Ahlâk çöküntüsü

Abone Ol

Toplumları ayakta tutan en önemli dinamiklerin başında ahlâk ve maneviyat gelir. Eğer bir toplumu birbirine kaynaştıracak maneviyat çimentosu ortadan kalkmışsa, ahlâk çöküntüsü gerek aileyi, gerekse bireyleri derinden etkilemeye başlamışsa; o toplumu ayakta tutabilecek direnç ve güç kaynakları sona ermiş demektir.

Son ve mükemmel din İslâm ı bizlere getiren, Allah (c.c.) ünün ve meleklerinin övdüğü iki cihan serveri Hz. Muhammed (sas) bir hadisi şeriflerinde, "Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim" buyurmuştur. İçinde bulunduğumuz bin aydan daha hayırlı Ramazan ayı, manevi ikliminde eriyeceğimiz, ahlak yapımızdaki direnç kolonlarını güçlendireceğimiz, her türlü kötülükten ve fuhşiyattan kendimizi alıkoyacak frenlerin olduğu bereketli bir zaman dilimi Allah (c.c.) bu ayda, şeytanların bağlanacağını, rahmet kapısının ise sonuna dek açılacağını müjdeliyor Ramazan ayı, hem bedenimizin hem de manevi iklimimizin rahmetle şarz olduğu bir zaman dilimi Bütün bunları niye anlatıyoruz Neredeyse Ramazan ayının son haftasına girdiğimiz bugünlerde, sorumlu medyacılık anlayışının fersah fersah uzağındaki gazetelerimizin ve televizyonlarımızın hâlâ rahmet ayının feyziyle ilgili ellerini bile kıpırdatmadıklarını izlemekteyiz. İftar zamanını iki dakikalık bir ezanla geçiştiren, gazetelerinde tam sayfa uyduruk dökümanlar ve boş menkıbelerle okuyucuları "Ramazan sayfamız var" diye avutan bu medya zihniyetinin, "AB ye girelim, AB ye girelim" şeklinde nakarat tutturmasına şaşırmamak lazım.

Hıristiyan Kulübü AB nin önümüze koyduğu her şeye kayıtsız şartsız evet dememiz gerektiği konusunda hükümete arka çıkan bu medya anlayışı, Fransız Cumhurbaşkanı Jack Chiraq ın da "Türkiye nin AB ye girmesi için kültürel devrim yapmaları şart" şeklindeki öngörüsünü yerine getirmek için elinden gelen gayreti esirgemiyor. Medyamızın kültürel devrim ve AB ye uyum konusunda yapmaya çalıştığı dönüşüm hamlesini tek kelimeyle özetlemek mümkün: Ahlâk tahribatı Maneviyat dejenerasyonu

En ciddi olarak bildiğiniz ekranda, ciddi olarak yayınlanan diziyi seyrediyorsunuz Sanki bu diziyi yazanlar Türkiye de yaşamıyorlar Sanki bu diziyi yazanlar Müslüman değiller İçkiler, rakılar, şampanyalar gırla gidiyor Ramazan ın maneviyatına, ruhuna, ahlâk iklimine saygısızlık yapmak için tüm hünerlerini sergiliyorlar

Yine ATV ekranlarında, aile, gençlik ve okul dizisi olarak lanse edilen Nefes Nefese adlı diziyi seyrediyoruz Öğrenci diye ekranlara getirilenlerin hepsi birbirinden soytarı Erkek öğrencilerin tek derdi kızlarla fingirdeşmek Kızların tek derdi ise erkekleri avlamak, tavlamak Kız öğrencilerimiz sanki okula değil, mini etek defilesine gelmişler Kimin eli kimin cebinde belli değil... İşte bu medya zihniyetinin bizlere örnek olarak sunduğu öğrenci prototipleri Aklı fikri belden aşağısına çalışan, bu memleketle ilgili hiçbir düşüncesi olmayan, gelecek kaygısı bulunmayan, ahlâk ve maneviyatı sıfır noktasında takılıp kalmış tipler Ramazan gelmiş onlara ne Bayram gelmiş onlara ne

Onların amacı, hiç kimsenin hiç kimseye karışamadığı bir sistemin gelmesi, erkeklerin erkeklerle, kadınların kadınlarla evlenebildiği sapkın hayatların meşru olmasını sağlayabilmek Ahlâk kavramı onlar için, ders müfredatlarındaki küçük bir teferruattan ibaret