Mütedeyyin insanların oylarıyla iktidar olan bir
partinin, salt maddi birtakım hususlarla övünmesi hayra alamet mi Maddi olduğu
kadar manevi alanda yaptıklarını (varsa tabii) anlatması gerekmez mi Elbette
ki, bunun için manevi alanda toplumu daha ileri bir noktaya taşıma gibi bir
amacın olması gerekir. Öyle bir amacın olmadığı meydanda maalesef.
Maddi icraatlarla da pekala övünülebilir. Neticede, her
gelen siyasi iktidar, öncelikle kalkınmış, zenginleşmiş bir ülke vaat eder.
Vatandaşın cebine giren parayı artırmayı, memleketi imar etmeyi, yol, köprü,
tünel vs yapmayı taahhüt eder. Bunlar, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için
hem ihtiyaç hem de kamuoyu nezdinde siyasi prim yapma vasıtalarıdır.
Ancak kendinizi maddi icraatlara haddinden fazla
kaptırırsanız, mesela işsiz insanları sadece bir sayı olarak görebilir, ahlakı
bozulan toplumu da ama milli gelir 10 bin dolar oldu, hem herkesin cebinde
pahalı telefonlar var zaviyesinden görmeye başlarsınız. Tam da bu devirde
olduğu gibi!
Netice itibariyle, Türkiye de her gelen siyasi iktidar,
borç harç, iyi kötü birtakım yatırımlar yapmıştır, yapmaya devam edecek
elbette. Adeta daha önceden Türkiye de taş üstünde taş yokmuş gibi bir
böbürlenmeye kapılmak, toplumun diğer hayati meselelerine kör olma sonucunu
getirebilir. Ki getiriyor da
Türkiye, maddi anlamda bir ilerlemeyi öyle veya böyle
yaşayacak. Bu belki biraz daha hızlı veya yavaş yaşanabilir, ancak sahip olduğu
potansiyel göz önünde bulundurulduğunda Türkiye nin (kendi kategorisindeki
diğer gelişmekte olan ülkeler gibi) maddi bir gelişmişlik yaşaması gayet
normal.
Gelin görün ki, Türkiye de ahlaki manada inanılması güç
bir erozyon ve yozlaşma yaşanıyor. Daha açık söylemek gerekirse, toplumumuz
akıllara durgunluk verecek bir ahlaksızlaşma ve kokuşmaya doğru gidiyor.
Elbette ki bireysel hadiselerden yola çıkarak toptancı bir çıkarım yapılamaz,
ancak son 10 yılda yaşanan hızlı ahlaki yozlaşma da durduk yere olmasa gerek.
Mesela, AB müktesebatına uyum adına, zinanın suç olmaktan
çıkarılması ne gibi bir sonuç doğurdu acaba Gayri ahlaki ve gayri meşru
ilişkiler, bundan dolayı arttı mı azaldı mı Cezai bir yaptırımın olmaması,
toplumun bir tarafından çürümesine neden oldu mu olmadı mı
Mesela televizyonlardan akan lağıma bir bakalım.
Filmlerdeki araba markalarını buzlamaya kafayı takan RTÜK, dedikodunun,
gıybetin, gayri meşru ilişkilerin, zinanın ve bilumum pisliğin alenen ortalığa
saçıldığı ve doğrudan toplumun bireylerine ulaşabildiği bu mecrayı kontrol
altında tutabiliyor mu İzdivaç programları diye herkesin birbirine talip
olduğu , herkesin birbirini potansiyel eş adayı olarak gördüğü saçmalıklar
toplumu zıvanadan çıkartmıyor mu mesela
Adalet Bakanlığı nın verilerine göre son 10 yılda kibar
tabiriyle çocuk istismarı vakaları 250 bini bulmuş. Her gün bir şehirden gelen
öğretmen öğrenciyi taciz etti veya bilmemne ilçesinde bir kız veya erkek
çocuğu bilmemkaç kişinin tecavüzüne uğradı türünden pislik haberlere
rastlıyoruz. Cinsel sapıklık ve sapkınlıklar, artık çocuklara musallat oluyor!
Bu durum, herhangi bir maddi icraattan çok daha vahim ve korkunç bir vaziyet
değil mi
Siyasi iktidar, bir de ahlaki bilançosunu çıkarsa keşke.
Artık çocuklarımız bile en aşağılık saldırıların hedefiyken, her iktidarın
yapageldiği yol, köprü, tünelle övünmek acayip kaçmıyor mu