Aklın yolu birdir, o da aklı yaratanın yoludur

Abone Ol

Müslüman Türk halkı, aydınları, askerleri, üniversiteleri ve yediden yetmişe bütün halkı:

Kitap olarak Kur’an,

Peygamber olarak Hazreti Muhammed,

Sembol olarak hilal,

İlan olarak ezanda birleşiyorlar.

Ayrıca Müslümanlar, Hristiyanların “Allah’ın oğlu” dedikleri Hazreti İsa’ya ve bütün peygamberlere iman ederler.

Onun içindir ki, dünyanın her tarafında İslam aleyhinde propaganda yapan devletler ve onların haber ajansları, her türlü yalan ve iftiralarla, silahlı baskınlarla İslam’ın yayılmasını engellemeye veya iğdiş etmeye çalışsa da başarılı olamamaktadırlar.

2005-2013 yılları arasında papalık yapan Alman asıllı 16. Benedictus, yaptırdığı bir araştırmanın sonucunda “İlk defa Müslümanların sayısı bizi geçti” demişti.

Papanın iddia ettiği gibi “kılıçla” olmadı, imanla oldu.

Yüz yıldır kılıç kullanmıyoruz.

Buyurun okuyun:

“Washington merkezli Pew Araştırma Merkezi, dünyadaki dini toplulukların mensuplarının dağılımına ilişkin çalışmanın sonuçlarını yayımladı. 2 bin 700'den fazla resmi veri ve anketin analiz edilmesiyle yapılan çalışmaya göre, Hristiyanlık dünya genelinde hâlâ en büyük dini topluluk. Ancak bu topluluğun mensuplarının genel nüfus içindeki oranı 2010-2020 yılları arasında 1,8 puan azalarak yüzde 28,8'e geriledi.

Mutlak sayılarla bakıldığında ise 2020'de tüm Hristiyan mezheplerinin mensuplarının sayısı toplamda 2 milyar 300 milyon kişiyi buldu. Bu, söz konusu on yılda 121 milyon 600 binlik bir artış anlamına geliyor. Ancak bu artış, dünya nüfusunun genel büyüme hızının gerisinde kaldı. Müslüman nüfus ise 346 milyon 800 bin kişi artarak 2 milyara ulaştı.” 10.06.2025

Müslümanların iman ettiği İslam dininin daha kapsayıcı, daha insanlıkçı, daha paylaşımcı, daha merhametli olması nedeniyle bütün kötülemelere karşı hızla yayılmaktadır.

Şu on beş gün içinde katil Netanyahu, Avrupa Birliği’nin, İngiltere’nin ve Amerika’nın adını vererek, “Eğer bana destek vermezseniz, Müslümanlar, ülkelerinizi ele geçirecek” anlamında sözlerle tehdit etti.

Aklın yolu birdir; o da aklı yaratanın yoludur.

Özal döneminde açılan kumarhanelerde çalışan Müslüman bir delikanlı ile Hristiyan bir kız evlenmek isterler.

İki tarafın ailesi de razı olmaz. Bu ikisi kara kara düşünürken kumar oynayanlardan biri benim adımı vererek, “Ona gidin, size bir çare bulur” der. (Kumarbazımız bile gözüyle dinini korumaya çalışıyor.)

Ve onlar bir gün bana geldiler ve uzun macerayı dinledikten sonra, “Aslı bir olan din, papazlar ve krallar tarafından tahrif edilerek parçalanan bu dinlerinizi birleştirin” dedikten sonra delikanlıya döndüm:

“Oğlum, ya sen Hristiyan ol” dedim, ardından kıza döndüm, “Kızım veya sen Müslüman ol” dedim.

Kız, “İlk defa böyle bir teklifi sen getiriyorsun. Çalıştığımız kumarhanede, kumar oynayanlar bile bana “şehadet” kelimesini öğretiyorlar, benim Müslüman olmamı istiyorlar. Sen karar ver, hangimiz din değiştirsin?” dediğinde, ben ona, “Bu delikanlı bir Müslüman olarak Hz. İsa’nın peygamber olduğuna, İncil’in aslının Allah kelamı olduğuna iman eder.

Bu nasıl Hristiyan olsun, bu ancak Kur’an’ı ve Hz. Muhammed’i inkâr ederek kâfir olabilir ve inancında eksilme olur.

Sen ise Müslüman olursan hiç kaybın olmadığı gibi kârın olacak. Hz. İsa’ya olan imanın daha doğru bir şekilde devam edecek. İlave olarak Hz. İsa’yı gönderen Allah (C.C.) Hz. Muhammed’i göndermiştir, İncil’i indiren Allah (C.C.) Kur’an’ı indirmiştir diyeceksin ve aslı bir olan dinde birleşeceksin” demiştim ve kabul etmişti.

Hristiyan İspanya’nın Müslüman Endülüs’e dönüşmesinde ve Batı’ya medeniyyletn ne olduğunu öğretmeye işte bu İslam dini sebep olmuştu.

Bu çağ İslam’ın çağı olacaktır, inşaallah…