“Aile”mize Bakan Geldi!

Abone Ol

28 Mayıs'ta ikinci turu yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ardından kurulan kabinede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na oldukça ilginç bir isim atandı. 1982 Brüksel doğumlu Mahinur Özdemir Göktaş… Çiçeği burnunda bakan hanım, Avrupa’nın en “rahat” ülkelerinden Belçika’da doğup yetişmiş birisi. Yani aile yapımıza oldukça uzak denebilecek kültürden geliyor.

Bugünden sert bir eleştiri için erken ama birtakım endişeler barındırmak için de gerekli veriler var maalesef.

Öncelikle hakkını vermek gerekirse Göktaş, 2009'da Avrupa'nın ilk başörtülü milletvekili olarak Brüksel Parlamentosu’na seçilerek önemli bir mücadelenin içerisine girmiş birisi. Hatta Bakan Hanım, 2015'te 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını tanımadığı gerekçesiyle partisinden ihraç edildi ve görevini bağımsız milletvekili olarak sürdürdü.

Ancak 2019'a kadar “Brüksel Parlamentosu Sosyal Hizmetler Komisyonu Başkan Vekilliği, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkan Vekilliği” görevlerini sürdüren Göktaş, siyasi kariyeri boyunca bu minvalde çalışmaları ile dikkat çekiyor.

Daha da önemlisi Göktaş, Belçika'da yaptığı çalışmalardan dolayı 2019'da Kral Leopold Devlet Nişanı'na layık görülen bir isim. Leopold Nişanı, Belçika'nın mevcut üç ulusal onursal şövalyelik nişanından biri. Belçika'nın en eski ve en yüksek mertebesi ve adını kurucusunun onuruna almış. Kral l. Leopold Nişanı, bir askeri, bir deniz ve bir sivil bölümden oluşuyor. Deniz tümeni yalnızca ticaret donanması personeline, askeri tümen ise askeri personele veriliyor. Tasarımı, kraliyet emriyle 11 Temmuz 1832'de yapılmış.

Bu yüksek tansiyonu hiçbir bünye kaldırmaz

Çok geriliyoruz, millet olarak kendimizden geçiyoruz.

Yaş, eğitim durumu ya da statü fark etmeksizin “seçim” dedi mi adeta babamızı tanımıyoruz.

Sonuçları ise acı verici oluyor.

Ülkemizde özellikle son yıllardaki seçimler yüksek gerilimli ortamlarda geçiyor. Sandık başlarında işlenen cinayetlere dahi şahit olduğumuz seçim süreçlerini yaşadık.

Bu yüksek gerilim ise maalesef belirli amaç için pompalanıyor.

Pompalanan gerilim, iktidara ve destekçilerine büyük bir konfor alanı da sunuyor.

Elbette elinde devlet ve medya imkânları olan iktidar, genelde bu gerilim ortamından kendi adına kazançla çıkıyor ama ülkemiz büyük kayıplar veriyor.

Doğrusunu isterseniz ülkemiz adına sağlıklı bir ortamın kısa zamanda sağlanması pek mümkün gözükmüyor. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün göreve başlama töreninde yaptığı çıkış “umut kırıntısı” olarak dikkatleri çekti.

Kolay mı? Elbette çok zor. Ama bir yerlerden başlamak lazım.

En büyük sorumluluk ve en büyük görev de pek tabii ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’a düşüyor.

Umudumuz, belirli bir yaşın verdiği “kemale ermişlik”in yanı sıra Anayasal olarak da son döneme girmiş olmanın sorumluluğu birleşirse Erdoğan’ın atacağı adımlar muhalefeti de daha makul bir zemine çekebilir…

Siyasal iktidarın hemen her alanda tam çeyrek yüzyıldır acımasızca uyguladığı, “Bizdensen yaşadın, değilsen ne halin varsa gör” tutumundan kolaylıkla vazgeçeceğini asla düşünmüyorum ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözlerini tarihe not düşmek adına bu köşeye taşıyoruz: "Türkiye'nin bir 'büyük kucaklaşmaya' ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Tüm vatandaşlarımı; ilçeleri, köyleri, haneleriyle 81 vilayetimizin tamamında bir 'kardeşlik seferberliği' başlatmaya davet ediyorum. Gelin, seçim dönemindeki kırgınlıkları, kızgınlıkları bir tarafa koyalım. Gelin, küslük olmuşsa, kalpler kırılmışsa barışmanın yollarını arayalım. Gelin, hep beraber Türkiye Yüzyılı'nın inşasına omuz verelim. Gün, bir olma, beraber olma, bin yıllık kardeşliğimizi perçinleme günüdür. Gün, evlatlarımızın aydınlık yarınlarına sahip çıkma günüdür."

Sinan Oğan ne demek istedi?

Bakanlar Kurulu’nun açıklanmasının hemen ardından çeşitli koltuklar için ismi yazılıp çizilen Sinan Oğan, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Liste açıklanana kadar sessizliği tercih eden Oğan’ın ne demek istediği bir türlü anlaşılamadı. Yazılanları nereye çekseniz oraya gidiyor. Amaç ne, bakan olmamak iyi bir şey mi? Ya da yarın bir gün önemli bir mevki teklif edilse kabul etmeyecek misiniz? Siyaset yapıp da iddiasız olmak kadar saçma bir şey görmedim.

Sinan Oğan’ın o mesajını bir daha okuyalım bakalım nasıl bir anlam çıkaracağız;

“Yeni kabinenin ülkemize ve milletimize hayırlara vesile olmasını diliyorum. İlk gün de söylediğimiz gibi Sn. Cumhurbaşkanı ile bizim herhangi bir makam pazarlığımız olmamış, ilkeler bazında bir anlaşmamız söz konusu olmuştur. O sebeple ilk günden beri ismimiz üzerinde yürütülen “pazarlık” vs. gibi spekülasyonların ne kadar yersiz ve iftira amaçlı olduğu bir kez daha görülmüştür. Başta ekonomi ve sığınmacılar olmak üzere önümüzdeki süreçte ilkelerimizin hayata geçirilişine hep beraber şahit olacağız inşallah…”

Yok, yine bir anlam çıkaramadık…

Siz de Hakan Fidan’ın sesini ilk kez duyacaklardan mısınız?

Vekillik için attığı adım Erdoğan tarafından geri çevrilen Hakan Fidan, yıllardır ismiyle yan yana gelen Dışişleri Bakanlığı koltuğuna nihayet oturdu. Ancak 13 yıldır MİT Müsteşarlığı’nı yürüten Fidan’ın bu kadar uzun süredir kamuoyunun önünde olmasına rağmen sesini duyan çok az sayıda insan vardır sanırım. Bugünden itibaren ise artık sesini en fazla duyacağımız isimlerden olacaktır.