“AHİ” Arapça bir kelimedir. Türkçe karşılığı “kardeşim” demektir.
Ahilik teşkilatı meslek kardeşliği birlikteliğidir. Bu müessese:
• “Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz…” (Hadis-i Şerif)
• “Müslüman Müslümanın kardeşidir” hadis-i şeriflerinden ve;
• “Mü’minler birbiriyle kardeştirler” (Hucurat Sûresi, âyet: 10) âyetinden ilham alınmış bir müessesedir.
• Günümüzde bütün toplumlarda ahlâkî çöküntü dibe vurmuştur. Bundan dolayı bunalımlar ve sıkıntılar insanlara kan kusturmaktadır. Böylesi olumsuzluklardan kurtulmanın yollarından biri de ahilik teşkilatının biran evvel kurulup hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Öncelikle “Fütuvvetnâme”ler okullarda mutlaka ve ivedilikle ders olarak okutulmalıdır. Devlet bu mesleği gündem oluşturarak toplumda konuşulmasını, meslek mensuplarının yönlendirilmesini sağlamalıdır.
“Fütuvvetnâme” ahiliğin dinimizden çıkarılan bütün temel esaslarının yazıldığı kaynaklardır. Mevzuat olarak ifade edebileceğimiz “Fütuvvetnâme”lerde esnaf birliklerinin nasıl davranacakları hususu kaidelere bağlanmıştır. Esnaflık yapacak olanların bu işi yapabilmeleri için önce yazılı esasları yerine getirmeleri mecburi görülmüştür. Esnaf ve tüccarlarda aranan temel vasıflardan birkaç tanesi şunlardır:
• Vefa, doğruluk, emniyet, cömertlik ve tevazu gibi hasletlere sahip olmak…
• Meslek kardeşlerine (ihvâna) nasihat etmek…
• Affedici, bağışlayıcı olmak.
• Başkasının kazanç ve malında kesinlikle gözü olmamak.
• Kazanç ve kârda başkalarını kendi nefsine tercih etmek.
• Helâl kazanca riâyetle aza kanaat ve sabır göstermek.
• Kaliteli mal üretip hile gibi çirkin fiiller meslekten men’i gerektiren suçlardandır.
Bizim ecdadımız helâl-haram konusunda çok hassas idi.
Madde ile mânâyı birbirine bağlamayı bilirdi. Dünya hırsına kapılmazlar, hep kanaatkâr yaşarlardı. Kimsenin malına göz dikmezlerdi.
• Meslekte sadakat ve istikamet konusunda çok hassas idiler.
• Meslektaşlarına ve müşterilerine daima saygı gösterirlerdi.
• Mallarına hile karıştırmazlardı. Malın kusuru varsa müşteriye söylerler, kimseyi zarara uğratmazlardı.
• Maiyetinde olanlara dinî, ticarî nasihatlarda bulunurlardı. Halka şefkat gösterirler, âlimlere saygılı olurlardı.
Müslim-gayri Müslim ayırt etmeden insanlara yardım ederlerdi.
Çalışanlarını evlatlarından ayırt etmezlerdi.
Ahilik, temel hususiyetleri itibariyle günümüze kadar ismen de olsa devam edegelmiştir.
Ecdadımızın değerlerinin sadece ismen günümüze taşınması milletimiz için utanılacak bir durumdur.
Bugün esnafın kardeşçe dayanışmasına ne kadar da muhtacız… Ticarette, zanaatta, ziraatta, çıraklıkta, kalfalıkta, ustalıkta, sevgiye, sevmeye, sevilmeye, hürmete ve saygıya ne kadar da hasretiz…
Hadi bakalım hep birlikte her yıl Ekim ayının ikinci haftasında sadece anarak/konuşarak kutladığımız “Ahilik Teşkilatı” anlayışını ülkemizde tekrar kuralım. Ecdadımızın meziyetlerini yaşatalım ki, sağlam bünyeyle yaşayalım.
Allah (c.c.) yardımcımız olsun…