Âkif Ankara'yı fethetti!

Abone Ol

Geçen hafta sonu Ankara da şenlik vardı. Fetih şenliği! Türkiye Yazarlar Birliği ile İlim Yayma Cemiyeti Ankara Şubesi nin Mehmet Âkif Ersoy Bilgi Şenliği nden bahsediyorum.  İslâm şairi Âkif, vefatının 71. Yılında, Türkiye nin dört bir yanından fikir, bilim, kültür, sanat ve edebiyat adamını Ankara da toplamıştı.

Bendeniz de, geçen haftaki yazımda haber vermiştim, oradaydım. Âkif in fetih teşebbüsüne ortak olacaktım. Bu ortaklık farklı şekillerde tezahür edecekti: Âkif in Safahat ta yaptığı ithaflar hakkında bir bildiri sunacaktım mesela. Onunla ilgili sunulacak diğer takdimleri ilgiyle takip edecektim. Âkif dostlarıyla dostluklar kuracak, bütün bunları gelecek güzel günlere aktarmak için can atacaktım Ne mutlu, hepsinde muvaffak oldum, oluyorum:

TOBB nin konferans salonu seçilmişti şenlik için. Ankara nın merkezinde, Bakanlıklar da yer alan bu yapı, ilk kez böylesi bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmalıydı.

Belki bize de uğrar!

Bakanlıklar dedim de, birden aklıma geldi, nedense kendi mahallelerinde, kapılarının önlerinde gerçekleşen bu güzel etkinliğe Sayın Bakan Beyler yüz çevirmemişti. Hadi öyle olsun, hükümeti temsilen gelen telgraflar neyinize yetmiyor, yetsin bakalım. Resmen Türkiye yi temsil eden, adında Türkiye bulunan bir yazar kuruluşu İstiklâl Marşı Şairi ni anıyor, hükümet kapının önünden dahi geçmiyor! Tabii, daha önemli işleri var onların, mesela, bizim program sunucumuz tebrîk telgrafını okuya dursun, bir gün sonra gazetelerden öğreniyoruz, Kültür Bakanımız o saatlerde başka bir kültür etkinliğiyle meşgul olmaktaymışlar: Boğaz işleri, evet, memleketi terk etme tehdidi savuran piyanist Fazıl Say la Ankara dan uzakta, İstanbul Boğazı nda kahvaltı halindeymişler. Tercih meselesi deyip geçiyoruz, belki bize de uğrar bir gün

Üst paragrafı bir tarafa bırakıp, Âkif Şenliği nde tuttuğumuz notları aktaralım.

Program küçük bir ney dinletisi ve Kur an tilavetiyle açıldı. Bu açılış Âkif in duygu ve düşünce dünyasıyla uyumluluk gösteriyordu.  TYB Başkanı Hicabi Kırlangıç, açış konuşmasını yaptı. Onun şu tespiti bizlerin, hepimizin daha nice yol katetmemiz gerektiğini özetle vurguluyordu: "Âkif in fikrî mirasını henüz keşfedebilmiş değiliz."

Akif in Müslümanlara yaptığı uyarılar bugün de geçerli

M. Atilla Maraş başkanlığında gerçekleştirilen ikinci oturumun konuşmacıları bendenizle birlikte, Musa Bilgiz, M. Çetin Baydar, Mustafa Özçelik, Mustafa Can, M. Önal Mengüşoğlu idi. Bu oturumda "Mehmet  Âkif te ilm-i Fen Telakkisi"ni anlatan M. Çetin Baydar, Akif in, "geleneksel İslâm ı değil, Kur an ı referans alan İslâm ı" dikkatlere sunduğunu belirtti. Baydar tebliğinde ilim ve fenni  şehâdet âleminin bir yansıması olarak  telakki ettiğini açıkladıktan sonra  bunun Mehmet  Âkif te aldığı şekilleri sıraladı. "Mehmet  Âkif in Mısır daki Edebi Faaliyeti" başlıklı tebliğiyle Mustafa Özçelik, Âkif in Mısır a gidiş sebeplerini, orada hangi eserleri yazdığını, bu eserlerin özelliklerini bildirdi. Metin Önal Mengüşoğlu ise "Mehmet Âkif in Devrin Müslüman Mütefekkirleriyle İrtibatı" başlıklı tebliğiyle iki günlük bilgi şenliğinin en dikkate değer konuşmasını yaptı. Âkif in düsturunu "İctihat ve sa y farzdır." ve "İman imâl-i fikirledir." cümleleriyle özetledi. "Hâl-i hâzır İslâm  tefekkürünün  son  bin yıllık tefekküre bedel olduğu"nu, "birbirinden parlak inkılapçı  zekâların son yüzyılı aydınlattığı"nı, Mehmet Akif in de "bu çağın ışığı münevverlerden biri olduğu"nu söyledi. Âkif in kendi dönemindeki Müslümanlar için yaptığı uyarıların bugün de geçerli olduğunu örneklerle açıkladı.

