Aklınız neredeydi?

Abone Ol

Güney sınırlarımızda akla hayale gelmeyen gelişmeler yaşanıyor. İslam coğrafyası üzerinde türlü kirli emelleri bulunanlar, hayallerini bir bir gerçekleştirmek üzereler. Bunun böyle olacağı ta başından belli değil miydi? Ne diyordu Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, “Ne zaman Suriye ’ye bir hâl gelirse, bilin ki; sıra Türkiye’ye de gelmiştir.” Kuzey Irak , referandumunu yaptı. Şimdi, ne yapacağız, ne edeceğiz diye debeleniyorsunuz. Siyonist İsrail’in Arz-ı Mev’ud hesaplarıyla kurdurduğu bu devletin başınıza açacağı belaları ta başından tahmin etmemiş miydiniz? Barzani’nin bayrağını Türkiye’nin bayrağıyla eşdeğer şekilde sallandırırken aklınız neredeydi? Şimdi İdlib’e giriyorsunuz. Bir yandan da Suriye’de Esed rejimini destekleyen Ruslarla birlikte hareket ediyorsunuz. Churchill’in, “Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir” sözünü sizlere hatırlatmak isterim. Yaşadıklarımızın hepsi, Ortadoğu ve İslam coğrafyası üzerinde dünyanın jandarması Amerika’nın, onu elinde bir kukla gibi oynatan Siyonist İsrail’in ve onların hınk deyicileri konumundaki AB’nin petrol ve karanlık oyunlarından başka bir şey değildir.

11 Eylül terör saldırılarından sonra ABD Başkanı baba Bush demişti ki, “Şimdi topyekûn bir Haçlı savaşı başlatıyoruz.” Bu sözün ardından dünyanın önemli havalimanlarında, gümrüklerinde Müslümanların pasaportuna paçavra muamelesi yapıldı. Irak’ta kimyasal silahlar var yalanıyla, diktatör masalıyla Saddam devrildi. Oysa Irak’ta kimyasal silahlar olmadığını onlar herkesten daha iyi biliyorlardı. Onların derdi, İslam coğrafyasının kalbinde kendilerine yol bulmak ve Ortadoğu’nun petrollerini sömürebilecek bir nitelikte bir işgali gerçekleştirmekti. Irak hapishanelerinde Müslümanlara, Müslüman kadınlara yapılan zulümleri vicdanlarımız sızlayarak izledik. Cinayetler, tecavüzler, işkenceler… Bütün olan biteni ne çabuk unuttunuz?

Bu kirli zihniyetin savaşlarının sembolü olarak Siyonistlerin güdümündeki medyaya yansıyan figürleri bile yalandan ibaretti… Körfez Savaşı’nda Saddam’a atfettikleri savaş figürü, aslında dünyanın bir başka köşesinde meydana gelen bir tanker kazasının görüntüleriydi… Zifte bulanmış bir martı…

Bu süreçte yaşanan her şey, BOP veya BİP projesinin bir yansımasından ibaretti. Amerika, Irak’ı işgal ederek, aslında Büyük İsrail Projesi’nin tohumlarını atıyor ve Siyonistlere güvenlik şemsiyesi oluşturuyordu.

Haydi bakalım şimdi ne yapacaksınız? Hemen güneyinizde Siyonist İsrail’in desteklediği Kürdistan, bir hançer gibi yüreğimize sokulmuş durumda. Hava koridorunun kapatılması, ekonomik yaptırımlar, siyasi yaptırımlar, ambargolar vesaireler, bu devletin Siyonizm Arz-ı Mev’ud hayalli uzantısını ne kadar durdurabilecek?

Bir yandan PKK , öbür yandan DAEŞ, diğer yandan PYD, bir yandan YPG … Üstelik YPG’yi, stratejik müttefikimiz diye el pençe karşısında divan durduğunuz Amerika destekliyor.

Bugünlerde ise üfürükten bir vize tartışması aldı başını gidiyor.

İşte size fırsat… Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan gibi, “İncirlik’i ABD’ye kapatabiliyor musunuz?”

Feraset, basiret, dirayet…

İki cihan serveri Peygamberimiz Hz. Muhammet (S.A.V.) Efendimiz, “Mümin bir delikten iki kere ısırılmaz” buyuruyor.

Başlarına gelen bunca belaları hesap edemeyen iktidar, hâlâ onların dümen suyunda avare kasnak gibi dönüp durmuyor mu?

Gel de ağlanacak halimize gülme!