Akabe Biatları

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd

ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve

sahabelerine olsun.

İnsanın temel görevlerinden birisi hiç şüphesiz mülkün

sahibi, hak ve adalet ölçülerini koyan Allah ı bilmek ve tanımaktır. Allah tan

başka ilah yoktur. Bir takım ilahların varlığından söz eden şaşkınların,

gafillerin, inkârcıların bu iddiaları, ispatı mümkün olmayan kuruntulardan

başka bir şey değildir. Allah ı bilmek ve tanımak, insan için arzu ettiği dünya

ve ahiret saadetinin başıdır. Allah, İnsana İSLAM I bir bütün olarak emretmiş

ve sağlam bir yol olarak göstermiştir. İşte peygamberler bu yolu insanlara

TEBLİĞ etmişlerdir. Peygamberimiz de Yaratan Rabbinin adıyla oku emrinden

sonra insanları, ehli kitabın, inkârcı filozofların, zalimlerin yoluna değil,

Allah ın yolu olan İSLAM A ve TEVHİD akidesine davet etmiştir. Bütün muhalefet

ve eziyetlere rağmen TEVHİD ve İSLAM I tebliğden bir an bile geri durmamıştır.

Bir davanın hızla yayılması, HAKKI tebliğ eden sağlam ve sadık müntesiplerinin

varlığına bağlıdır. Peygamberliğin 11. senesi hac mevsimi idi. Peygamberimiz

Akabe de karşılaştığı Medineli altı kimseye İslam ı tebliğ etmiş, onlar da, bu

çağrıya olumlu cevap vererek Müslüman olmuşlardır. Bu altı Medineli, bir sene

sonra aynı yerde buluşacaklarına dair peygamberimize söz vermişlerdir.

BİRİNCİ AKABE BİATI

Peygamberliğin 12. yılında Medine den, altı kişinin de

bulunduğu 12 kişilik bir kafile Mekke ye geldiler. Akabe de bir gece vakti,

gizlice Peygamberimizle görüştüler. Bu görüşme sonunda Peygamberimize: 1-

Allah a hiçbir şeyi eş ve ortak koşmamak, 2- Hırsızlık yapmamak, 3- Zinada

bulunmamak, 4- Çocuklarını öldürmemek, 5- Kimseye iftira etmemek, 6- Hiçbir

hayırlı işe karşı çıkmamak üzere BİAT ettiler. Ayrıca, bu Müslümanlar,

Peygamberimize Gerek sıkıntı ve darlıkta ve gerekse refah ve sevinç halinde

söz dinleyeceğiz ve itaat edeceğiz.  Ve

sen bizzat, bizim üstümüzde bir liderliğe sahip olacaksın ve senin hiçbir iyi

hareketinde sana karşı itaatsizlik etmeyeceğiz. sözünü verdiler. Bir müddet

sonra Medineli Müslümanlar, Peygamberimizden kendilerine, Kur an ı, ahlak ve

ahkâmını öğretecek bir öğretmen göndermesini istediler. Peygamberimiz de onlara

MUSAB İBNİ UMEYR İ gönderdi.

İKİNCİ AKABE BİATI

Peygamberliğin 13. yılıydı. Medine den Mekke ye gelenler

2 si kadın 75 kişi idiler. Gelen heyet hacdan sonra bir gece yarısı

Peygamberimiz ile Akabe de gizlice buluştular. Peygamberimiz toplantıya amcası

Abbas ile birlikte geldi.

Medineli Müslümanların başkanı ESAD BİN ZÜRARE izin

alarak şu konuşmayı yapmıştır: Ey Allah ın Resulü her davetin bir yolu vardır.

O yol, ya kolay olur ya da zor. Senin yaptığın davet, insanların çok zor kabul

edecekleri çetin bir davettir. Sen, bizi takip ettiğimiz dini bırakmaya ve

kendi dinine tabi olmaya davet ettin. Bu çok zor bir iş olduğu halde, biz senin

bu yoldaki teklifini de kabul ettik. Hâlbuki bütün bunlar, Allah, doğru yolu bulma

azmini ve hayra ulaşma ümidini ihsan etmedikçe, insanların hiç de

hoşlanacakları şeylerden değildir. Fakat biz bunları dillerimizle ikrar,

kalplerimizle tasdik, ellerimizi uzatmak suretiyle kabul ettik. Allah tan

getirdiklerine bilerek ve inanarak sana biat ediyoruz. Kendimizi,

evlatlarımızı, kadınlarımızı esirgeyip koruduğumuz şeylerden seni de esirgeyip

koruyacağız. Eğer bu ahdimizi bozarsak, Allah ın ahdini bozan bedbaht insanlar

olalım. Ey Allah ın Resulü, kendin için arzu ettiğin ahdini bizden al, Rabbin

için de istediğin şartı koş.

Bunun üzerine Peygamberimiz onlara şunu dedi: Allah tan

başka ilah olmadığını ve benim de Allah ın Resulü olduğumu tasdik etmeye,

namazı kılacağınıza, zekâtı vereceğinize, neşeli neşesiz zamanlarınızda

sözlerime itaat edeceğinize, emirlerime boyun eğeceğinize, darlıkta da varlıkta

da muhtaçlara yardımda bulunacağınıza, kınayıcının kınamasından korkmaksızın,

Allah yolunda, Allah için hak ve gerçeği söyleyeceğinize, iyiliği emredip

kötülükten alıkoyacağınıza bana kesin söz vermeli, biat etmelisiniz. Şahsıma

gelince, bana her yönden yardım edeceğinize, yanınıza geldiğimde, kendinizi,

kadınlarınızı ve çocuklarınızı esirgeyip koruduğunuz şeylerden beni de

esirgeyip koruyacağınıza kesin söz vermelisiniz.

Öyleyse ver elini, dediler. Hepsi de Peygamberimizin

elini tutarak, İslâm yolunda gerekirse ölümü göze alacaklarına söz verip biat

ettiler. Günümüzde bu şuuru MİLLİ GÖRÜŞ ve SAADET PARTİSİ temsil ediyor

vesselam.