Ah şu kafalar!
YOK yok bir konu üzerinde yazmayacağım. Gelen mesajlara
cevap vermeye çalışacağım. Başlık ise vereceğim cevaplarda kendini bulacak. O
zaman başlayalım.
Sayın Beyhan Külahlı, Ümit değirmenci, Enver Işık, Burak
Kanat ve Iğdır daki felsefe öğretmeni Baycan Acar gönderdikleri mesajlarda beni
övmüşler ve teşekkür etmişler. Ben de kendilerine teşekkür ederim. Bizim
görevimiz kimseye mideden ve kafadan bağlı olmadan, bilgimiz doğrultusunda
yazmak ve konuşmak. Yani bilgi ile fikir yürütmek.
Şimdi Abdurrahman Mert isimli okuruma bir cevap. Demişler
ki, bendeniz katkısız bir Fenerbahçe düşmanı imişim. Bu cümlenizden sonra size
ancak acırım Sayın Mert. Siz benim Fenerbahçe yle olan ilgimi, bağlantımı bir
öğrenseniz dudaklarınız uçuklar. İnanmazsanız Aziz Bey e ve şürekâsına
sorabilirsiniz. Ben kimseye hayatımda düşman olmadım. Ama Fenerbahçe ye zarar
veren herkesle savaşırım. Hangi zarar mı Eh bunca cezayı, onca borcu kabul
ederseniz zaten diyeceğim olmaz.
Arif Nadir Almaç isimli okur, Aziz Yıldırım a olan
husumetimin nereden kaynaklandığını sormuş. Bir kere husumet yok. Haa devamlı
eleştirmemim sebebini de UEFA nın kurulları, CAS ve bizim mahkemeler, Yargıtay
zaten ortaya koydu. Ama siz bir Fenerbahçeli olarak bu onur kırıcı, tarihi
zedeleyici cezaları hazmedebiliyorsanız, Aziz Bey uğruna, o zaman sizin
Fenerbahçeliliğinizden kuşku duyarım. Bu kadar.
Bülent Kurtar da beni kıskanç olarak yorumlayıp, spor
yazarı olmamdan hicap duyuyormuş. Bir de Saraçoğlu na neden gelmediğimi
soruyor. Sırasıyla; hayatımda kimseyi kıskanmadım. Kıskanmak için birilerinin
geldiği yeri hazmedememek vardır. Oysa ben mesleğimle ilgili en üst rütbeyi de
gördüm. Spor yazarlığına gelince, 6 Dünya Kupası, 6 Avrupa Futbol Şampiyonası
ve Olimpiyat izlemiş bir gazeteci olarak, pardon bitmedi, dünyanın en büyük
spor gazetesi Fransız L Equipe in 13 yıl Türkiye muhabirliğini yaparak kimsenin
uluşamayacağı bir yerdeyim. Bitti mi Hayır! 12 yıl aralıksız TSYD nin
yönetiminde görev yaptım, Türkiye yi dört Dünya Spor Yazarları Birliği
kongresinde temsil ettim. UEFA ve FİFA nın birçok kongresinde bulundum.
Saraçoğlu na gelince. Gelmediğimi nereden biliyorsunuz Siz ve sizin gibi
kafaları olanlarla oturmam, bundan dolayı rastlamamış olabilirsiniz. Ama sizin
beğendikleriniz ne yazık ki müritlik yapanlardır.
Ali Esin isimli okur da, Fenerbahçe de şimdi ne olacağını
sormuş. Başkan kim olur, takım etkilenir mi demiş. Hemen cevaplayayım.
Başkanlık için olağanüstü bir seçim yapılır. Yönetim yerinde kalır, İlhan
Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu nun yerine iki yedek girer. Başkan, bir yıl önce söyledim,
Vefa Küçük olur. Takım sanırım etkilenmez. Zaten etkilenmemesi gerekir. Onlar
profesyonel. İşleri karşılığı ücret alıyorlar. Kimin başkan olacağı onları hiç
ilgilendirmemeli. Çünkü onlar birinin oyuncuları değil, bir kulübün
oyuncularıdırlar. Haaa yeni bir seçim kaça mal olur Onu da durduk yerde geçen
Kasım ayında kongre yapanlar düşünsün. Ama nerede o zihniyet En iyisi
masrafları Arif, Bülent, Abdurrahman Bey gibi kafası olanlardan tahsil
edeceksiniz. Yani Padişahım çok yaşa kesiminden...
Neyse, kupada işler kızıştı. Lig başlıyor. Yakında Avrupa
Kupaları nda iki takımımızın önemli maçları var. Tabii kafası kumda olanları
bunlar pek ilgilendirmez ama biz hakiki futbolsever işimize odaklanalım.