Aile Olmak

Abone Ol

Bir seçimin ertesindeyiz. Sonuçlar daha netleşmedi. Bu haliyle ikinci tura gidecek duruyoruz. Ne desek eksik veya hatalı olabilir. Fakat büyük bir tablo ile karşı karşıyayız ve buradan okumalar yapmamız lazım. Bu haliyle birilerinin kazandığı veya kaybettiğine dair yapılan yorumlar gerçekçi durmuyor. Bütüncül bir okuma yapıldığı takdirde karşılaştığımız tablo bambaşka.

İçinde bulunduğumuz seçim sistemine göre başkanlık seçimini kazanmak için adayların %50+1’e ihtiyacı var. Seçim maratonuna dört aday başlasa da son kertede üç aday seçime girdi. Bu üç aday da %50+1’i alamadı. Bu yazıyı yazdığım anlarda son halini görmesek de iki aday arasında çok büyük bir uçurum yok. Yani iki aday da birbirine çok yakın bir oy aldılar. Bu da ülkenin iki ayrı pasta dilimine bölündüğünü gösteriyor.

Kim ne derse desin bu ülkede yaşayan herkes bir ailenin ferdidir. Ailenin her ferdi de aynı düşünmek zorunda değildir. Fakat birbirini sevmek, birbirini korumak, birbirine sahip çıkmak zorundadır. Farklı düşünseler de ortak bir uzlaşı içinde olmak zorundadırlar. %50+1’i alan ülkenin başına geçer diyerek kalan yüzdeyi yok saymaya çalışmak yanlıştı. Aile de söz hakkı olanın her dediğini yapması aileye ne kadar zarar verecekse ülkede gücü elinde bulunduranın diğerini yok sayması da topluma o kadar zarar verir ve vermektedir de.

Bir ailenin fertleri olarak her birimizin farklı taleplerimiz vardı ve çoğunluğu kim alırsa o kazanır dendi. Ancak çoğunluğun içinde yer almayan fertlerin ne düşündüğü ne hissettiği ne talep ettiği üzerine durulmadı. Bugün geldiğimiz noktada çoğunluk gruplarında yer almayan aile fertlerinin oyu her iki tarafın da kazanmasına engel oldu. Demokrasi, herkesin siyasette temsil edilebilmesi anlamına geliyorsa eğer yeni getirilen bu sistem demokratik değildi.

Bu seçimi kim kazandı bu yazıyı kaleme aldığımız zamanda söylemesi güç. Fakat seçimi kimin kaybettiğini söyleyebiliriz. Seçimi bu ülkenin evlatlarını yarıştıranlar, birbirine kutuplaştıranlar, savaştıranlar kaybetti. Bir ailede bile herkes aynı düşüncede değilken koskoca bir ülkede herkesin aynı düşüncede olmasını bekleyen, çoğunluğu kazananın azınlığı ezmeye hakkı olduğunu düşünenler kaybetti. Sonuç itibariyle kimse %50+1’e ulaşamadı.

Aileler felaket zamanlarında verdikleri mücadelelerle güçlenerek çıkarlar. Biz yakın zamanda yaşadığımız deprem felaketinde birlik olmayı, aile olmayı iliklerimize kadar hissettik. Seçim sürecinin bu aile olma duygusuna zarar vermemesini isterdik. Umarım bundan sonraki süreci bu topraklarda yaşayanların aile olduğunun bilincine vararak, kutuplaştırmadan ve savaş dili kullanmadan geçirebiliriz. Selametle…