Masa başında ahkâm kesmedi, doğu ve batıyı gezdi

30 Aralık Pazar sabahı yapılan 3. Oturumun başkanı Derya Örs, tebliğcileri ise İhsan Işık, Nazım Elmas, Mehmet Törenek, Y. Turan Günaydın ve Vahit İmamoğlu idi. "Mehmet  Âkif in Şiirinde Temalar" adlı konuşmasıyla İhsan Işık "Âkif şiirinde tema zenginliği bulunduğu"nu söyledi. Âkif in Türkiye nin işgal altında olduğu dönemdeki tavrına temas eden Işık, "Âkif in tavrı ile diğer pek çok şair ve yazarın tavrı arasında büyük fark vardır. O, millî ruhun temsilcisi olmuştur. O, masa başında ahkâm kesmemiş, doğuyu ve batıyı adım adım gezmiştir. Diğer toplumların Müslüman aydınlarıyla kurtuluş için görüşmüş, fikirler üretmiştir." dedi. Mehmet Törenek, "Târık Buğra nın Firavun İmânı Romanında Mehmet  Âkif ve Çevresi" başlıklı tebliğiyle yer aldı. Törenek, bu romanın önemini, "Firavun İmanı, Âkif, Hüseyin Avni ve Hasan Basri Çantay ın romanıdır. Buğra Onlar olmasaydı Kurtuluş savaşı olmazdı demek istemiştir." şeklinde konuştu ve onun eserlerinden roman, senaryo, tiyatro gibi pek çok edebî eserin oluşturulabileceğini belirtti.

Âkif Bilgi Şenliği nin son oturumuna Sami Güçlü nün başkanlığında Suat Mertoğlu, Nazif Öztürk, Kâzım Ürün, Kâmil Yeşil ve D. Mehmet Doğan katıldılar. "Mehmet  Âkif ve İçtimâi Kur an Tefsiri", başlıklı bildirisinde Suat Mertoğlu "İslâm tefekkürüne yeni bir başlık olarak giren sosyoloji, Âkif e, kanaat bildirme ihtiyacı hissettirmiştir. Bir Kur an hafızı olan Âkif, sosyolojiye bir de Kur an  idraki ile bakışlar yöneltmiş, Toplumsal Kur an Tefsiri diyebileceğimiz değerlendirmeler böylece ortaya çıkmıştır." dedi.

Etkinlik, D. Mehmet Doğan ın "Mehmet  Âkif ve Süleyman Nazif" başlıklı tebliği ile sona erdi.

Kısaca değinmeye çalıştığım bu tebliğlerin, yakında  kitap olarak yayınlanacağını burada söylemeliyim. Böylece, Galip İslâm Şairi Âkif in başlattığı fetih hareketine katılacak herkes için önemli bir kaynağın ortaya çıkacağını müjdelemeliyim. 

Son olarak, Âkif Bilgi Şenliği nde TYB ile Polatlı Belediyesi nin yaptığı sürpriz çalışmadan haber vermek istiyorum. Bu ikisi, "Genç Safahat" başlığı altında, Âkif i gençlere takdîm eden albenili bir kitaba imza atmışlar. D. Mehmet Doğan ın hazırladığı kitabı Polatlı Belediyesi nden istemekte gecikmeyiniz derim.

P. K. 205, Ulucami, BURSA  * http://cevatakkanat.blogcu.com

Gelecek yıl Âkif ve İstiklâl Marşı günü kutlanacak

TYB Şeref Başkanı, Mehmet Âkif Ersoy Vakfı Başkanı D. Mehmet Doğan, Âkif i anlamak için daha çok etkinlik yapmalıyız, bu tarz ilim ve fikir ziyafetleri milletimizin faydasınadır şeklinde görüşlerini bildirdikten sonra şunları söyledi: "TYB olarak biz, 25 yıldır Âkif in resmî organlarca anılmasını sağlamak için mücadele ediyoruz. Biz istedik ki, bu millete yaptığı hizmetlerden ötürü, İstiklâl Marşı nı yazdığı için anılsın, yâd edilsin! Bu mücadelemiz sonunda amacına ulaşıyor. Önümüzdeki ilk 12 Mart, Âkif ve İstiklâl Marşı günü olarak resmen kutlanacak " Doğan, üniversitelerin de Âkif e karşı duyarsız davrandığını, fakat bu kurumlardaki birikimin TYB nin etkinlikleriyle gün yüzüne çıktığını belirtti. Zira katılımcıların bir kısmı, ülkenin değişik üniversitelerinde akademisyen olarak görev yapmaktaydı

İlim Yayma Cemiyeti adına kanaatlerini dile getiren Ankara Şubesi Başkanı Selim Cerrah ın konuşması ise özetle şöyleydi: "Âkif, bütün özellikleriyle bir mümin adamdır. Onun bir hasreti vardı, geleceği inşa etmek, geleceği kurmak. Âkif in Âsım ın Nesli idealini gerçekleştirmek bu milletin borcudur."

Dört oturum halinde gerçekleştirilen bilgi şenliğinin ilk etabına Adnan Karaismailoğlu başkanlığında Ali Birinci, Berat Demirci, Turan Karataş, Caner Arabacı, Suat Cebeci katıldılar. Bu oturumda "Milliyetçiliğin Ontolojisi olarak Mehmet Âkif" başlıklı bildirisiyle yer alan Berat Demirci "Hâlâ bir Türk aydınlanmasından umudumuz varsa, köşebaşı Âkif olacaktır. Zira o, millî, mahallî ve medeniyetler arası yönleri olan bir mütefekkirdir." dedi. Aynı oturumda Suat Cebeci, "Mehmet Âkif in İslâm ı Anlayışı ve Sunuş Tarzı" başlıklı tebliğinde "Âkif, İslâm toplumunun 13. Yüzyıldan beri yerinde saydığını, ilmî çalışmaların donduğunu söylüyordu ve bu doğruydu." cümlelerini kullanıyordu. Ardından da: "Âkif, İslâm adına geliştirilen adetlerin, geleneklerin, yaşama biçimlerinin İslâm ı zayıflattığını söylüyordu." diyordu.