Çocuklar kendilerini ifade etmeye başladıkları andan itibaren aile toplantılarına katılmalı ve öncelik onlara verilmeli. Çünkü aile içinde çocuğa değer verilmesi fikrinin dinlenmesi, büyüklerle eşit oranda söz hakkına sahip olması "aidiyet duygusunu" geliştir. Dinlenildiğini, anlaşıldığını ve ona değer verildiğini yaşayarak gören çocuk anne-babayı dinleme ve anlamada daha istekli olur.
Bu davranışların sonucunda çocuğun kendine olan "öz güveni" artar ve kendi kendine "ben de başarabilirim" cesaretine sahip olur. Her şeyden önce demokratik bir ortamda yetişen çocukta iç disiplin oluşur ve problem çözme becerileri gelişmiş olur.
Aile toplantıları ne zaman yapılmalı?
Aile toplantıları için belli bir zaman ve sınırlama koymak gerekmez. İhtiyaç görüldükçe toplantı yapılmalı. Resmi protokol toplantıları gibi sıkıcı toplantılardan bahsetmiyoruz. Tamamıyla içtenliğe, samimiyete ve sohbete dayalı bir toplantı olmalı. Burada önemli olan toplantının "gündemli" ve bir "amaca yönelik" olmasıdır. Aile toplantıları ihtiyaca göre, lüzum görüldükçe yapılmalı. Sık sık da yapılabilir, seyrek de yapılabilir. Belli bir sıraya koyma yerine ihtiyaç görüldükçe yapılmasında fayda vardır. Sıraya konarak yapıldığında gündem maddesi yoksa toplantı sıkıcı olabilir.
Aile toplantıları için yapılacaklar
* Aile içi iletişimin ve sevgi bağının oluşabilmesi için aile toplantıları alışkanlık, hatta gelenek haline gelmeli ve genç-yetişkin her üyenin fikrine değer verilmeli.
* Birlik ve bütünlük için aile toplantılarının önemi ebeveynler tarafından devamlı vurgulanmalı, sevgi ve saygı için "olmazsa olmaz" kurallardan biri olduğu devamlı söylenmeli.
* Ebeveynler doğru davranışlarıyla model olmalı ve rehberlik bilincine sahip olmalı.
* Toplantılar devamlı yakınıp sızlanma, hayatın ve insanların olumsuzluklarını dile getirme şekline dönüşmemeli. Durum tespiti yapılabilir ama daha ziyade çözüm önerileri üzerinde durulmalı.
* Adaleti ve demokratik ortamı sağlayabilmek için her birey kendi sorununu rahatlıkla dile getirebilmeli. İstenmeyen düşünceleri olduğunda hemen sözü kesilmemeli. "İkna ve inandırıcılık" metodu her birey için kullanılmalı.
* Toplantılar yalnızca iş dağıtılan ve sorun çözülen oturumlar haline gelmemeli. Samimiyetin içtenliğin ve bağlılığın devamı açısından aile eğlencelerinin ve gezilerinin plânlanması da yapılmalı. Toplantıların etkili ve kalıcı olabilmesi için "dinleme becerisi"ni herkes sergilemeli.
* Ailenin önemini ve değerinin belirlemek için taviz vermeden toplantılarda alınan kararlar aynen uygulanmalı. Alınan kararlara uyulmama durumu olduğunda mantıklı ve inandırıcı açıklamalar yapılmalı. Toplantıya katılamayan aile bireyi özrünü beyan ederek toplantıdan izin almalı.
* Toplantıların cazip ve neşeli geçmesi için ikramlar ve arada bir sürprizler yapılmalı.
* Aile bireylerinin bilinçlenmesi, iyi vatandaş, iyi insan olabilmesi için her toplantıda bir kitap tanıtılmalı. Okunan kitabın özeti anlatılmalı, üzerinde tartışmalar yapılmalı.
* Aile bireylerinin olumlu davranışları mükâfatlandırılırken, olumsuz davranışları da tartışıldıktan sonra cezalandırılmalı.
* Tartışmaya açılan konular için beyin fırtınası yapılmalı. Ancak ölçüyü kaçırmamak için nerede ve ne zaman sınır konulacağı toplantı başkanı tarafından bilinmeli.
* Toplantıların verimli olması için toplantı belli süre içerisinde olmalı ve bu süre etkili kullanılmalı ve belirlenen gündemin dışına çıkılmamalı.
Hayvanların ormandaki toplantısı
Aslan ormandaki tüm hayvanları toplantıya çağırmak için tilkiyi görevlendirir:
- Bak tilki, yarın tam saat 2‘de mağaramın önünde konuşma yapacağım, herkese haber ver gelsin.
Tilki hızlı bir şekilde tüm hayvanları dolaşır, hepsi de emri anlar ve kabul ederler. Ancak içlerinden biri itiraz eder, hatta biraz da kaba davranarak tilkiye sert çıkar. Tilki bütün hayvanları dolaştıktan sonra aslanın yanına geri gelir:
- Sayın kralım tüm hayvanları tek tek dolaşarak haber verdim. Karıncadan - file kadar herkes saat 2‘de burada olacaklar. Yalnız biri hariç...
- Kimmiş o?
- Serçe, efendim.
- Serçe mi? Hasta filan mı?
- Yooo, hatta tam tersi cıva gibi.
- Sebep nedir?
- Sebebi bilmem ama cevabı çok ağırdı.
- Bu ne cüret, bu ne küstahlık, buna nasıl cesaret eder? Peki, ne söyledi.
- Söyle o kral olacak manyağa, toplantı moplantı beni bağlamaz! Oraya gelirsem mağarasının önünde onun ağzını burnunu kırar, kuyruğundan ağaca asarım o bunağı... Ne diyecekse buraya gelsin söylesin, dedi.
Bunları duyan aslan, birden hışımla yerinden fırlar ihtişamıyla gürler. Biraz sakinleştikten sonra sakin bir eda ile konuşur:
- Bunları söylerken yanınızda ikinizden başka kim vardı?
- Eeee! Şey, hanımı yanındaydı kralım.
- Sen merak etme... Yarın tam 2‘de toplantıya en erken serçe gelecektir.





