
Cemevlerine daha fazla ihtiyaç duymaktadır.
Çünkü atadan, dededen intikal eden şeyler aynen intikal
etmeyebilir. Bunun için Cemevlerinin bünyesinde lokaller, eğitim merkezleri,
kütüphaneler, okuma salonları yapılması bugün önemli bir ihtiyaç olarak
sahiplenilmeyi beklemektedir.
Alevilikle ilgili dini ilmihal kitapları, açılacak
Cemevlerindeki kütüphanelerde yer almalı, alevi toplum bu kitaplardan istifade
ederek bilgilendirilmelidir...
***
Yukardaki satırları, bu raporu yazanları övmek ya da
yermek için yazmadım.
Sadece Alevi meselesinin boyutlarından birini ortaya
koymak için not düştüm.
Bugüne geldiğimizde
İktidar partisi AKP, şimdinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik in Devlet Bakanı olduğu dönemde, Alevi Açılımı diye bir
çalışma başlatmıştı..
Bilmem hatırlayanınız var mı
Alevi örgütleri ile bir araya gelmeler, raporlar,
istişareler, toplantılar, konferanslar, paneller (v.b.)
Peki, sonra ne oldu
Bu alanda somut adımlar atıldı mı, atılmadı mı
Gezi Parkı protesto gösterilerinin ardından bir kez daha
gündeme gelen Aleviler, taleplerinin devlet katında itibar görmediğinden
müştekiler.
Bu talepler ne kadar yerindedir, ne kadar abartılıdır, ne
kadarı haklıdır-haksızdır bilemem..
Oturup konuşmak, tartışmak gerekir.
Ama böyle bir sorun var.
Ve bu sorun Türkiye nin geleceğini de ipotek altına
almaya aday bir sorun.
Çevremize şöyle bir göz attığımızda ne demek istediğimi
sanıyorum anlamışsınızdır..
Türkiye de yıllardan bu yana bir Alevi-Sünni çatışması
çıkarmak için karanlık pusularda bekleyenleri, bu pusularda yatanların en zayıf
ve en kırılgan dönemlerde kâbus gibi üzerimize çökmek isteyeceklerini unutmamak
gerek.
Yıllardan beri çok iyi ilişkiler içinde bulunduğumuz
bir AB üyesi devletin, Kurtuluş Savaşı ndan hemen sonra hazırladığı bir
Anadolu haritasında, etnik ve de dini-mezhepsel bölgeleri
kırmızı-sarı-siyah-mavi boyalarla işaretlediğini de hiç ama hiç aklımızdan
çıkarmayalım..
MERAK ETTİKLERİM
Geçenlerde özel
bir hastaneden aradılar. Check-up (genel tarama) yapmak istediklerini, yüzde 80
indirim yaptıklarını ifade ettiler. Teşekkür ederek telefonu kapadım. Çok merak
ediyorum; bu özel hastane benim cep telefonumu nereden buldu, acaba
Rusya dan 19 ton
(19 bin kilo) şeftalinin farklı gerekçelerle Türkiye ye iade edildiği yönünde
basında haberler yer aldı. Daha önce de yine bu ülkeden büyük miktarda domates
iade edilmişti. Çok merak ediyorum; bu şeftaliler ne oldu Bakan Mehdi Eker bu
konuda nasıl bir tavır belirledi, acaba
Başbakan Erdoğan
bir konuşmasında Karakola giden bir genç (Beni oruç tutmadığım için dövdüler.)
diyerek şikayetçi olmuş. Görevli polis memuru, (Henüz Ramazan ayı başlamadı,
yarın başlayacak.) diyerek gence bir çay ısmarlayarak karakoldan göndermiş.
dedi. Espri doğru ama böyle bir olay yaşandı mı, yaşanmadı mı Çok merak
ediyorum;, Başbakan Erdoğan a bu anekdotu kim anlattı, acaba
Suudi Arabistan ın
kotası sebebiyle Hac kuraları yenilendi, bu sene daha az sayıda vatandaşımız
kutsal topraklara gidecek. Ama bu arada ilginç bir nokta; 14.800 kişi yeni
kurada saf dışı kaldı. Bu kişilerin pasaport süreleri gelecek dönem doluyor.
Dolayısıyla gelecek sene yeniden harç parası vermek zorunda kalacaklar. Bu
paraları vatandaş neden ödesin Çok merak ediyorum; Diyanet İşleri Başkanlığı
bu alanda bir çalışma yapacak mı, acaba
NOT: Bugün 24 Temmuz 2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de
grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine
getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Temmuz 2013 e kadar umutsuz
son bir maraton da bitti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Görülüyor ki, yeni
Anayasa olmayacak! dedi. Yeniden TBMM Başkanlığına seçilen Cemil Çiçek, liderlerle
görüşerek yeni bir süreç başlattı, Komisyonu toplantıya çağırdı. Başbakan
Erdoğan, Top, Cemil Çiçek te demeye başladı.. Du bakali n olacak Her şeye
rağmen yine de takipteyiz