Akıl tutulması!

Abone Ol

AKP’den istifa edeceği ve yeni bir parti kuracağı iddia edilen Süleyman Soylu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan ile Külliye'de bir görüşme yapmış.

Süleyman Soylu görüşmede ne konuştukları sorulunca “mahrem” diyerek açıklayamayacağını söylemiş!

Görüşmede nelerin ele alındığını mahrem diyerek açıklamayan Süleyman Soylu yeni bir parti kuracağı yolundaki iddialara ise “Tayyip Erdoğan liderliğine itiraz ve yeni bir parti kurmak siyasi cinnettir” cevabını vermiş.

Akıl tutulması denilen şey böyle bir şey olsa gerek!

Tayyip Erdoğan’ın liderliğine itiraz niye siyasi cinnet olarak tanımlanmış anlamak mümkün değil!

Ya da yeni bir parti kurma niye siyasi cinnet olsun?

Eğer Tayyip Erdoğan’ın liderliğine itiraz siyasi cinnet ise bugün ülkemizde milyonlarca siyasi cinnet geçiren insan var demektir.

Zira ülkenin yarıdan fazlası Tayyip Erdoğan’ın liderliğine itiraz ediyor!

Ve ülkede milyonlar yeni siyasi çatı arayışı içine girmiş durumda bulunuyor.

Bütün bu gerçekler ortada dururken Tayyip Erdoğan’ın liderliğine itiraz etmeyi ve yeni parti kurmaya kalkışmayı siyasi cinnet olarak tanımlamayı makul ve mantıklı bir yaklaşım olarak ele almak elbette mümkün değil.

Aslında Süleyman Soylu tarafından yapılan bu tür açıklamaları pek önemsememek gerek!

Çünkü kendisi geçmişte Tayyip Erdoğan’a demediğini bırakmamış hatta attan düşmesini bile diline dolamış bir siyasidir.

Ağzına geleni söyledikten sonra Devlet bahçeli gibi eski söylemlerinin üzerine bir sünger çekip Tayyip Erdoğan ile beraber hareket etmeye başladığı unutulmuş değil.

Yani bugün söylenmiş olan sözlerin üzerine de yarın sünger çekilirse bizim açımızdan sürpriz teşkil etmez!

Kanımızca Tayyip Erdoğan’ın liderliğine itiraz etmek siyasi cinnet olmaktan çok öteye bir anlam taşımaktadır.

Siyasi bir şuurun dile getirilmesi olarak görülebilir. Bir basiret gösterisi bir feraset numunesi olarak kabul edilebilir

Zira Tayyip Erdoğan liderliğine itiraz asla bir hakaret değildir. Belki siyasi bir tavır sergileyiştir.

Süleyman Soylu sanırız bu sözleri ile mahrem olarak nitelediği görüşmede konuşulanları gözlerden kaçırmaya çalışmıştır.

Yani dikkatleri başka noktaya çekmeye çabalamış olmalı.