AK Parti?nin takip ettiği yol

Abone Ol

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM;

Âlemlerİn Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd

ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve

sahabelerine olsun.

Türkiye yi, 14 yıldır AK Partili kadrolar idare ediyor.

AK Parti yetkililerinin de ifade ettiği gibi bir kitle partisidir. Kitle

Partisi olmak, belli bir davaya, fikre sahip olmamak demektir. Kitle

Partilerinin en temel özelliği iktidar için siyaset yapmaktır. İktidar olmak

için kitlelerin oyunu almak gerekir. Bunun için AK Parti: Biz bölgesel

milliyetçiliğe, etnik milliyetçiliğe, dini milliyetçiliğe, her türlü

ayrımcılığa karşıyız sözünü, kitleleri AK Parti ye oy vermeye ikna etmek için

söylüyor. Yine AK Parti: İktidarımız boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına

müdahale etmedik, bugün de, bundan sonra da asla müdahale etmeyeceğiz. Hiç

kimsenin yemesine, içmesine, giyimine, kuşamına, yaşayışına karışmadık,

tercihlerine karışmadık, bugün de, yarın da karışmayacağız. Herkesin yaşam

tarzı bizim teminatımız altındadır. sözünü de yine, kitleleri AK Parti ye oy

vermeye ikna etmek için söylüyor. Bu sözlerin ne anlama geldiğini ancak şuur

sahipleri anlar. Bu anlayışın gereğidir ki, İddaa bayileri bu ülkede vergi

rekortmeni olabiliyor. Kitle Partisi nitelemesi batılıların bir tasnifidir.

Bu niteleme onların dünya algılarına, dinlerine uygun olabilir. Müslüman

toplumlarda ise bu mefhumun karşılığı yoktur. Çünkü Müslümanlıkta siyaset;

iyilikleri emretmek, kötülükleri engellemek, hayır olanı yapmak, şer olandan

sakınmak için yapılır. İyiliklere de kötülüklere de karışmayan bir siyaset,

kötülükleri örgütleyenlerin siyasetidir. Kötülükleri teşvik etmek, iyilikleri

engellemek anlamına gelir. Kitle partisi olmanın icaplarından birisi de; hak

ile batılı, helal ile haramı, adalet ile zulmü, edeple ile edepsizliği, namus

ile namussuzluğu bir ve eşit görüp birlikte yürütmektir. Kitle partisi olmak,

daha fazla kazanmak için helal ile haramın birlikte pazarlandığı market gibi

olmaktır. Hâlbuki Müslümanlıkta haram şeyi satmak yoktur. Biz açtığımız

markette daha fazla kazanalım diye hiç kimseye haram bir şeyi satamayız,

satarsak zalim oluruz. Kitle partilerinin temel özelliklerinden birisi de,

söyledikleri ile yaptıkları arasındaki derin çelişkidir. Kitle partileri bazen,

hak söz söyler, ama her zaman batıl iş yaparlar. Ülkemizde kitle partilerinin

yürüttüğü faizci kölelik düzeni yaşadığımız bütün sıkıntıların sebebidir. Bu

düzen; batıl, sakat ve zalim bir zihniyetin ürünüdür. Bir kitle partisi olarak

AK Parti ve muhalefeti birlikte bu hile rejimini ve faizci köle düzenini

yürütüyorlar. Bu düzenin kendisi bizzat hastalıktır. Bu düzen değişmeden

Türkiye, hiçbir meselesini çözemez. Çünkü bu rejim ve düzeni, baştan sona şerdir ve şerden hayır çıkmaz.

