Aklı başında oynamak!

Abone Ol

Karabükspor için hayati oyunlardan biriydi. Tabii ki

Galatasaray için de... Buradan hareketle iki takımın oyun stratejisi çok

önemliydi. Karabükspor bu maça kadar nice büyükleri üçlük yapmış, ama kendi

sahasında da olmadık takımlara yenilmişti. demek ki takımın yapısına göre oyun

planlamak gerekliydi. Ki bu ister istemez büyüklere karşı yapılıyordu. İşte

Karabükspor da bu maça oynanması gereken tipte bir oyunla başladı ve sonuna

kadar, pardon son on dakika hariç böyle oynadı. Yani kendi yarı alanını genişletmeyecek,

boynu uzatmayacaktı. Yani bir başka deyişle rakip sahada oynar gibi olacaktı.

Öyle de oldu. Ancak Gökhan Ünal tercihi, en etkili silah Lualua yı da marke

edince kurgunun ön tarafı işlemedi.

Peki, Galatasaray ne yaptı Karabükspor un bu oyun felsefesine

karşı saldırıp saldırıp durdu mu Hayır. Galatasaray da rakibinin derinlik

bulduğunda, özellikle de Lualua nın driplingleriyle rakibin savunmasını kolayca

yardığını hesaba katarak oynadı. Yani düne kadar olduğu gibi şuursuzca

saldırmadı. Top yaparak öndeki iki klas oyuncusunu Selçuk, Riera, Eboue

destekleriyle pas trafiğinde işi bitirmeye çalıştı. Kalesinde tehlike

görmeyerek planladığı oyunu oturttu diyebiliriz. Karabükspor genelde derinlik

bulamadığı için o bildiğimiz etkili hücumlar yoktu.

Galatasaray şampiyonluğa giden yolda güldür güldür mü

oynadı Hayır. Çünkü yukarıda izah etmeye çalıştığım oyun kurgusunun tıpkı

Karabük te olduğu gibi ilerde Burak markajcısı vardı. Ne Drogba nın rahat

etmesine yardımcı oldu, ne de Sneijder in dripling ve pas işlemine... Selçuk

sürekli baktı derinliğe atayım diye ama aynı Burak kımıldamadan oynadı genelde.

Bir iki girişiminde de, malum, ofsayta yakalandı.

Özetle tam bir taktik, plan ve strateji maçıydı. Galatasaray

iki buçuk pozisyonla maçı aldı. Karabükspor ise hiç pozisyona giremeden maçı

tamamladı. Aslında futbol da budur. Plan, program, strateji ve rakibe göre

düşünerek sahaya çıkmak. Palavracılara duyurulur.