Gündem

Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi rahmetle yadedildi

Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi rahmetle yadedildi

Abone Ol

Büyük İslam Alimi ve Ramuzül Hadis kitabının yazarı Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi, doğduğu yer olan Gümüşhane‘de ölümünün 118. yılında düzenlenen panelle anıldı.

Gümüşhane Belediyesi ve Gümüşhane İli ve İlçeleri Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği‘nin (GÜYAD) ortaklaşa düzenlediği program Atatürk Kültür Merkezi‘nde icra edildi. Salonun tamamen dolması nedeniyle, çok sayıda vatandaşın koridorlarda ayakta takip ettiği ve 3 saat süren programda ilk konuşmayı, GÜYAD Başkanı Tahsin Söğüt yaptı. Söğüt, her memleketten farklı yetişmiş şahsiyetler çıktığını belirterek, Gümüşhane‘den de Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi gibi önemli bir değerin yetiştiğini söyledi.

Ahmet Ziyaüddin Camii Derneği Başkanı Hacı Ahmet Erkan Kocatürk ise "Ufacık bir kum tanesi, koskoca sahrayı nasıl anlatır" sözleriyle özetlediği konuşmasında, "Gümüşhane‘nin hiçbirşeyi olmasa bile Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi‘nin maneviyatı bizler için bulunmaz bir nimettir" dedi.

5 yaşında hafız oldu

Panelde konuşan Prof. Dr. İrfan Gündüz, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi‘nin hayatını anlattığı konuşmasında, "Biz ölülerimizle, geçmişimizle bir yaşarız. İstikbal hep göklerde değil, köklerdedir" diye konuştu.

Gümüşhanevi hazretlerinin 10 yaşına kadar Gümüşhane‘nin Emirler mahallesinde yaşadığını ve 5 yaşında hafız olduğunu hatırlatan Gündüz, 10 yaşında Trabzon‘a 20 yaşında da İstanbul‘a gittiğini söyledi. Gündüz, şunları söyledi:

"Gümüşhanevi Hazretleri‘nin yaşadığı dönem, toplumsal açıdan çok sancılı bir dönemdi. Banka ve faiz tartışmalarının yaşandığı bir dönemde alternatif olarak vakıf kurdu Gümüşhanevi hazretleri. Matbaa satın alarak, kitap basıp ücretsiz olarak dağıttı. İlmi Anadolu insanının ayağına götürdü. Şuan günümüzde Mısır Kahire‘de Gümüşhanevi hazretlerinin halifesi yaşıyor. Gümüşhanevi hazretleri 116 halife yetiştirmiş, bütün hayatını ilme adayan müstesna bir ilim adamıdır."

Panelin bir diğer konuşmacısı Prof.Dr. Cevat Akşit ise inanç ve itikat bütünlüğüne dikkat çekti. Tanzimat dönemini "Tarihimizden gelen birliği parçalanmaya başladığı" dönem olarak nitelendiren Akşit, ilimin yalnız başına bir problem çözemeyeceğini, ilimle beraber edebin de olması gerektiğini vurgulayarak, "Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi, üfürükçülüğün, muskacılığın yoğun olduğu bir dönemde medrese açıyor ve burada ilme dayalı edeb öğretiyor. Gümüşhanevi‘nin yaptıklarını yapın, kitaplarını okuyun, sırtınız yere gelmez" ifadelerini kullandı.