SİSTEM TARTIŞMASI

Ülkemizde başkanlık sistemi üzerinden yürütülen

tartışmalar faizci kölelik düzenini değiştirmeye yönelik olmayıp, bu zulüm

düzenini daha kusursuz bir şekilde nasıl yürütebiliriz tartışmasıdır. AK

Parti, başkanlık sistemi derken, ben Adil Bir Düzen kuracağım demiyor, demesi

de mümkün değildir. Bunu Milli Görüş ün tek temsilcisi Saadet Partisi söyler,

ama AK Parti söyleyemez. Çünkü himayelerinde siyaset yaptıkları Uluslar Arası

Toplum buna müsaade etmez. VE LA GALİBE İLLALLAH ALLAH TAN BAŞKA ZAFER

SAHİBİ YOKTUR. demelerine de bakmayın, onu bize söylüyorlar. Ancak iktidarda

kalmak için eman aldıkları Uluslararası Toplum ile yaptıkları anlaşma gereği,

onların rızasını almadan bir adım bile atmıyorlar. AK Parti sözcüsü Ömer

Çelik in;  son yaptıkları kongre için

genel başkan adayını açıklarken yaptığı konuşmada AK Parti de siyaset

yapanların, Allah tan ve milletten başka talimat almayan bir kadro ve takip

ettikleri yolun kendilerine milletin emaneti ve emri olduğunu söylemesine de

bakmayın. Avrupa Birliği davası talimatını onlar, milletten mi aldılar, yoksa

bu talimatı onlara Uluslararası Toplum mu verdi AK Parti yine kendisini bir

dava partisi olarak takdim ediyor. Doğrudur, AK Parti, muhafazakâr demokrat

olarak davası dünyası olan bir parti olabilir. Ancak AK Parti nin dava dediği

şey, Müslüman milletimizin dava dediği şey değildir. Milletimizin düzeni

faizci köle düzeni de değildir. Milletimizin benimsediği düzen, inancının

düzeni Adil Düzen dir. Milletimizin kurmak istediği birlik, tarihin hiçbir

döneminde Avrupa Birliği olmamıştır. Milletimizin kurduğu ve yürüttüğü

birlik, her zaman inancının birliği İslam Birliği olmuştur. Bir Milli Görüşçü

olarak söylüyorum ki AK Parti nin davası bizim davamız değildir. Bu, bu dünya

hayatında idrak edilmese bile mahşerde, hesap gününde mutlaka açığa çıkacaktır.

Nereye gidiyorsunuz denildiği gün bu idrakin kimseye bir faydası

olmayacaktır.

ALLAH IN TALİMATI

Allah ın bütün emir ve yasakları Kur an ı Kerim dedir.

Allah, tüm insanları, yeryüzünde merhametin, şefkatin, hoşgörünün ve barışın

dini ve düzeni olarak, İslam a çağırmaktadır. BAKARA 208: Ey iman edenler,

hepiniz topluca SİLME (din ve düzen olarak İslam a) girin ve şeytanın

adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. Allah bu ayet ile

İslam Birliğine girin diye talimat veriyor. Nasıl oluyor da konuşmalarında

Allah tan talimat aldıklarını söyleyenler şeytanın adımlarını izlemeyin

ikazına rağmen Avrupa Birliğini kendileri için vazgeçilmez istikamet olarak

görebiliyorlar. Talimatı Allah tan ve milletten aldığını söyleyenler, nasıl

oluyor da yaptıkları bütçeye 56 milyar TL faiz gideri koyabiliyorlar. Nasıl

oluyor da Kur an ın vergilendirmeye ait esaslarını yok sayarak milleti haksız

vergiler ile ezmeye devam ediyorlar. Kur an da Tüketim Vergisi diye bir

vergilendirme çeşidi var mı Nasıl oluyor da Kur an a düşman materyalist bir

eğitimi yürüterek milletin evlatlarını İslam ın manevi ikliminden

uzaklaştırmanın aleti olabiliyorlar Ey akıl sahipleri bunları görmüyor

musunuz Gidilen yol yanlıştır. Yolun doğrusu Milli Görüş tür. Yapılması gereken

ise Saadet Partisi ni iktidara taşımaktır. Selam hidayete tabi olanlar