Akbük koyunda Özkök gettosu

Abone Ol

Başbakan ve cumhurbaşkanının tesettür gettolarından çıkmalarının ülkeye çok şey kazandıracağını yazdı Ertuğrul Özkök. Eşlerini alıp boğaz da bir restorana gidip, yan masaya kadeh kaldırdıklarında; Türkiye de çok şeylerin değişeceğini anlattı.

Hani Özal ve eşinin yaptığı gibi bir normalleşme süreci ile sahnede şarkı söyleyen sanatçıya eşlik ettikleri bir portre vermelerinin, Türkiye ye ne badireler atlattıracağını anımsattı.

Normalleşme adına bunun Türkiye için çok elzem olduğunu, böyle kaçarak tatil yapılamayacağını, herkesin gözü önünde şortu ile mayosu ile çizgili tişörtü ile "arı maya" bir başbakanı ne kadar özlediğini anlattı. İyi de başbakanı tesettür gettolarına kaçıyor diye eleştiren Özkök; asıl kendisi halkından kaçmakta.

Zira Akbük koyundaki yalı köşkünden çıkıp, halkın arasına karışmadığını ibretli bir şekilde itiraf ederek, okuyucusuna yakalanmakta. Zira tesettür gettolarında, insanlar canlı müzik yapılan yerlere gidiyorlar, eğleniyorlar. Hatta Özkök ün kaçırdığı ne kadar malzeme var oralarda.

Kendi ifadeleri ile "türbanlı bayanlar" oyun pistini terk edip yerlerine bile oturmuyorlar.

Madem para ödedik, sonuna kadar eğlenelim hesabı mı, ya da başı açıklardan daha iyi kim oynarmış yarışı mı; kimse anlayabilmiş değil.

 Kolbastıdan, pop müziğe, valse, tangolara kadar, yanlarında eşleri nişanlıları ile pistte dans eden türbanlı çiftleri görüp, dinden uzaklaşarak çoktan normalleşmiş(!) bir Türkiye için, yazı bekliyoruz artık.

Bu kadar halkından uzak, yurtdışı gezi ve eğlence yerlerinden başını kaldırıp da toplumun arasına karışması iyi olacak.

Ama zor biraz.

İnsanın kendisine özel çok büyük bir koyun sahibi olması, oralara kimseyi yaklaştırmayarak doğa harikası bir beldenin tadını tek başına çıkarması, cenneti dünyada bulması varken.

Niçin halkın arasına karışıp, seviyesiz davranışlara katlanma ıstırabını sırf bir yazı yazmak uğruna duysun ki. Muğla Akbük de birinci derece doğal sit alanındaki tarihi eseri, denize sıfır, paha biçilemeyen yalıya çevirme becerisini sadece bu ülkenin kaymağını yiyenler yapabilir.

Zeytin bahçeleri ile çevrili koyda köylülerin bahçelerine bir kulübe bile kurulmasına izin verilmezken, adam kâşane kuruyor.

Tarihi yağhaneyi, iskân izni olmadan kaçak bir yalıya dönüştüren bu beceri, üstelik dürüstlük edebiyatı yapmakta köşesinden. Meğer Ertuğrul Özkök sadece gazetecilik bilmiyormuş, emlak işlerinin de piri imiş.

Halkın hakkı olan bir koyu bile, özel mülkiyete çevirecek kadar maharet sahibi imiş.

Eşi Tansu Özkök Hürriyet te çalışmadığı halde, bu gazetenin logolu dilekçeleri ile belediye başkanından torpil istemiş.

Hassas konumdaki bir adamın ricasını kaale almayan Yerkesik belediyesi, önce kaçak inşaat mührü vurmuş, sonra yıkım kararı almış. Almış da ne olmuş kaybeden belediye olmuş.

Çok önemli(!) konumdaki bu adamın istemine kayıtsız kalamayan dönemin hükümeti, kaz gelen yerden tavuğu esirgememiş.

Bu romantik sosyologun kaleminden çıkan her destek yazısı bir koy almaya yetmiş de artmış bile. Yerkesik belediyesi kendi mücavir alanı içindeki Akbük koyunu nasıl olduysa DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde Sarnıç köyüne kaptırmış. Sen misin ulu bir kanaat önderi olan üstadla uğraşan.

Olay ortaçağ derebeylik devrinde de değil, doksanlı yıllarda gerçekleşmiş.

A, küçük badireler tabiî ki atlatmışlar.

 Tansu Özkök hakkında Muğla savcılığınca üç yıla kadar hapis istemi ile dava bile açılmış ama Rahşan hanımın affı ile o zayıf dersten de sınıfı geçmişler.

Bir gazetecilik başarısı olarak Vakit gazetesinin yaptığı bu ilginç habere hala cevap veremedi Ertuğrul Özkök. Akbük koyunu gettolaştırdığı yetmiyormuş gibi; hazret, imkân bolluğundan beğenip de gelmiyormuş bile. Çevre sakinlerinin anlattığına göre, senede birkaç hafta sonu deniz uçağı ile geliyormuş Özkök ailesi.

 Olsun, hassas gündemi takib etmekten gelemese de; torunlarına iyi bir yatırım yapmış. Bir de civardakilerin anlattığına göre, Aydın Doğan lı çok önemli(!) toplantılara ev sahipliği yapıyormuş Özkök ün "beyaz saray"ı.

Ne memleket değil mi, bunca yasal olmayan işten sonra insanlar; gönül rahatlığı ile dürüstlük yazıları bile yazabilmekteler.