Akademisyenlerin Arapça İsimleri Transkript Etmeleri

Abone Ol

İlmi eserleri okuyan veya akademisyenlerin hazırladığı kitaplara bakan birisi özellikle Arapça kökenli isimlerin yazılışının ısrarla İngilizce karaktere göre yapıldığını görürler. Akademik çalışma yapan birisi bu kurala dikkat etmese eseri onaylanmaz bile.

Örenğin Ebul Ferec ismini İngilizce karakterine göre Abul Farac diye yazarlar. Ya da İmamuddevle ismini İmaded-Devle şeklinde yazarlar ki bir isim bu şekilde mi telaffuz edilir?

Yani Allah’tan korkun, 1000 yıldır birlikte yaşadığımız ve aynı inanca sahip olduğumuz Araplar veya Arapça ifadeleri anlamak için ısrarla niye İngilizce transkriptine ihtiyaç duyulur.

Aynı hastalık televizyon haberlerinde de olur. Örneğin Ebu Cihad yerine Abu Cihad derler. Ya da Mustafa Mustapha diye söyler. Bazı isimler öylesine telaffuz edilir ki Müslüman bir isim olduğunu artık anlamayız.

Hatta bundan daha elim ve vahimi bir Arap bankasının bizdeki ismi de bu şekilde ucube bir isme dönüşmüştür.

Bankamızın bizdeki ismi Albaraka Türk’tür. Hâlbuki bu ismin aslı el-Bereke’dir. İşin ilginç yanı banka kurulduğundan beri bu isminin doğrusunu da öğretmedi ve reklâmlarda da albaraka diye kullandı. Hâlbuki bu bir İngilizce yazılışıdır ve bir İngiliz bunu okurken yazıldığı gibi de okumaz. Yani asıl sesi çıkarır.

Sömürge mantığından kurtulmadık vesselam…

Aydınlarımız önce bir kendilerini kurtarsınlar da sonra bizlere laf anlatsınlar.

Yurt Dışından Öğrenci Alımı

Türkiye, özellikle 15 Temmuz’dan sonra yurt dışında büyük bir eğitim atağına girişti. Başta yurt dışındaki FETÖ okullarını alarak, dünyaya eğitim ihraç ettiği gibi, başka ülkelerden de öğrencilere burs vererek Türkiye’nin etkinliğinin dünyaya yayılmasını sağladı.

Bu amaçla YTB (Yurt Dışı Türkler Topluluğu), Milli Eğitim, Maarif ve üniversiteler aracılığıyla etkinlik ağını geliştirmiş oldu.

Bütün bu çalışmalar aslında geç kalınmış, fakat yine de zararın neresinden dönülürse kâr olan çalışmalardır. Bu sayede birçok ülkenin ileri geleni, geleceğin yöneticileri, askerleri ve iş adamları Türk muhabbetiyle yetişmiş olacaktır. Bu tarz sistemi tüm büyük devletler yapmaktadırlar.  Bunlar güzel gelişmeler fakat ben biraz da eleştiri de bulunacağım.

Çad’a Karabük Üniversitesi Bursları

Türk medyasında Çad ile ilgili bir haber dikkatimi çekti. Malumunuz Çad’da bir yıl görev yapmıştım ve bu nedenle ülke ile bir şekilde halen ilişkim devam etmekteydi. Haberde Karabük Üniversitesi Rektörü’nün bir heyetle Çad’a gittiği ve Çad’ın Encamina Üniversitesi ile anlaşma yaptığıydı.

Buraya kadar eleştirilecek bir nokta yok. Fakat haberin bundan sonrası gerçekten eleştiriyi hak ediyor.

Çünkü bu anlaşmaya göre Çad’dan 500 öğrenciyi Karabük Üniversitesi burslu olarak alacaktı.

500 öğrenci demek neredeyse Çad’ın yıllık öğrenci toplamıdır. Bu kadar büyük bir öğrenci kitlesini tek bir ülkeden almak ne kadar doğru ve ne kadar siyasi?

Ülke kaynaklarımızı daha verimli kullanmamız gerekmez mi?

Bu kadar öğrenciyi Karabük Üniversitesi tek bir ülkeden alacağına bu sayıyı tüm Afrika geneline dağıtıp her ülke ile bağlantı kursa daha iyi olmaz mıydı?

Bir ülkeye bu kadar çok kaynak ayırmak israf değil miydi?

Bu kadar öğrencinin masrafı bir üniversite için çok değil mi? (Yani tek bir ülkeye bu kadar çok öğrenci kontenjanı ayırmak.)

Bu kadar çok öğrenciyi tek bir ülkeden alacaklarına doğrudan Encamina Üniversitesi’ni devralıp işletse daha ucuza gelmiş olurdu! Zaten bu üniversite geçen yıl öğretim görevlilerinin maaşını veremediğinden bir yıl eğitim yapamamıştı.

Ben, bu kadar israf ve dengesiz harcamayı doğru bulmuyorum.  Bunu burada yazmamın nedeni de sayfamı takip eden etkili kişileri uyarmaktır.  Ben her şeyden önce yurt dışından öğrenci alınmasını savunan birisiyim ama tek bir ülkeye bu kadar kontenjan ayrılmasını doğru bulmuyorum. Tavsiyem bu rakamın tüm Afrika’ya dağıtmasıdır.

Not: Bir üniversitenin kaynaklarını kullanırken ülkemizin diğer birimleri ile de istişare içerisinde olması gerekir. Bence Türkiye’de yurt dışı eğitimi ve burslarla ilgili bir üst kurul kurulmalı ve üniversitelerin kaynak kullanımı tüm birimlerle koordineli olmalıdır. Ayrıca, öğrenci alınacaksa buna Maarif okullarından mezun olan öğrencilerin öncelik verilmesi gerekir.