Ben belediye başkanı olduğumda İstanbul da 8,5 milyon
kişi yaşıyordu. Şimdi kaç kişi yaşıyor 14,5 milyon kişi. Bu doğru mu Bence
değil. İstanbul bu kadar zorlamayı kaldırmaz. Göçe bir çözüm getirmemiz lazım.
Bu sözler Sayın Recep Tayyip Erdoğan a ait. Geçtiğimiz Cumartesi günü İstanbul
Gaziosmanpaşa da yaptığı konuşmada söyledi bunları. Geçtiğimiz günlerde
Zeytinburnu ndaki kentsel dönüşümle yapımı tamamlanan evlerin anahtar teslim
töreninde yapmış olduğu konuşmada da aynı sözleri sarf etmiş ve kabahati geçmiş
hükümetlere yüklemişti: Dönemin hükümetleri bu göçün önüne geçecek tedbirleri
almadılar, çarpık kentleşmeye müsamaha gösterdiler. Ben vize uygulaması, nakil
ilmühaberi dediğimde belediye başkanlığımda, Siz bu ülkede seyahat özgürlüğünü
mü engelliyorsunuz dediler dönem hükümetleri. O gün neden İstanbul a
geliyorsun, İstanbul da işin var mı, evin var mı deselerdi biz şimdi bu
sıkıntıları yaşamayacaktık. Bu konuşmayı dinleyen biri bir an için R. Tayyip
Erdoğan ın muhalefette olduğunu düşünebilir. Fakat öyle değil. Bu sözlerin
sahibi iktidarda on ikinci yılını doldurmuş durumda ve hâlâ başbakan.
Konuşmanın devamında, son yıllarda İstanbul da yapımına kendilerinin izin
verdikleri gökdelenlerden şikâyet ediyor ve söyle diyor Sayın Başbakan:
Fevkalade bir hâl olmadıkça bu tür yapılanmalarda gökdelenler dikilmemesi
gerekir. Zemin +4, bilemediniz zemin +5. Bunun üzerine çıkmamalıyız. Zemin+10,
zemin +15 bu tür binalar değil. Biz kültürümüzün derinliklerinden gelmek üzere
estetiğe önem vermeliyiz. 40 50 80 katlı binaların da estetiği olabilir.
Reddiyeci değilim. Ama insanoğlu toprağa yakın yaşamalı.
Kimse kusura bakmasın; Sayın Başbakan sanki ne dediğini
bilmiyor gibi. Peki, adama sormazlar mı Madem İstanbul a Vize önerisini
getiren sizsiniz, göçün önüne geçmek isteyen sizsiniz, devri iktidarınızda
neden İstanbul a göçü teşvik ettiniz Çıkardığınız yasalarla, uyguladığınız
politikalarla neden milyonları İstanbul a taşıdınız
Eğer başbakan samimi ise İstanbul ve çevresi için
uygulanan sanayi ve nüfus politikalarını ve adeta İstanbul a göçü teşvik edici
planlarını değiştirmesi gerekir. Türkiye nin üçte bir nüfusu İstanbul ili ve
çevresinde yaşıyor. İstanbul ili ve çevresinin nüfusu 25 milyona dayandı. Bir
bölgeye ve hele hele deprem riski olan bir bölgeye bu kadar yatırım yapmak,
sanayinin büyük bir kısmını buralara taşımak, sanayileşme nedeniyle de büyük
bir nüfus göçüne sebep olmak doğru bir şey midir
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış,
Başbakanlık yapmakta olan, İstanbul u ve çevresini birçoğumuzdan iyi bilen bir
başbakanın geçmişte söylediği doğru sözün aksine kendi iktidarları döneminde
İstanbul ve çevresine nüfus ve sanayi yığınını teşvik eden ve adeta milleti
göçe zorlayan uygulamaları bütün hızıyla devam ettiği bir sırada kendi ağzından
çıkan bu sözleri anlamak mümkün değildir. Milleti adeta zorla bu bölgeye
taşıyorlar, İstanbul da ikinci bir şehir kurmayı planlıyorlar, üçüncü havaalanı
yapıyorlar, üçüncü boğaz köprüsü hazırlıklarını tüm hızıyla devam ettiriyorlar,
bütün bankaların ve kalburüstü devlet kuruluşlarının genel müdürlüklerini ve
genel merkezlerini İstanbul a taşımayı planlıyorlar. İstanbul a üçüncü
havaalanı yapacaklarını, Kanal İstanbul projesini hayata geçireceklerini
söylüyorlar... Bütün bu hazırlıklar yapılırken Sayın Başbakan ın, Ben geçmişte
İstanbul a vize uygulanmasını istemiştim demesi doğrusu çok tuhaf bir şey.
Evet, Sayın Başbakan İBB Başkanlığı yaptığınız dönemdeki tespitiniz doğruydu
ama elinizdeki bu muazzam güce rağmen uyguladıklarınızla söyledikleriniz
birbiriyle örtüşmüyor.
Sayın R. Tayyip Erdoğan ın bir türlü üzerinden atamadığı
ikircikli yapısını anlamak aslında çok da zor değil. O, geçmişte İstanbul un
artan nüfusuna çözüm ararken Milli Görüşçü idi. Şimdi ise, küreselci
politikalar uyguluyor.