Aklın yolu!

Abone Ol

GALATASARAY’IN Şampiyonlar Ligi bu grubunda kader maçı Benfica gibi bir takıma kilitlenmişti. Bu maçtan alınacak bir puan bile, ileride işe yarayabilir, en azından Avrupa macerasına başka bir platformda devam demek olabilirdi.

O halde nasıl bir kurgu gerekiyordu Galatasaray, rakibinin futbol özelliğini iyi belirlemek zorundaydı. Yani uzunluğuna alan bırakmayacaktı önce. Yani rakibin teknik, süratli ve fizik gücü yüksek oyuncuları ne topla uzun sahalara dripling atmalıydılar, ne de uzunluğuna çabuk, tek pası yaparak Galatasaray’ın savunma bloklarını yıkmalıydılar.

Sahaya çıkan on bir eldekinin en iyisi idi sanki. Tabii ki böylesine büyük oyunlarda oynamaları pek mümkün olamayacak isimlerdi vardı, ama eldeki malzeme de bu idi.

O da ne Daha maçın başında bir duran top rakip tarafından çok çabuk kullanılıp, yukarıda işaret ettiğim tip açıktan bir gol patlamaz mı Galatasaray kalesinde Eyvah ki, eyvah derken, baktım bu duruma düşmüş Galatasaray, benim yazımın başında belirttiğim oyun düzeni ile davam ediyordu maça... Yani kırılmamış, gaza gelmemiş biçimde... Rakibe herkes yakın durup topu istediği gibi kontrol etmesine izin vermiyor, yardımlaşarak zaten kesin kontrol altında kalmayan topların rakipçe uzunluğuna taşınmasına izin verilmiyordu. Harika!

Hani sonuç derken penaltı çıktı. Selçuk harika kullandı. Sonrasında da maçın en iyisi Chedjou’nun harika pasını Podolski taşıyıp gole çevirdi. Sonrası mı Galatasaray oyun alanını iyice kıstı. Rakip Galatasaray’ın üzerine çullanır gibi göründü ama bu tip oyun onların yapısına pek uygun değildi. Savunma yakın durarak az pozisyon tanıdı, bir iki kaçağı da Muslera kaptı. Hamza kardeşimizin Yasin-Olcan değişikliği tribünlerden büyük tepki topladı ama bu ülkede futboldan anlayan insan sayısının da böyle ne kadar kıt olduğunu gördük. Olcan, Yasin’den daha çabuk geriye katlanan ve de savunma yönü zayıf Carol’a en iyi yardımı yetiştirecek isim olarak görülmüştü Hamza tarafından... Çünkü oyun başka bir şekle dönüştü Galatasaray’ın seyircisi kardeşler!

Sonuç mu Şimdi herkes iddialı... Sadece Astana hariç! Bizim de ülke futbol olarak beklediğimiz de buydu! Hep söyler, hep yazarım; her maçın kendine has oyun kurgusu ve tertip kuruluşu vardır... Anlatabildim mi